Ana içeriğe geç
Sözlük

mir ile cümle

mir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Mira'ya aşıktır.Smoorverliefd op Vera.
Bu haklar mirasçılara devredilemeyeceğinden dava konusuz kalır.Dit vruchtgebruik wordt vervult ten koste van de erfgenamen.
Sanatın ve müziğin tadını almıştı, ki bunlar hemen hemen bir aile mirasıydı.De keizer was een liefhebber van muziek en de kunsten, en een groot bewonderaar van de Arabische cultuur.
Ben tüm bunları ondan neredeyse patolojik bir şekilde miras aldım.In vrijwel alle gevallen is daar een patholoog bij betrokken geweest.
Mirai (未来), Japoncada gelecek anlamına gelmektedir. ^ "Japanese Production Sites".Het woord Mirai (Japans: 未来) betekent letterlijk vertaald: toekomst.
Carly Shay (Miranda Cosgrove)dizinin ana karakteridir.About You Now (Miranda Cosgrove), een remake van bovenstaande, door Miranda Cosgrove.
30 Ağustos 1926 tarihinde Mirliva rütbesine terfi etti.Op 30 augustus loste zij op boven Kaapverdië.
Tarihsel olarak ise, LiveJournal'da oluşan bir kültür mirasını devam ettirmektedirler.Er is een ingebouwde client voor LiveJournal.
Orlando Bloom 2010 yılında ünlü manken Miranda Kerr ile bir evlilik gerçekleştirmiştir.Bloom huwde in juli 2010 het Australische topmodel Miranda Kerr.
Reşit olduğunda babasından payına düşen mirası aldı.Wel deelt hij mee in de erfenis als zijn vader overlijdt.
Üçlü daha sonra Daily Mirror'ı kurdu.De volgende dag waren ze voorpaginanieuws in de Daily Mirror.
Dilde yuvarlanan bir mırıldamaya benzer.Alsof er een engeltje over je tong piest.
Miras konusunda üvey kız kardeşine hiçbir şey kalmamıştır.Ze gaf geen inzage in haar moeders literaire erfenis.
Ancak, Miras Döngüsü, son bir kitapla devam edecek ve son bulacak.Het boek eindigt wanneer Bok uiteindelijk toch wordt aangeklaagd en het tot een proces komt.
1925 yılından beri hiç kimse (miras yoluyla) yasal hakka sahip olmadıkça soyadı alamıyor.Tot nu toe (2009) heeft nog geen enkele provincie gebruikgemaakt van dit recht.
Miriam, 1975 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Malta'yı "Singing This Song" adlı şarkıyla temsil etmiştir.Hij vertegenwoordigde Malta op het Eurovisiesongfestival 1975 met het lied Singing this song.
Bir zamanlar yaşlı bir İsfahan Padişahı, mirasını bırakacak bir erkek evladı olmadığı için üzülmektedir.Hij is een oude man die droomt van een erfgenaam aan wie hij zijn bezittingen kan nalaten.
Mira (İspanya) - İspanya'de bir belediye.Conesa (Spanje), een gemeente in Spanje.
Babasının Mel lakabını miras almıştır.Hij had het kopersmelttalent van zijn vader geërfd.
14 Mayıs 2007'de Belarus'un kültür mirasları kapsamına alınmıştır.Op 14 augustus 2007 werd haar Tunesische staatsburgerschap ingetrokken.
Londra'nın en gözde turistik mekanlarından biridir ve bir Dünya Mirası alanıdır. ^Het eiland is een van de populairste toeristische attracties van Rusland, en staat op de werelderfgoedlijst.
Lübnan siklameni (Cyclamen libanoticum) Cyclamen mirabile Türkiye.Cyclamen libanoticum Hildebr.: een grootbloemige cyclaam uit Libanon.
Las Médulas Kültürel Peyzajı, UNESCO tarafından Dünya Mirası Alanlarından biri olarak listelenmiştir.Las Médulas is door de UNESCO erkend als Werelderfgoed.
Karl'ın mirasçı olan tek oğlu Leopold Johann 1716 yılında prens olarak ölmüştü.De enige zoon van Karel VI, Leopold Johan, stierf als kind in zijn geboortejaar 1716.
1995 - Uzay mekiği Discovery, Rus uzay istasyonu Mir ile tarihi buluşmasını gerçekleştirdi.1995 - De Amerikaanse Spaceshuttle Atlantis koppelt zich aan het Russische ruimtestation Mir.
Mir uzay istasyonuna yapılan ilk ziyareti gerçekleştirdi.Het was de eerste bemande missie naar een Amerikaans ruimtestation.
Mirbeau, Académie Goncourt'un on üyesinden biriydi.Pivot is lid van de Académie Goncourt.
Böylelikle küçüklere örnek bir kültür mirası bırakırlar.Kleinschalige cultuurlandschappen zijn hiervan een voorbeeld.
Estonya bilim tarihi mirasının korunmasında gönüllü olmuştur.Nauta doet onderzoek naar de geschiedenis van ons intellectueel erfgoed.
Ama yine de torunlarına üç miras bıraktığı söylenebilir.Later kreeg hij ook drie kleinkinderen.
1950'lerde mirasçıları aile koleksiyonunu satışa çıkartana kadar sanatı unutulmuştu.Tegen het einde van de jaren dertig dacht Renders er aan zijn verzameling te verkopen.
Třebíč'te bulunan Yahudi Mahallesi ile Aziz Procopius Bazilikası UNESCO Dünya Miras Listesi'ne dahildir.De Joodse wijk en de Sint-Procopiusbasiliek staan op de lijst van werelderfgoed van UNESCO.
Ayrıca Mirza Michaeli olarak da bilinir.De ster staat ook bekend als Mirzam en Mirza.
Bu sırada atak geçiren Mira hastaneye kaldırılır ve acilen ameliyata alınır.Ze belandt in het ziekenhuis waar ze meteen geopereerd moet worden.
Mirmekoloji; entomolojinin özellikle karıncaları inceleyen dalı.Myrmecologie is de tak van de entomologie die zich bezighoudt met de studie van mieren.
Mirketler Afrika'da yaşar.Stokstaartjes leven in Afrika.
Mirasçılar, paranın paylaşımı konusunda kayga etmeye başladılar.De erfgenamen kregen ruzie over de verdeling van het geld.
Hollanda'da birkaç tane hristiyan bayramı vardır; Paskalya, Noel, Hamsin yortusu ve Miraç gibi.Er zijn in Nederland een aantal christelijke feestdagen, zoals: Pasen, Kerstmis, Pinksteren en Hemelvaartsdag.
O inatçılığı babamdan miras aldım.Ik heb die koppigheid van mijn vader geërfd.
Ayrıca Mirza Michaeli olarak da bilinir.Znany także jest jako Mirza Michaeli.
2004'ün sonuna kadar kültürel miraslar için altı ölçüt ve doğal miraslar için dört ölçüt bulunmaktaydı.Do końca 2004 roku było sześć kryteriów dla obiektów dziedzictwa kulturowego i cztery dla przyrodniczego.
Fakat Resulullah: 'Biz miras bırakmayız.My nie uczyliśmy się od nich”.
1997 - Rus uzay istasyonu Mir'de büyük bir yangın çıktı.1997 – Na rosyjskiej stacji orbitalnej Mir wybuchł niegroźny pożar.
Sonraki yıllarda Mirza Hazar'ın çevirdiği Yeni Ahit beş kere basıldı.Tłumaczenie Nowego Testamentu przez Mirzę Khazara zostało dodrukowywane pięć razy przez kolejne lata.
Temmuz 1973 yılında, Mirza Hazar Azerbaycan Devlet Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu.W lipcu 1973 Mirza Khazar ukończył prawo na Stanowym Uniwersytecie Azerbejdżańskim.
Daily Mirror (İngilizce).Oficjalna strona Daily Mirror (ang.)
Annesi Dragana bir avukat, Babası Miroslav bir ekonomistti.Jej matka Dragana jest prawnikiem, natomiast ojciec Miroslav biznesmenem.
Babasının mirasının üçte ikisinin gitmesiyle, 29 yaşındaki Pascal soylu yoksulluğa mahkûm oldu.Po utracie dwóch trzecich majątku swego ojca, 29-letniemu Pascalowi w oczy zajrzało widmo biedy.
Bunlardan dördü bugün Mira değişenleri olarak adlandırılan grubun üyesiydiler.Allah przyporządkował każdemu z nich pożywienie w ciągu 4 dni.
Mirşan'ın tezleri genel olarak bilim dünyasında kabul edilmemektedir.Hipoteza solutrejska nie jest powszechnie akceptowana w środowisku naukowym.
Mezun olduktan sonra, New York Mirror'ın dış ülke muhabiri olarak çalıştı.Po ukończeniu studiów pracował jako korespondent zagraniczny tygodnika New York Mirror.
Harald Quandt'ın beş kızına 1,5 milyar Alman Markı (760.000.000 $) miras kaldı.Pięć córek Quandta odziedziczyło ogromny majątek, wart około 1,5 miliarda marek niemieckich (ok.
Bunlar karada yaşayan atalarından miras kalmıştır.Rodzice mieszkali na Grodzieńszczyźnie w swoim majątku Dołhe koło Prużany.
24 Ağustos 2013. "Miracles in December".„Miracles in December” (kor.
Miria Örgütün 6 numaralı savaşçısıdır.Widmowa Miria – nr 6 w organizacji.
Maximilian, generalleri Miguel Miramón ve Tomás Mejía ile birlikte öldürüldü.Razem z generałami Miguelem Miramonem i Tomasem Mejíą zginął rozstrzelany.
Smoke + Mirrors, Amerikan rock grubu Imagine Dragons'un ikinci stüdyo albümü.Smoke + Mirrors to drugi studyjny album amerykańskiego zespołu rockowego Imagine Dragons.
Dante'ye babasından miras kalan bir kılıçtır.Po ojcu odziedziczył miecz.
Mirosław Hermaszewski – İlk Polonya kozmonotu.Mirosław Hermaszewski – polski kosmonauta.
Bir süre sonra Miranda zatürree nedeniyle ölür.Miranda umiera na zapalenie płuc.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod