Web'in olduğu gibi inşasından yardım edenler, ve buna çok minnettarım.ludzie, którzy pomogli zbudować sieć taką, jaką jest, za to jestem im wdzięczny.
Web'in olduğu gibi inşasından yardım edenler, ve buna çok minnettarım.אנשים שתרמו לבניית הרשת כפי שהיא, ואני אסיר-תודה על כך.
Web'in olduğu gibi inşasından yardım edenler, ve buna çok minnettarım.أشخاص ساعدوا في بناء شبكة الانترنت كما هي عليه، وأنا ممتن لذلك.
Web'in olduğu gibi inşasından yardım edenler, ve buna çok minnettarım.貢献した人々には感謝しています でも私たちは彼らに これらのアルゴリズムに
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Así que debo gran parte de mi feminismo a mi madre, pero el mío es algo diferente.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Deci îmi datorez feminismul mamei mele, dar pare foarte diferit.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Donc mon féminisme est redevable à celui de ma mère. mais il semble très différent.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Dus mijn feminisme is erg schatplichtig aan mijn moeders feminisme, maar het ziet er heel anders uit.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Jadi feminisme saya benar-benar karena jasa ibu saya namun terlihat sangat berbeda.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.그래서 제 페미니즘은 엄마로부터 많은 영향을 받았지만 엄마와는 좀 다르죠.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Mein Feminismus ist also dem meiner Mutter zu verdanken, aber er nimmt ganz andere Formen an.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.O meu feminismo fica muito a dever-se à minha mãe, mas parece muito diferente.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Quindi il mio femminismo è in debito con mia madre, ma è molto diverso.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Takže za svoj feminizmus vďačím feminizmu svojej mamy, ale ten môj sa od neho veľmi odlišuje.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Tehát az én feminizmusom nagyon sokat köszönhet az anyukáménak, de megjelenésében nagyon eltérő.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Tính bình đẳng giới của tôi vay mượn rất nhiều từ mẹ, nhưng cũng rất khác biệt.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Więc mój feminizm zawdzięczam mamie ale wygląda to inaczej.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Έτσι ο δικός μου φεμινισμός χρωστάει πολλά σ'εκείνο της μαμάς μου μόνο που είναι πολύ διαφορετικός.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Така че моят феминизъм е много задължен на този на майка ми, но той изглежда много различно.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Так что мой феминизм очень сильно обязан маминому, но выглядит по-другому.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.Тому мій фемінізм дуже зобов'язаний маминому, але він виглядає зовсім інакше.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.אז הפמיניזם שלי חייב הרבה לזה של אמי, אבל הוא שונה מאד.
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.ان انتمائي للحركة النسوية يختلف عن إنتماء والدتي .. انه يبدو مختلفاً ..
Yani benim feminizmim anneminkine minnettar, ancak onunkinden çok farklı.非常に受けてはいますが、見た目はだいぶ違っています。 たとえば母が「家父長制」と言えば
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Čiže ak vyradíme tie zlé, prestaneme cítiť radosť, vďačnosť, šťastie.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Dus als we die verdoven, verdoven we vreugde, we verdoven dankbaarheid, we verdoven geluk.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Et voi turruttaa valikoiden. Kun turrutamme nuo, turrutamme myös ilon, kiitollisuuden, onnen.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.그래서 이런 감정을 마비시키면 우리는 즐거움도 마비시키고 고마운 마음도 마비시키고
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Nu poţi amorţi selectiv. Amorţindu-le pe cele dureroase amorţim bucuria, recunoştinţa, fericirea.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Så när man dövar dessa, dövar man glädje, tacksamhet lycka
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Så når vi lammer dem, lammer vi fornøjelse, vi lammer taknemmelighed, vi lammer glæde.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Takže když se snažíme umrtvovat, tak taky umrtvujeme radost, umrtvujeme vděčnost, umrtvujeme štěstí.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Torej, ko otopimo tista, otopimo veselje, otopimo hvaležnost, otopimo srečo.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Úgyhogy, ha eltompítjuk a rosszakat, eltompul az öröm érzése is, a hálaérzet is, és a boldogságérzetünk is.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Wenn wir also jene betäuben, dann betäuben wir Freude, betäuben wir Dankbarkeit, betäuben wir Glücklich-Sein.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Zatem, kiedy uśmierzamy te przykre odczucia, tłumimy radość, tłumimy wdzięczność, tłumimy szczęście.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Έτσι όταν μουδιάζουμε αυτά, μουδιάζουμε τη χαρά, μουδιάζουμε την ευγνωμοσύνη, μουδιάζουμε την ευτυχία.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Итак, когда мы их подавляем, мы подавляем радость, подавляем благодарность, подавляем счастье.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Така че, когато потиснем всичко това, ние потискаме радостта, потискаме благодарността, потискаме щастието.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.Тож коли ми стримуємо їх, ми пригнічуємо радість, ми пригнічуємо вдячність, ми пригнічуємо щастя.
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.וכך, כאשר אנו משתקים את אלה, אנו משתקים גם שמחה, אנו משתקים הכרת תודה,
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.لذا عندما نفقد الحس بهذه ، نشل الإحساس بالمتعة ، نشل الإحساس بالعرفان ،
Yani bunları uyuşturduğunuzda, neşeyi uyuştururuz, minnettarlığı uyuştururuz, mutluluğu uyuştururuz.同時に喜びや 感謝の意や 幸福も同時に麻痺させてしまうのです
Yaşamım için inanılmaz derecede minnettar hissettim.Byłam niezwykle wdzięczna, że żyję.
Yaşamım için inanılmaz derecede minnettar hissettim.Cítila jsem se tak neuvěřitelně vděčná za svůj život.
Yaşamım için inanılmaz derecede minnettar hissettim.Cítila som nesmiernu vďaku za môj život.
Yaşamım için inanılmaz derecede minnettar hissettim. Fakat hastaneden ayrılmadan önce, baş hemşire banaהרגשתי אסירת תודה להפליא בעבור החיים שלי.
Yaşamım için inanılmaz derecede minnettar hissettim.Hihetetlenül hálásnak éreztem magam az életemért.
Yaşamım için inanılmaz derecede minnettar hissettim.Ich fühlte so unglaublich viel Dankbarkeit für mein Leben.
Yaşamım için inanılmaz derecede minnettar hissettim.Ik voelde me zo dankbaar voor mijn leven.
Yaşamım için inanılmaz derecede minnettar hissettim.Jeg følte mig så taknemmelig for mit liv.
Yaşamım için inanılmaz derecede minnettar hissettim.Je me sentais incroyablement reconnaissante pour ma vie.
Yaşamım için inanılmaz derecede minnettar hissettim.믿기 힘들 정도로 제 삶에 고마워했어요.
Yaşamım için inanılmaz derecede minnettar hissettim.Mă simțeam atât de recunoscătoare că sunt în viață.
Yaşamım için inanılmaz derecede minnettar hissettim.Me sentí tan increíblemente agradecida por mi vida.
Yaşamım için inanılmaz derecede minnettar hissettim.Mi sentivo così incredibilmente riconoscente per la mia vita.
Yaşamım için inanılmaz derecede minnettar hissettim.Senti-me tão incrivelmente agradecida por estar viva.
Yaşamım için inanılmaz derecede minnettar hissettim.Tôi cảm thấy biết ơn cuộc sống vô cùng.
Yaşamım için inanılmaz derecede minnettar hissettim.Ένιωσα τόσο ευγνώμων που ζούσα.
Yaşamım için inanılmaz derecede minnettar hissettim.Чувствах се толкова невероятно благодарна за моя живот.