Ana içeriğe geç
Sözlük

mineral ile cümle

mineral kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu kayalarda birçok başka mineral de bulunur.W skałach tych występuje wiele minerałów.
Bu, diğer bütün mineralleri çizebilmesi demektir.Może zawierać wrostki innych minerałów.
Mineraloji, mineralleri inceleyen bir bilim dalı.Mineralogia − nauka zajmująca się badaniem minerałów.
Sovyetler, ülkenin mineral kaynaklarını talep ettiler.Rzymianie korzystali ze źródeł mineralnych w mieście.
Gerekli mineralleri almak için doğal tuz da arar.Często szuka soli naturalnych, aby zaspokoić swoje potrzeby na podstawowe minerały.
Toplam mineralizasyonu : 943.13 mg/l.Mineralizacja: 437,7 mg/l.
AgCl doğal olarak kloraririt minerali halinde bulunur.Występuje w przyrodzie jako minerał chlorargyryt.
Bu suya hiçbir mineral eklenemez.W wodzie nie stwierdzono żadnych mikroorganizmów.
Ayrıca zengin mineral su kaynakları da vardır.Występują też gorące źródła wód mineralnych.
Dundasit adlı mineralin adı bu hayalet kasabadan gelmektedir.Nazwa tego minerału pochodzi od miejscowości Baveno.
Minenin %96'sı mineralden ve geri kalanı su ve organik maddelerden meydana gelir.Jego tworzywo stanowią w 99% wodór i hel, zaś reszta to inne gazy oraz pył.
Tantalum içeren mineral özütleri genellikle 'tantalit' olarak adlandırılırlar.Mineral som innehåller koncentrationer av tantal kallas vanligen 'tantalit'.
İkincisi ise, ana minerali pentlandit (Ni, Fe)9S8 olan magmatik sülfit yataklarıdır.De andra är magmatiska svavelfyndigheter där det främsta malmmineralet är pentlandit: (Ni,Fe)9S8.
Film, çoğunlukla güçlü ve gizemli bir gücü olan, Gelel Taşı adlı özel bir mineralin etrafında döner.Filmen handlar främst om en speciell mineral som kallas Gelel-stenen som har stora och mystiska krafter.
Talk, bir mineraldir.Hiärneit är ett mineral.
Mineraloji, mineralleri inceleyen bir bilim dalı.Mineralogi är läran om mineraler.
Amerika Birleşik Devletleri ile Rusya ihracatının %90'ında mineral veya diğer hammaddeler vardır.13 – Ryssland och USA enas om att minska kärnvapenarsenalen till ungefär en tredjedel.
Gölevez yaprakları vitamin ve mineraller açısından zengindir.Saltgurkor är rika på vitaminer och mineraler.
Yeşim taşı olarak anılan diğer mineral ise jadeittir.Nefrit är det ena mineralet som benämns jade som smyckesten.
Kaynak suyu veya mineral su diye bilinen tat, aslında suyun içinde çözülmüş olan minerallerin tadıdır.Smaken som annonseras på källvatten eller mineralvatten kommer från de mineraler som är upplösta i det.
Doğada tenorit minerali halinde bulunur.Det förekommer naturligt i mineralet Tenorit.
Ayrıca zengin mineral su kaynakları da vardır.Detta gäller även importerade mineralvatten.
Demir, dünya yüzeyinde en yaygın dördüncü mineral ve yerkabuğunda en çok bulunan metaldir.Järn är det fjärde vanligaste grundämnet i jordskorpan.
Barit (BaSO4) baryum sülfattan oluşan bir mineraldir.Baryt, eller tungspat, är ett mineral som består av bariumsulfat (BaSO4).
Canlıların içmesi gereken suda mineral olması gerekmektedir.Jättemyrkott behöver vatten som dricka.
Gözalıcı rekler mineralce zengin suda bakterilerin ürettiği pigmentler tarafından oluştuğu anlaşılmıştır.Fynden ger starkt stöd till att pyramiden uppfördes av betald arbetskraft.
Mineralden oluşan digimondur.Lista över mineral.
Vitamin ya da mineral takviyesinin kanser riskini etkilediği tespit edilmemiştir.Tillskott med vitaminer eller mineraler tycks inte påverka risken för prostatacancer.
Başlıca kayaç yapıcı mafik mineraller olivin, piroksen, amfibol ve biyotit'tir.De innehåller mineral som olivin, pyroxen, amfibol och biotit.
M3ün hedefi bütün Ay yüzeyinin ilk mineral haritasını sağlamaktı.M3 мав за мету скласти першу мінеральну карту всієї місячної поверхні.
Johann Friedrich Gmelin, kimya, farmasötik, mineraloji ve botanik üzerine birçok kitap yayınladı.Йоганн Фрідріх Гмелін опублікував декілька підручників з хімії, фармацевтики, мінералогії та ботаніки.
Mineral koleksiyoncuları arasında yaygın bir mineraldir.Рідкісний колекційний мінерал.
Ayrıca değerli taşlar ve birçok mineral ile de ilgilenirler.Спеціалізується на дорогоцінних каменях і мінералах.
Bu torf minerallerden arınmıştır.Ця вода краща за мінеральну.
Talk, bir mineraldir.Мелоніт - мінерал.
Doğada elementel olarak değil, mineraller halinde bulunurlar.Не горючий, тому що складається тільки з мінеральних компонентів.
Olivin, yüksek sıcaklık silikat minerali ailesidir.Олівін є типовим глибинним високотемпературним мінералом.
Mineraloji, mineralleri inceleyen bir bilim dalı.Mineragraphie f) – розділ мінералогії, що досліджує рудні мінерали.
Bu bölge tarıma elverişli değildir ancak geniş mineral kaynakları vardır.Region ovšem nenabízí jen to, nachází se zde mnoho nalezišť nerostných surovin.
Doğada tenorit minerali halinde bulunur.V přírodě se vyskytuje jako minerál tenorit.
Hematit, Fe2O3 formundaki demir mineralidir.Železo se v hematitu vyskytuje ve formě Fe2O3.
Jeodlarda bulunan az sayıdaki minerallerdendir.Lasturnatky (Ostracoda) jsou malí (jen několik mm měřící) korýši.
Toplam mineralizasyonu : 943.13 mg/l.Autoritní data: GND: 4131009-3
Kapta bulunan suya türlü mineraller de ilave edilebilmektedir.Může vytvářet i nové nerosty z minerálních látek, které jsou rozpuštěny ve vodě.
Gerekli mineralleri almak için doğal tuz da arar.Také na tvorbu ledových soch se těží přírodní led.
Bu tuz doğal olarak bromaritit minerali halinde bulunabilir.V přírodě ho lze nalézt v podobě minerálu bunsenitu.
Dünyadaki yeri açısından en zengin maden: dünya rezervinin % 72’sinin bulunduğu bor mineralleridir.Největší podíl (72 %) z celkového množství emisí rtuti do vod má Pardubický kraj.
En önemli minerali fluorit veya florspati denilen CaF2 dir.Nejvýznamnějším fluoridem je fluorid vápenatý neboli minerál fluorit (kazivec).
İdrar oluşumu, vücutta mineral ve diğer maddelerin dengesinin sağlanmasında etkilidir.Cévní síť zabezpečuje v kostech výměnu minerálů a dalších živin.
İlgili madde: Aldosteron İnsanlarda en çok bireşimlenen mineralokortikoid Aldosteron'dur.Zde jsou produkovány mineralokortikoidy, z nichž nejdůležitější je aldosteron.
Bu suya hiçbir mineral eklenemez.Nici un fel de minerale nu pot fi adăugate la această apă.
Bu kristal ve mineraller bulunan en yaygın ve basit şekillerden biridir.Acesta este unul dintre cele mai simple și mai întâlnite sisteme de cristalizare pentru cristale și minerale.
Analitik kimya ve mineralojinin gelişmesinde önemli rol oynamıştır.A contribuit foarte mult la dezvoltarea metodologiei chimiei analitice și mineralogiei.
Talk, bir mineraldir.Glaucofanul este un mineral.
Azarov 1971 yılında jeoloji ve mineraloji dalında doktora aldı.În anul 1971 a terminat acolo doctoratul în geologie și mineralogie.
Metal başlıca mineral cevherlerinden Kroll işlemi ve Hunter işlemi yöntemleri ile çıkarılır.Metalul este extras din minereurile sale principale prin procesul Kroll sau procesul Hunter.
Mineraller belirli bir sıcaklık ve basınç altında duraylı durumda bulunurlar.Desigur că acești mici embrioni apar la anumite temperaturi și presiuni.
Kobaltit, kobalt, arsenik ile kükürtten oluşan bir sülfür mineralidir.Mineralul enargit este o sulfură de cupru și arsenic.
Sülfürik asit, H2SO4, güçlü bir mineral asididir.Acidul sulfuros, H2SO3, este un activ acid mineral anorganic.
Amerika Birleşik Devletleri ile Rusya ihracatının %90'ında mineral veya diğer hammaddeler vardır.90% din americani au economii mici sau inexistente.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
mineral ile cümle - Sayfa 6 - mineral kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App