Ana içeriğe geç
Sözlük

milyon ile cümle

milyon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Onun borçları iki milyon dolara varıyor.His debts amount to two million dollars.
Onun borçları beş milyon yene ulaştı.His debts amounted to five million yen.
O, bir milyon doları beş oğlu arasında dağıttı.He divided one million dollars among his five sons.
Sanki bir milyonermiş gibi yaşıyor.He lives as if he were a millionaire.
Menkul kıymetlerde bir milyon yen yatırım yapabilir.He can invest a million yen in stocks.
O fakir doğdu ama bir milyoner olarak öldü.He was born poor, but died a millionaire.
Onun bir milyoner olduğu söyleniyor.It is said that he is a millionaire.
O, bir ayda yarım milyon yen kazanmaktadır.He earns half a million yen a month.
Zararları bir milyon yene ulaştı.Their losses reached one million yen.
Onların kaybı bir milyon yene ulaştı.Their losses reached one million yen.
Piyangoda on milyon yen kazandı.She won ten million yen in the lottery.
Bir milyondan fazla yaşlı insan yatakta hasta.More than a million old people are sick in bed.
Her yıl milyonlarca insan açlıktan ölüyor.Millions of people starve to death every year.
Yılda yaklaşık iki milyon poundluk un ihraç ediliyor.About two million pounds of flour are exported annually.
Gelecek hafta, milyonlarca insan TV programını izliyor olacak.Next week, millions of people will be watching the TV program.
Kâr üç milyon dolara varacak.The profit will amount to three million dollars.
Piyangoda on milyon dolar kazansan, o parayla ne yaparsın?If you won ten million dollars in a lottery, what would you do with that money?
Auckland'de bir milyon insan vardır.There are a million people in Auckland.
Auckland bir milyon nüfusa sahiptir.Auckland has a population of a million.
Savaş sırasında bir milyon kişi hayatlarını kaybetti.A million people lost their live during the war.
Onun tablolarından biri, açık artırmada bir milyon dolardan daha fazla getirdi.One of his paintings fetched more than a million dollars at auction.
Bok ye - milyonlarca sinek yanılıyor olamaz.Eat shit — millions of flies cannot be wrong.
Plastik cerrah yüz germeyi eline yüzüne bulaştırdı ve milyonlarcası için dava açıldı.The plastic surgeon botched the facelift and was sued for millions.
Firefox'un bir günde 8 milyondan fazla defa indirildiğini söylüyorlar.They say that Firefox is downloaded more than 8 million times a day.
İnsanın sindirim sisteminde milyonlarca yararlı organizma yaşamaktadır.Millions of beneficial organisms live in the human digestive tract.
Pirinç milyonlarca insanı besleyen bir tahıldır.Rice is a grain that feeds billions of people.
Alaska'da milyonlarca vahşi hayvan yaşıyor.Millions of wild animals live in Alaska.
Bir dil milyonların anahtarıdır.A language is a key to the heart of millions.
Milyoner olmak isterim.I'd like to be a millionaire.
Mutlu olmak için milyonlara ihtiyacın yok.You don't need millions to be happy.
Milyonlarca insan tek bakışta Interlingua'yı anlar.Millions of people understand Interlingua within a single glance.
Bir insanın ölümü trajedi, milyonlarca kişinin ölümü bir istatistik.The death of one man is a tragedy, the death of millions is a statistic.
Altı milyondan daha fazla oy aldı.He received more than six million votes.
Milyonlarca çiftçi başka iş aramak zorunda kaldı.Millions of farmers had to look for other work.
Savaş, her ay 2.000 milyon dolara mal oldu.The war cost 2,000 million dollars every month.
Neredeyse 69 milyon kişi oy verdi.Almost sixty-nine million people voted.
Dokuz milyon insan seçimde oy kullandı.Nine million people voted in the election.
Ross Perot yaklaşık sekiz milyon oy aldı.Ross Perot received about eight million votes.
Her iki tarafta da milyonlarca asker ölüyordu.Soldiers on both sides were dying by the millions.
Milyonlarca insan işlerini kaybettiler.Millions of men lost their jobs.
Milyonlarca insan işlerini kaybetti.Millions of people lost their jobs.
Milyonlarca işçi işlerini kaybetti.Millions of workers lost their jobs.
Üç milyon kişi işsizdi.Three million people were out of work.
Hükümet milyonlarca dolar borçlandı.The government owed millions of dollars.
Milyonlarca insan bütün birikimlerini kaybetti.Millions of persons lost all their savings.
On milyon işçinin hâlâ işi yoktu.Ten million workers still did not have jobs.
McKinley, üç buçuk milyon dolar harcadı.McKinley spent three-and-a-half-million dollars.
Bir milyoner olmanın hayalini kurardım.I used to dream about being a millionaire.
Sana on milyon dolar verilse, onu nasıl harcarsın?If you were given ten million dollars, how would you spend it?
Dünyada avro milyonerlerinden daha çok yuan milyonerleri var.There are many more yuan millionaires in the world than euro millionaires.
Sözlük yaklaşık yarım milyon kelime toplar.The dictionary gathers nearly half a million words.
Tom'un bankada üç milyon doları var.Tom has three million dollars in the bank.
Tom o bankaya, üç milyon dolardan fazla para yatırdı.Tom has over three million dollars deposited in that bank.
Tom bir milyoner olmayı hayal ediyor.Tom dreams of becoming a millionaire.
Tom bankadaki on milyon dolardan fazla parası ile öldü.Tom died with over ten million dollars in the bank.
Tom isimsiz bir şekilde sevdiği hayır kurumuna bir milyon dolar yardımda bulundu.Tom anonymously donated a million dollars to his favorite charity.
Tom bir milyoner olmayı diliyor.Tom wishes he were a millionaire.
Tom birkaç kez bir milyoner.Tom is a millionaire several times over.
Pekin'de dokuz milyon bisiklet var.There are nine million bicycles in Beijing.
Ban Ki-Moon'un, projesi için 16 milyon dolara daha ihtiyacı var.Ban Ki-Moon needs $16 million more for his project.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod