Biz, varlıklarından yükümlülüklerini çıkardığında 1,5 milyar $ kaldığını düşünüyoruz.I think your assets minus your liabilities are $1.5 billion.
Bunun değerinin 4 milyar $ ettiğini düşünmüyorum.I don't think that thing is worth $4 billion.
Geriye 1.5 milyar kalıyor.There are a billion and a half left.
Yani aktiflerinin değeri 24,5 milyar $.And so your assets are $24.5 billion.
Muhtemelen, bunun değerinin 4 milyar $ etmeyeceğini düşündükleri içindir.They're saying that because they think that this thing is not worth $4 billion.
Bunun değerinin 2,5 milyar $ olduğuna inanıyorlar.They think it is worth $2.5 billion.
Yani, 1,5 milyar $ daha az olduğuna.So they think it's worth a billion and a half less.
Sermayenin piyasa değeri 1,5 milyar $.The market value equity of $1.5 billion.
Bu iyimser varsayımları baz alarak, banka 4 milyar ödedi.Based on those assumptions, the bank says, I'll pay $4 billion for it.
Yani 4 milyar $'lık maliyet değeri ile duruyor.So they just put the $4 billion at cost.
4 milyar $'lık aktifimiz olduğunu düşünüyorduk.We thought we had a $4 billion asset.
Yani aktifimizi 1 milyar $ azalttık.So we are doing a $1 billion write off.
Her şeye rağmen, muhtemelen bu, 4 milyar $'dan daha iyi bir tahmin.But it's probably a better guess than the $4 billion.
Belki bende bu CDO'lardan 1 milyarlık var.So maybe I have a a billion of these CDOs.
Bu durumda, bu CDO'ların piyasa değeri 1.5 milyar olur. .In which case, the market value of them would be a billion and a half.
Bu iki kara delik çarpışıyor, ve bir milyar yıllık bir zaman ölçeğinde kaynaşacaklar.These two black holes are colliding, and they will merge over a billion-year time scale.
Bir milyar yıl önce, iki kara deliğin çarpıştığını düşünün.Imagine a billion years ago, two black holes collided.
Beynimizde 86 milyar nöron vardır.So there's about 86 billion neurons in our brain.
Daha önce de belirttiğim üzere, 86 milyar nöron var.So as I mentioned, there are 86 billion neurons.
Yarım milyar insana sahipler.They own half a billion people.
Dünyadaki bir milyar insanın dörtte üçünün erişebileceği bölgesel numaralarımız var.We have local numbers accessible to three quarters of a billion people on the planet.
Bu bireyde nano ölçüdeki çatallı uçlardan 2 milyar tane var.And the individual has 2 billion of these nano-size split ends.
1990 yılında, Çin'in Birleşik Devletlere olan ihracatı 15 milyar dolardı.In 1990, exports from China to the United States: 15 billion dollars.
2007 de ise, 300 milyar doların üstünde.By 2007: over 300 billion dollars.
Biz ayda yaklasik 1,4 milyar sayfayi elden geciriyoruz, dolayisiyla, bu gercekten buyuk bir is.So we're doing around 1.4 billion page views monthly, so it's really gotten to be a huge thing.
Bana orada olup yılda bir milyar dolar kazanacağınızı söylüyorsanız -- bu inanılır değil.Telling me you'll be making a billion dollars a year -- that's not believable.
Uzay mekiği her uçuş için bir milyar dolara mal oluyordu.So the space shuttle ended up costing a billion dollars per flight.
Birleşmiş Krallık her sene dış yardımlara 12 milyar pound harcıyor.The U.K. government spends about 12 billion pounds a year on foreign aid.
20 milyar dolara herkesin güvenilir içme suyuna erişimi sağlanabilir.With 20 billion dollars, everyone can have access to safe drinking water.
Burada 26 milyar lira toplam servetimiz vardı.This was $26 billion of assets.
Bir de 23 milyar lira pasif yükümlülükler var.And then I had $23 billion of liabilities.
(26-23=3) 3 milyar lira özsermayeyi de bu şekilde buluyoruz.And that's how we got equity of $3 billion.
6 milyar lira piyasa değeri elde ediyoruz.And you get a $6 billion market cap.
" Biz bu değerin 1.5 milyar lira olduğunu düşünüyoruz. "We actually think this is only worth $1.5 billion.
Yaklaşık olarak bir milyar insan okyanuslardaki balık miktarına bağlı durumda yaşıyor.Something like a billion people depend on fish, the quantity of fish in the oceans.
Bir milyar insan ihtiyaç duydukları hayvansal proteinin ana kaynağı olarak balıklardan besleniyor.A billion people depend on fish for their main source for animal protein.
Bu kadar millet istediği vakitte her gün bir milyar basar.So all these people, if they want they can print one billion everyday.
Peki, dipteki milyara ciddi bir ümit vaad etmek, ne demek?So, what does it mean to get serious about providing hope for the bottom billion?
Dipteki milyara, emtiyaların satışından akan kaynaklar emsalsizdirler.So, the flow of resources from the commodity booms to the bottom billion are without precedent.
Dipteki milyarda gördüğümüz şey iseThat's what we're seeing across the bottom billion at the moment.
Peki, dipteki milyar, bu eşiğin altında mı, üstünde mi?So, the question is, are the bottom billion above or below that threshold?
Demokrasinin ciddi bir pozitif etkisi varken, maalesef dipteki milyar için tam tersi oluyor.So, I looked. Democracy does have significant effects -- and unfortunately, they're adverse.
Dipteki milyarda yaşayan herkes bu konuda yoğun çaba sarf ediyor.In all the societies of the bottom billion, there are intense struggles to do just that.
Çalışmaların sonucunda, lisans hakları 2 milyar Pound olarak belirlendi.They worked out they were worth two billion pounds.
Lisanslar açık arttırmayla 20 milyar Pound 'a verildi!It went for 20 billion pounds through auction.
Yüz milyonlarca ve milyarlarca insanın fakirlikten çıkmasını?And how hundreds of millions and billions is coming out of poverty in Asia?
Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar.So to just end up, there are things of suffering in the one billion poorest, which we don't know.
Bir milyar insan hala gizem içinde.There is still mystery in one billion.
Dünya birbirine yakınsıyor, ama -- ama -- ama alttaki bir milyar öyle değil.The world is converging, but -- but -- but not the bottom billion.
Ortada 6 milyar dolar var.There's six billion dollars on the table.
Daha sonra, Purple Moon markası için pazarlama ve İK ile yarım milyar izlenim topladık.We've made half-a-billion impressions with marketing and PR for this brand, Purple Moon.
Al Gore'nin size söylediği gibi, Iki milyar insan Himalaya buzullarından gelen suda yaşıyor.Like Al Gore told you, two billion people live on the water from the glacier of Himalaya.
Bir milyar insanin yeterli yiyecegi yok.One billion people have not enough to eat.
"Alti Milyar Baskalari" isimli bir projeye basladimI launched a project named Six Billion Others.
Bu dunya dort bucuk milyar yasinda.This Earth is four and a half billion years old.
Biz 10.8 milyar dolar harcadık. Intel'in 4'üncü dörtlükte kazandığı, 10.8 milyar.Intel's fourth quarter earnings:
2050 yılında beslenmesi gereken altı milyar etobur insan.Six billion hungry carnivores to feed, by 2050.
Bir milyarımız obez iken, diğer bir milyarımız aç durumda.A billion of us are obese, while a further billion starve.
Yani örneğin bu resim yaklaşık, 10 milyar piksel büyüklüğünde.So this image, for example, has close to, I think, around 10 billion pixels.
"10 milyar piksele ne ihtiyaç vardı?""What do you get for 10 billion pixels?"