Bu durum ülkede protestoların ve milliyetçi, ayrılıkçı hareketlerin yükselişine yol açtı.ومع ذلك، أدى هذا إلى صعود الحركات القومية والانفصالية القوية.
DYP seçim kampanyası boyunca milliyetçi bir söylem ve Tansu Çiller’in, laik Türk kadını imajını kullandı.طوال حمله حزب الطريق القويم الانتخابيه تم استخدام الخطاب القومي و صورة تانشو تشيلي كإمرأه تركية علمانيه .
Bu düşüncesini daha sonra Milliyetçilik Meselesi kitabında geliştirmiştir.وقد طوّر هذه الفكرة لاحقًا في كتابه "المسألة القوميّة".
Bir ideoloji olarak, Yunan milliyetçiliği, modern öncesi çağlardan beri ortaya çıkmış ve evrimleşmiştir.نشأت وتطورت فكرة القومية اليونانية من الناحية الأيديولوجية في العصور ما قبل الحديثة.
Millet ve Milliyetçilik (1979).انا والناس (1973).
80'li yılların ortalarından itibaren Türk milliyetçisi çizgiden uzaklaşarak muhafazakar-liberalizme yöneldi.ومنذ منتصف الثمانينيات اتجه إلى الليبرالية واليمينية مبتعدا عن خط القومية التركية.
Birçok başka etken de Alman devletlerinde milliyetçiliğin yükselişini güçleştirdi.عقدت عدة عوامل أخرى من توسع الحركة القومية في الولايات الألمانية.
Bugün Yunan milliyetçiliği, Yunan-Türk arasındaki Kıbrıs meselesinde önemini koruyor.أمَّا اليوم فما زالت القومية اليونانية تلعب دوراً جوهرياً في النزاع اليوناني التركي على قبرص.
Japonların çekilmesiyle komünistler ve milliyetçiler arasındaki gerilim yeniden ortaya çıkar.وفي اليابان، كان هناك تجدد اهتمام بالحزب الشيوعي الياباني بين العمال والشباب.
"Türk milliyetçiliğinin babası" olarak da anılır.اشتهر أيضا ب"أبو القومية التركية".
Baasçılık, Arap milliyetçiliği ve Arap sosyalizminin bir karışımı olan siyasi ideolojidir.الإشتراكية العربية هي أيديولوجية سياسية قائمة على الخلط بين القومية العربية والاشتراكية.
Milliyetçi Hareket Partisi.تصريح حزب الحركة القومية.
1936 - General Franco, İspanya milliyetçi hükümetinin başına geçti.1936 - الجنرال فرانسيسكو فرانكو يتولى رئاسة الحكومة الوطنية الإسبانية.
Genellikle aşırı milliyetçi bir tutum takındı.كان هذا يحدث غالبا تحت هيكل حكومي متحد.
Danimarka ve Fransız milliyetçiliğine tepkiler, dikkatleri Alman birleşmesiyle ilgili ifadelere çekti.شكل رد فعل الألمان تجاه الوحودية الدنماركية والقومية الفرنسية بؤرة للتعبير عن وحدتهم.
Bu akıma karşı en büyük darbe Alman milliyetçi lideri Adolf Hitler tarafından vurulmuştur.وقد استمدت هذه المدينة شهرتها من كونها مسقط رأس الزعيم الألماني النمساوي الأصل أدولف هتلر.
Ancak onun milliyetçi fikirlerinden uzaktı.عرف بتوجهاته القومية.
Modern milliyetçi düşünce 1789-1799 Fransız Devrimi'nin fikirlerinden doğmuştur.تم إنشاء البلديات الفرنسية في بداية الثورة الفرنسية فيما بين 1789-1790.
Milliyetçi ve Muhafazakar Parti, 3 Mart 2010'da Türkiye'de kurulmuş bir siyasi partidir.جيل جديد هو حزب سياسي في الجزائر تم إنشاؤه في 11 مارس 2011.
Ancak milliyetçiler buna karşı çıktı.ومع ذلك، رفض المتمردون ذلك.
Millî Edebiyat'ın milliyetçi görünümü sonraki devirde Anadoluculuk ve halkçılık olarak edebiyata yansıdı.كما انعكس مظهر القومية في الأدب القومي على العصر الذي بعده في شكل الأدب الشعبوي وأدب الأناضولين.
"Milliyetçiliğe tanım gerek".إنه يعرف واشنطن ويعرف الناس."
Birleşik Devletlerde Hristiyan milliyetçiliği muhafazakar olma eğilimindedir.Nos Estados Unidos, o nacionalismo cristão tende a ser conservador.
1930 yılında Suriye'ye döndü ve 1933 yılında orada Milliyetçi Hareket Birliği'nin (LNA) üyesi oldu.Em 1930, ele retornou para a Síria, onde se tornou um membro da Liga de Ação Nacional (LNA).
Polonya'da milliyetçilik her zaman Katolik Kilisesi'ne bağlılık olarak nitelendirildi.Na Polônia, o nacionalismo sempre foi caracterizado pela lealdade à Igreja Católica Romana.
Çinli milliyetçiler, Pekin'deki yabancı temsilcilikleri kuşattı ve Alman bakanı öldürdüler.Nacionalistas chineses cercaram embaixadas estrangeiras em Pequim e assinaram um ministro alemão.
Avrupa'da, sol milliyetçi hareketler, uzun ve köklü bir geçmişe sahiptir.Na Europa, existem diversos movimentos nacionalistas de esquerda, com uma longa e bem estabelecida tradição.
Böylece Çin'deki komünistler ve milliyetçiler arasındaki güç kavgası başlamış oldu.Assim começou a luta pelo poder entre os nacionalistas e comunistas.
Ancak onun milliyetçi fikirlerinden uzaktı.Isso estava muito além das minhas opiniões republicanas.
Ama ülkede Batı karşıtı milliyetçi akım giderek güç kazandı.Apesar disso, o movimento anarquista na Rússia continuou a ganhar força.
Birçok başka etken de Alman devletlerinde milliyetçiliğin yükselişini güçleştirdi.Outros fatores vieram dificultar a ascensão do nacionalismo nos estados germânicos.
Dini milliyetçilik milliyetçiliğin belli bir dini inanç veya dogma ile olan ilişkisidir.Nacionalismo e religião é a relação do nacionalismo com uma crença religiosa particular, dogma ou afiliação.
Çünkü batıda milliyetçiler çoktu.As paródias ao western têm sido muitas.
Ulusal Cephe (Fransızca: Front National, FN) Fransa'da milliyetçi bir siyasi partidir.FN: Frente Nacional, em francês Front National.
Japonların çekilmesiyle komünistler ve milliyetçiler arasındaki gerilim yeniden ortaya çıkar.Depois da rendição do Japão, foram reiniciados os combates entre o KMT e os comunistas.
Bu durum ülkede protestoların ve milliyetçi, ayrılıkçı hareketlerin yükselişine yol açtı.Isso, no entanto, levou ao surgimento de fortes movimentos nacionalistas e separatistas.
1970'li yıllarda başka milliyetçi akımların da ortaya çıkmasına yol açmıştır.Nos anos 70 surgiram inclusive composições com carácter de intervenção política.
İngiliz Mandası döneminde Yahudi ve Arap milliyetçileri arasında ilk çatışmalar başladı.Então, houve a primeira grande luta entre os israelitas e os edomitas.
Aşırı milliyetçi partilerden oluşmuştur.Participando em manifestações nacionais de carácter patriótico.
Bu milliyetçi hareketler 1948 yılında İsrail'in doğuşuyla sonuçlandı.O processo foi concluído com a criação do Estado de Israel em 1948.
Getxo Bask milliyetcilerinin cok ilgilerini cekti.O nacionalismo basco tem defendido com grande força as instituições bascas.
Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi hiçbir ilçede 1. olmamıştır.Até que não existam cidadãos de 1º e 2º classe de qualquer nação.
Ayrıca Milliyetçi Partisi lideri idi.Também foi líder do Partido Conservador.
Nikolai - Aşırı milliyetçilerin arasına sızan Rus muhbir.Gazeta Russa - As espiãs que sabiam demais.
Daha sonra Milliyetçi Çalışma Partisi'ne ve Islahatçı Demokrasi Partisi'ne mensup milletvekilleri ayrıldılar.A essa proposta se uniram alguns membros do Partido Progressista e todo o Partido Moderado.
Gazete, Viktor Orbán'ın yönettiği milliyetçi muhafazakar siyasi parti Fidesz'i desteklemektedir.De krant is gelieerd aan de regerende Fidesz-partij van Viktor Orbán.
Bu dönemde Japonya içinde aşırı milliyetçi ve militarist bir politika izlendi.Japan had een nationalistisch en militaristisch regime.
Milliyetçi Cephe HükümetleriBlok-regering van het Nationaal Front
Millet ve Milliyetçilik (1979).Nationaal en nationalisme (1934).
Ağırlıklı olarak milliyetçi ve muhafazakâr bir tutum içinde oldu.Hij groeide op in een grootburgerlijk en beschermd milieu.
Milliyetçilerin karşısında ani bir mağlubiyet olasılığı bertaraf edildi.De verkiezingen waren voor de nazi's uitgelopen op een nederlaag.
Müziği İspanyol tarzıdır ve müzikal milliyetçiliğin örneğidir.Spaanse muziek is muziek met een Spaanse stijl.
Aşırı milliyetçi ve militarist yönetimin yerine daha ılımlı bir yönetim geldi.Een en ander werd onder een bijzonder gewelddadige nationaalsocialistische regie uitgevoerd.
Ukrayna milliyetçilerinden Bandera taraftarlarının katılmasına izin verilmiyordu.Zo konden de geallieerden Beieren niet binnen.
İspanya İç Savaşı'nın başlangıcında 38 yaşında iken milliyetçiler tarafından öldürülmüştür.84 van hen zijn in de oorlog door de nazi's vermoord.
Kendisinin milliyetçilik anlayışında toplum ve birey arasında önemli bir ilişki vardır.Daarbij is een belangrijk aspect de relaties binnen de samenleving en tussen de mensen onderling.
Bu dönemde olan olaylar ilerki dönemlerde kuvvetli şekilde İrlanda milliyetçiliğini besleyecektir.Het is volgens deze Afrikaanse stam op zo'n dag onverantwoord belangrijke beslissingen te nemen.
Ancak milliyetçiler buna karşı çıktı.De Amerikanen maakten hiertegen bezwaar.
Bireysel anlamda Yahudiler, Mısır milliyetçiliği konusunda önemli roller aldılar.Poszczególni Żydzi odegrali ważną rolę w egipskim nacjonalizmie.
Millet ve Milliyetçilik (1979).Środowisko i gospodarka narodowa" (wrzesień 1979).