Bad Godesberg Programı sosyalizmin ana prensiplerinden olan millileştirmeyi reddetti.Godesberg rejected nationalization as a major principle of socialism.
Millileştirme aynı zamanda sosyalizmden farklı bir kavramdır.Agrarian socialism is another variant of eco-socialism.
Millileştirme kararı İran'da giderek derinleşen bir siyasi ve ekonomik bunalıma yol açtı.S'ensuit une bataille juridique et fiscale qui peu à peu l'étrangle financièrement.
Millileştirme kararı İran'da giderek derinleşen bir siyasi ve ekonomik bunalıma yol açtı.وهذا أدى إلى أزمة مالية وسياسية ضخمة حيث دخلت أيرلندا مرحلة ركود.
Millileştirmenin karşıtları özelleştirme, belediyeleştirme ve sermayeleşmedir.Przeciwieństwem nacjonalizacji jest prywatyzacja, albo municypalizacja.
Buna karşın Stalin ülkesinde toptan millileştirme ve kamulaştırma konusunda tutarlı davranmıştır.Przyznał jednocześnie, że zawinił w Genewie zbytnią surowością i zniecierpliwieniem.
Millileştirme kararı İran'da giderek derinleşen bir siyasi ve ekonomik bunalıma yol açtı.Un șir de recolte proaste a dus la înrăutățirea și mai accentuată a situației politico-economice a Egiptului.
Ardından Musaddık'ın millileştirme politikasına son verdi ve bir dizi antlaşma imzaladı.M23-järjestö ilmoitti tämän jälkeen laskevansa aseensa ja olevansa valmis poliittisen ratkaisuun.