İsyancıların çoğu anti militarist, sömürgeci karşıtı ve Anti-klerikalist'di.Many of the rioters were antimilitarist, anticolonial and anticlerical.
Onimar Synn, Thanagar'daki militarist bir ölüm kültünün taptığı tanrı benzeri bir varlık.Onimar Synn, a god-like entity worshiped by a militaristic death cult on Thanagar.
Milliyetçi amblemli Militarist üniformalarMilitarist uniforms with nationalist insignia
Bu yeniden üretim tehlikeye girdiğinde militarist güçlerini kullanmaktan çekinmez.It does not hesitate to use its militarist forces whenever this reproduction is in danger.
İsyancıların çoğu anti militarist, sömürgeci karşıtı ve Anti-klerikalist'di.Molti dei rivoltosi erano antimilitaristi, anticolonialisti e anticlericali.
Bu dönemde Japonya içinde aşırı milliyetçi ve militarist bir politika izlendi.Il Giappone sta vivendo un periodo socialmente e politicamente instabile.
İsyancıların çoğu anti militarist, sömürgeci karşıtı ve Anti-klerikalist'di.A maioria dos insurretos era adepta a ideias esquerdistas, comunistas ou anarquistas.
Bu dönemde Japonya içinde aşırı milliyetçi ve militarist bir politika izlendi.Japan had een nationalistisch en militaristisch regime.
Aşırı milliyetçi ve militarist yönetimin yerine daha ılımlı bir yönetim geldi.Een en ander werd onder een bijzonder gewelddadige nationaalsocialistische regie uitgevoerd.
Militarizm ve militarizasyon (veya militaristleşme) kavramları çoğu zaman eşanlamlı olarak kullanılmışlardır.Terminu falcowanie (i pokrewnych) używa się częściej niż złamywanie.
Günümüzde Japonya'da hiçbir militarist akım bulunmamaktadır.日本では現在ブリーダーはいない。
Babam aslında militarist biri değildi.Far var egentlig ikke militaristisk;
Babam aslında militarist biri değildi.아버지는 그다지 군대 쪽에 어울리는 분은 아니었습니다.
Babam aslında militarist biri değildi.אבא לא היה טיפוס לוחמני במיוחד,
Babam aslında militarist biri değildi.لم يكن والدي من النوع العسكري حقيقة
Şu anki Başkumandan Bradley başa geçtikten sonra ...durum daha militarist bir hal aldı diyebilirim.Creo que el ejército empezó a ser más militarista cuando el actual General, Bradley, subió al poder.
Şu anki Başkumandan Bradley başa geçtikten sonra ...durum daha militarist bir hal aldı diyebilirim.Det blev mere militærisk, - - da øverstbefalende Bradley kom til magten.
Şu anki Başkumandan Bradley başa geçtikten sonra ...durum daha militarist bir hal aldı diyebilirim.Det blev mer militäriskt- -när överbefälhavare Bradley kom till makten.
Şu anki Başkumandan Bradley başa geçtikten sonra ...durum daha militarist bir hal aldı diyebilirim.Eu diria que tudo passou a ser mais militar... ... assim que o Comandante Supremo Bradley, chegou ao poder.
Şu anki Başkumandan Bradley başa geçtikten sonra ...durum daha militarist bir hal aldı diyebilirim.Le cose hanno preso una piega più militarizzata da quando il Comandante Supremo Bradley è arrivato al potere.
Şu anki Başkumandan Bradley başa geçtikten sonra ...durum daha militarist bir hal aldı diyebilirim.Tilanne muuttui militaristisemmaksi- -kun ylipäällikkö Bradley nousi valtaan.
Şu anki Başkumandan Bradley başa geçtikten sonra ...durum daha militarist bir hal aldı diyebilirim.To militarystyczne nastawienie zaczęło się, od kiedy objął władzę King Bradley.
Şu anki Başkumandan Bradley başa geçtikten sonra ...durum daha militarist bir hal aldı diyebilirim.Ο στρατός ανέλαβε περισσότερες εξουσίες με την άνοδο του Ανώτατου Διοικητή Μπράντλεϊ.
Şu anki Başkumandan Bradley başa geçtikten sonra ...durum daha militarist bir hal aldı diyebilirim.Я бы сказал, дела приняли более воинственный оборот... ...когда к власти пришёл Главнокомандующий Брэдли.