mil ile cümle

mil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Çoğu Avrupalı, Japon ve Çin milletleri arasındaki farkı söyleyemez.Most Europeans can't tell the difference between Japanese and Chinese people.
Londra'ya, üç aşağı beş yukarı, üç yüz mil uzaklıktadır.It's three hundred miles to London, give or take ten.
İki millet savaş hâlindeler.The two nations are at war.
Milletlerin, aynı bireyler gibi egoları vardır.Nations have their ego, just like individuals.
Amerika Birleşik Devletleri'nde milyonlarca insan işsizdir.Millions of people in the United States are unemployed.
Tom henüz bir milyoner değil.Tom isn't a millionaire yet.
Güneş yaklaşık 5 milyar yıl içinde kırmızı bir dev olacaktır.The sun will become a red giant in about 5 billion years.
Dünya nüfusu ilk olarak 1804'te bir milyara ulaştı.The world population reached one billion for the first time in 1804.
Bir milyar yetişkin, okuma yazma bilmiyor.One milliard adults are illiterate.
Bin milyon yetişkin okuma yazma bilmiyor.A thousand million adults are illiterate.
Bir milyar yetişkin okuma yazma bilmez.One thousand million adults are illiterate.
Evrende milyarlarca yıldız var.There are milliards of stars in the universe.
On beş milyar euro önümüzdeki dört yıl boyunca biriktirilmeli.Fifteen milliard euros must be saved over the course of the next four years.
Önümüzdeki dört yıl boyunca On beş bin milyon euro tasarruf edilmeli.Fifteen thousand million euros must be saved over the course of the next four years.
Bir kişi ölürse bir trajedi, milyonlarca kişi ölürse bir istatistiktir.A single death is a tragedy, a million deaths is a statistic.
Norveç'te sadece 5 milyon insan yaşıyor.Only 5 million people live in Norway.
On saniyelik bir öpüşmede, yaklaşık seksen milyon bakteri bulaşır.About 80 million bacteria are transferred during a 10 second kiss.
İşletmeler, son 52 ay içinde 9.7 milyondan fazla özel sektör istihdamı yarattılar.Businesses have created more than 9.7 million private sector jobs in the past 52 months.
Samanyolu, yaklaşık olarak 100 milyar yıldızdan oluşur.The Milky Way consists of about a hundred billion stars.
Bin millik yolculuk bir tek adımla başlar.A journey of a thousand miles starts with a single step.
Evren yaklaşık olarak13.750 milyon yaşındadır.The universe is about 13.75 thousand million years old.
Çin'de bir milyardan fazla insan yaşar.More than a billion people live in China.
Japon milleti ton balığı yemeyi sever.Japanese people like to eat tuna.
Yaklaşık bir milyar insan, açlık ve yoksulluktan muzdariptir.About a billion people suffer from hunger and poverty.
Kurşun zehirlenmesi dünya genelinde milyonlarca çocuğun sağlığını tehlikeye atar.Lead poisoning endangers the health of millions of children around the world.
Tamam millet, devam edin.OK, people, move along.
Tamam millet, gidelim.OK, people, let's go.
Tamam millet, dinleyin.OK people, listen up.
Bir milyon fıkra biliyorum.I know a million jokes.
Biz bu konuşmayı bir milyon kez yaptık.We've had this conversation a million times.
Plan yarım milyon dolar değerinde hisseler satın almak.The plan is to buy half a million dollars worth of shares.
Tom üç milyon dolara şehri dava ediyor.Tom is suing the city for 3 million dollars.
Bir milyon mil uzakta gibi görünüyorsun.You seem a million miles away.
Abartmaman gerektiğini sana milyon kere söyledim.I've told you a million times that you shouldn't exaggerate.
O, çok uzun zaman önce bir milyonerdi.He was a millionaire a long time ago.
2015, Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Işık Yılı ilan edilmiştir.2015 has been declared the International Year of Light by the United Nations.
Apple bu çeyrekte 75 milyon tane iPhone sattı.Apple sold 75 million iPhones this quarter.
Bu köprü bizim milli simgemiz oldu.This bridge has become our national icon.
Onun amacı, bir milyoner olmak.His goal is to become a millionaire.
O bir gecede bir milyoner olmak istiyor.He wants to become a millionaire overnight.
Bin yıl, bir millenium yapar.A thousand years makes a millennium.
Çığ saatte yirmibeş mil yol alıyordu.The avalanche was traveling at twenty five miles an hour.
Bu, bir yüz milyon dolarlık stadyum.This is a one hundred million dollar stadium.
Bu, yüz milyon dolarlık bir stadyum.This is a one hundred million dollar stadium.
Beton karma tesisi sadece şantiyeden bir mil uzakta.The concrete mixing plant is just a mile from the worksite.
Nehir bu noktada neredeyse bir mil genişliğindedir.The river is almost a mile wide at this point.
Onlar yüzlerce mil rampa ve köprüler yapmak zorundaydı.They had to build hundreds of miles of ramps and bridges.
Bize birkaç mil kablo gerek.We need several miles of cable.
O bugünün parasıyla bir milyar dolardır.It's a billion dollars in today's money.
Milyonlarca insan işsiz kaldı.Millions of people were unemployed then.
Yarış, bir milyona yakın bir kalabalık tarafından izlendi.The race was watched by a crowd of nearly a quarter of a million people.
Onlar düşman saldırısına karşı koymak için millerce yeraltı tünelleri kazdılar.They dug miles of underground tunnels to resist the enemy attack.
Tom kent sakinlerini bir milis oluşturmaya çağırdı.Tom urged the residents of the town to form a militia.
Tom yerel milise katıldı.Tom joined a local militia.
Rejim asi milisler tarafından devrildi.The regime was overthrown by rebel militias.
Dan kasa dairesine girdi ve milyonlarca dolar çaldı.Dan broke into the vault and stole millions of dollars.
Tom saatte 80 mil hızla tünelden çıktı.Tom exited the tunnel at 80 miles an hour.
Dan yarım milyon dolar içeren bir çanta taşıyordu.Dan was carrying a bag containing half a million dollars.
Hükümet, yerel milislere silah sağladı.The government supplied weapons to local militia.
Yüz tane on yıl, bir milenyum yapar.A hundred decades make a millennium.

İlgili Sayfalar