Bir milyon kişi savaşta hayatını kaybetti.One million people lost their lives in the war.
Yarım milyon çocuk Nijer'de hâlâ yetersiz beslenme ile karşı karşıyadır.Half a million children still face malnutrition in Niger.
Milliyetim Fransız ama Vietnam kökenliyim.I have French nationality but Vietnamese origins.
Gökyüzünde milyarlarca yıldız var.There are billions of stars in the sky.
Banka şirkete bir milyon dolar kredi verdi.The bank loaned the company $1 million.
Bankadaki bakiye 2 milyon yende duruyor.The balance at the bank stands at two million yen.
Köprü bir mil yukarıda.The bridge is one mile above.
Büyük güce sahip egemen milletler olduğu sürece savaş kaçınılmazdır.As long as there are sovereign nations possessing great power, war is inevitable.
Tatilde Milton'un tüm eserlerini okudum.In the vacation, I read the entire works of Milton.
Okul yaklaşık bir mil uzakta duruyor.The school stands about one mile off.
Ben, kıyıdan yaklaşık bir mil ötede bir balıkçı teknesi gördüm.I saw a fishing boat about a mile off the shore.
Denize yarım milden daha fazla değil.It is no more than half a mile to the sea.
Firmamızın yıllık satışları bin milyon yen'tir.Our company has annual sales of a thousand million yen.
Biz barış seven bir milletiz.We are a peace-loving nation.
Bizim milletvekili yeni vergi planına karşı çıktı.Our representative argued against the new tax plan.
Biz milenyum hatası için tamamen hazırlıklıyız.We're thoroughly prepared for the millennium bug.
Salı günü yayınlanan planda 54 milyar dolar vergi indirimi duyuruldu.The plan announced Tuesday calls for $54 billion in tax cuts.
Konser Milli Marş ile sona erdi.The concert concluded with the national anthem.
Çatıdan millerce öteyi görebilirsin.You can see for miles from the roof.
İstasyona kadar bir milden daha fazla değil.It is no more than a mile to the station.
İstasyon buradan yaklaşık üç mil.The station is about three miles from here.
İstasyon iki mil uzaklıkta.The station is two miles away.
İngilizcede tahminen yarım milyonun üzerinde sözcük var.It is estimated that there are over half a million words in English.
Evrende milyonlarca yıldız var.There are millions of stars in the universe.
O yaklaşık 10 milyon yen mi?Is it about ten million yen?
Bir milletin para ve mali politikalarının yeterli karışımına sahip olması önemlidirIt is important for a nation to have an adequate mix of monetary and fiscal policies.
Vatanseverler kendi milletinin haklarını savundu.The patriots stood up for the rights of their nation.
Evim buradan sadece bir mildir.My house is only a mile from here.
Biz araba içinde yaklaşık 100 mil katettik.We covered some 100 miles in the car.
Doğal kaynaklarımız için yabancı milletlere bağımlıyız.We depend on foreign nations for our natural resources.
Bir milyon doların olsa ne yaparsın?What would you do if you had a million dollars?
Şimdi bir milyon yenim olsa, bir araba alırdım.If I had one million yen now, I would buy a car.
On milyon yeniniz olsa ne yaparsınız?Suppose you had ten million yen, what would you do?
Dr. Miller, bir süre beklemenizi istiyor.Dr. Miller wants you to wait for a while.
Bay Miller adında biri sizi görmek istiyor.A Mr Miller wants to see you.
Milton klasik yazarlardan biridir.Milton is one of the classic writers.
Milton'un eserlerini hiç okudunuz mu?Have you ever read Milton's works?
Milton gibi şairler enderdir.Such poets as Milton are rare.
Barbar milletler hâlâ var.There are still barbarous nations.
Çatalların yemek için genel kullanımı milattan sonra onuncu yüzyılda başladı.The general use of forks for eating started in the tenth century A.D.
7 milyon7,5 millió
Gül, bu ülkenin milli çiçeğidir.The rose is the national flower of this country.
Napolyon, İngilizleri bir esnaf milleti olarak nitelendirdi.Napoleon called the English a nation of shopkeepers.
Milliyetçilikle faşizmi bir tutamazsın.You can't equate nationalism with fascism.
Bayan Thompson milyoner olduğu gerçeğini saklamak istiyor.Mrs. Thompson wants to conceal the fact that she is a millionaire.
Almanlar tutumlu bir millettir.Germans are a frugal people.
Maliyeti ne kadar olursa olsun, milyoner sanat eserini alma konusunda ısrar etti.The millionaire insisted on acquiring the masterpiece no matter how much it cost.
Sadece dikkatsiz bir hata şirkete milyonlarca dolara mal oldu.Only one careless mistake cost the company millions of dollars.
Tren saatte 50 mil hızla gidiyordu.The train is traveling at the rate of 50 miles an hour.
Tren saatte 20 mil yol alır.The train makes 20 miles an hour.
O yıl otomobil üretimi rekor 10 milyon araca ulaştı.Car production in that year reached a record 10 million vehicles.
Ben o gün elli mil sürdüm.I rode fifty miles that day.
Ada kıyıdan yaklaşık iki mil uzaklıktadır.The island is about two miles off the coast.
Ada, sahilin bir mil açığında bulunuyor.The island lies a mile off the coast.
Kasaba, kıyıdan iki mil uzaktadır.The town is two miles away from the coast.
Şehir Londra'nın elli mil kuzeyindedir.The city is fifty miles above London.
Şehir Londra'nın elli mil yukarısındadır.The city is fifty miles above London.
O kasaba iki mil uzaklıkta.That town is two miles away.
Milyoner, fakir bir çocuk olarak hayata başladı.The millionaire began life as a poor boy.
Milyoner, maliyeti ne olursa olsun başyapıtı satın almaya niyetlendi.The millionaire intended to purchase the masterpiece regardless of cost.