Ana içeriğe geç
Sözlük

mikrofonu ile cümle

mikrofonu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Mikrofonu ona uzattım.I handed the mike to him.
Mikrofonu almak ister misiniz?Would you like to take the mic?
Bana mikrofonu ver.Give me the mic.
Tom mikrofonu açtı.Tom switched on the microphone.
Tom mikrofonun önünde durdu.Tom stood in front of the microphone.
Mikrofonu eline geçirince Tom'un kişiliği tamamen değişiyor.Tom's personality changes completely when he grabs the mic.
Tom mikrofonu eline alınca kişiliği tamamen değişir.Tom's personality changes completely when he grabs the mic.
Tom mikrofonu Mary'den alıp götürdü.Tom took the microphone away from Mary.
Tom elini mikrofonun üzerine koydu.Tom put his hand over the microphone.
Tom mikrofonu kaptı ve bağırdı "toplantı salonu yanıyor!"Tom grabbed the microphone and yelled "The auditorium is on fire!"
Tom Mary'ye bir şey söylemek için döndüğünde mikrofonu kapatmayı unuttu.Tom forgot to turn off the microphone when he turned to say something to Mary.
Mikrofonun ekstraya mal olduğunu unutmak kolay.It's easy to forget that the microphone costs extra.
Mikrofonu Tom'a verdim.I handed the mike to Tom.
Mikrofonum nerede?Where's my microphone?
Sami mikrofonu kapattı.Sami turned off the microphone.
Tom mikrofonunu kapatmayı unuttu.Tom forgot to turn his mic off.
Tom mikrofonunun sesini kapattı.Tom muted his microphone.
Tom mikrofonunu sessize aldı.Tom muted his microphone.
Mikrofonunuz açık.Your microphone is on.
Tam o sırada piramit yıkılır ve Stewie mikrofonunu düşürür.The pyramid falls and Stewie drops the microphone.
Bu titreşimler sonucunda mikrofonun çıkış uçlarında bir gerilim meydana gelir.So in a sense the noise will be lost at the output of the filter.
Şimdi mikrofonu bir süreliğine bırakıp bir dizi nota çalacağım.If I just put the microphone down for a bit, I'm going to play a cluster of notes.
Hey, mikrofonundan mutlu musun?Hey, um, you happy to go handheld?
Uygunsa, mikrofonunu takayım.I've gotta fix your mike, if that's OK.
Kodunuzu girin, ama öncelikle mikrofonunuzu test edin.You type in your code, but you first test your mic.
Ve şimdi mikrofonu açabilirsiniz.And you can turn the mike on now.
Mikrofonumun biraz kısık olduğunu söylediler.I'm being told that my microphone is a bit low.
Senin için mikrofonu tutacağım.[M.] Okay I'll hold this microphone for you.
Bu, mikrofonu kullanan bir örnek.Here's an example of a project using the microphone.
"Mikrofonun ses kontrol sırasında kapalı değildi."Your mic wasn't off during sound check.
Mikrofonu gördüğünde, (PM:When you see the microphone, say ... (PM:
" Sizinkinden ne haber?" ve mikrofonu onlara uzatırım."What about yours?" and I would point the microphone towards them.
Elinizi kaldırın, mikrofonu size ulaştıracağız.Raise your hand, and we'll try to get you a microphone.
Beni duymanız için mikrofonu düzelteyim Şimdi sıkmaya çalışacağım... Çok ıslak...It's becoming a tube of water.
Afedersiniz, mikrofonunun sesini düzeltebilir miyiz?Excuse me, could we work on the design of the microphone?
Dışarıya her sabah penceremden mikrofonu dayarlarThey rock the mic outside my window every morning.
Mikrofonu 20 santimetre oynattım.I've moved the microphone 20 centimeters.
Yani o siktiđimin mikrofonunu pazarlasan iyi edersinSo you'd better trade your fucking mics in for some tool-box-es
Tıpkı benimki gibi bir mikrofonu vardı.He had his head mic like I've got.
Oh tabii, mikrofonu beni karşıma koy.Oh, sure, put the microphone in front of me.
Mikrofonun yanına.Near the microphone.
Bilmiyorum, bilmiyorum. <br />Yine de, nasıl benim kıymetli mikrofonumu alabilirsin?I don't know, I don't know. Still, how could you take away my jewel mic?
Bugün aldığın tüm şeylere kıymetli mikrofonumu ekleyemezsin. Benim mücevherli mikrofonum!All the things that you received today won't add up to my jewel mike.
Ama Tedder’ın mikrofonun önündeki insan olma arzusu hala dipdiriydi.No entanto, o desejo de obter sucesso de Tedder estava ofuscado atrás do microfone.
Tam o sırada piramit yıkılır ve Stewie mikrofonunu düşürür.A pirâmide cai e Stewie solta o microfone.
Kullanıcı, cihazının mikrofonunu kullanarak kendi konuşmasını kaydedebilir.De mogelijkheid om in multiplayer te praten via je microfoon.
Az önce mikrofonum çalışmadı, sebebini bilmiyorum.Om de een of andere reden werkte de microfoon daarnet niet.
Altın Kitaplar Mikrofonunu Kordonuna Göre Uzat.Uhonorowany Złotym Mikrofonem.
Bana mikrofonu ver.Дай мені мікрофон.
Mikrofonum nerede?Де мій мікрофон?
İsko: Sarı saçlarından sen suçlusun. (mikrofonunu bozduğum için özür dilerim.)Jason: (otevře dveře náklaďáku s Rakyaty) Vaas: Ahoj Jasone, chyběl jsem ti?
Bu titreşimler sonucunda mikrofonun çıkış uçlarında bir gerilim meydana gelir.Vedle pohybů to bylo například zasouvání mikrofonu do úst.
Directionality mikrofonun hangi yön veya yönlerden gelen seslere duyarlı olduğunu gösterir.A mikrofon iránykarakterisztikája adja meg, hogy a mikrofon milyen irányból érzékeny a hangokra.
Konserlerde şarkı söylüyor gibi görünse de, genellikle mikrofonu kapalı oluyordu.Bár a klipekben sokszor úgy tűnik, mintha énekelne, valójában a mikrofonok sehová nincsenek csatlakoztatva.
Mikrofonum nerede?Hol a mikrofonom?
Mikrofonum nerede?Hol van a mikrofonom?
Directionality mikrofonun hangi yön veya yönlerden gelen seslere duyarlı olduğunu gösterir.指向特性 マイクがどの方向の音をよく拾うかをあらわしたもの。
Afedersiniz, mikrofonunun sesini düzeltebilir miyiz?Czy moglibyśmy poprawić ten mikrofon?
Afedersiniz, mikrofonunun sesini düzeltebilir miyiz?Disculpen, ¿podríamos trabajar en el diseño del micrófono?
Afedersiniz, mikrofonunun sesini düzeltebilir miyiz?Entschuldigung, könnten wir an dem Designs des Mikrofons arbeiten?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod