Ana içeriğe geç
Sözlük

mikro ile cümle

mikro kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ama hepsinden de önemlisi, küçük kadın gruplarına, mikro-kredi desteği sağlanıp onlarla birlikte çalışılması.והכי חשוב, לדעתי, עבודה עם קבוצות קטנות של נשים, ויצירת הזדמנויות עבורן לקבלת הלוואות מיקרו-אשראי.
Ama hepsinden de önemlisi, küçük kadın gruplarına, mikro-kredi desteği sağlanıp onlarla birlikte çalışılması.الأهم من ذلك كله، على ما أعتقد هو العمل مع مجموعات صغيرة من النساء، ومنحهن فرص لقروض صغيرة جدا.
Ama hepsinden de önemlisi, küçük kadın gruplarına, mikro-kredi desteği sağlanıp onlarla birlikte çalışılması.小さな女性グループを対象に 少額低金利ローンを提供することです 小さな女性グループを対象に 少額低金利ローンを提供することです 返済率は他の国と同水準の約95%を維持しています
Amerikan Mikrobiyoloji Örgütü'nden bu resimler bize prosesi gösteriyor.이 사진들은 미국미생물학회의 자료인데, 바로 그 과정을 보여줍니다.
Amerikan Mikrobiyoloji Örgütü'nden bu resimler bize prosesi gösteriyor.Những hình ảnh này lấy từ Hiệp hội vi sinh học Mỹ sẽ cho chúng ta thấy cái quá trình đó.
Amerikan Mikrobiyoloji Örgütü'nden bu resimler bize prosesi gösteriyor.Queste foto della American Society of Microbiology ci mostrano il processo.
Amerikan Mikrobiyoloji Örgütü'nden bu resimler bize prosesi gösteriyor.Te ilustracje Amerykańskiego Towarzystwa Mikrobiologii pokazują, jak to działa.
Amerikan Mikrobiyoloji Örgütü'nden bu resimler bize prosesi gösteriyor.Αυτές οι εικόνες από την Αμερικάνικη Κοινότητα Μικροβιολογίας μας δείχνουν τη διαδικασία.
Amerikan Mikrobiyoloji Örgütü'nden bu resimler bize prosesi gösteriyor.Тези изображения от Американското общество за микробиология ни показват процеса.
Amerikan Mikrobiyoloji Örgütü'nden bu resimler bize prosesi gösteriyor.התמונות האלה מהאגודה האמריקאית למיקרוביולוגיה מראות לנו את התהליך.
Amerikan Mikrobiyoloji Örgütü'nden bu resimler bize prosesi gösteriyor.هذه الصورة من الجمعية الأمريكية للمايكروبايولوجي توضح لنا العملية
A. sadece mikrodalgada çalışıyor ve B, henüz o kadar da iyi çalışmıyor.A: alleen met microgolven, en B: nog niet heel goed.
A. sadece mikrodalgada çalışıyor ve B, henüz o kadar da iyi çalışmıyor.A - działają tylko na mikrofale i B - nie działają jeszcze zupełnie prawidłowo.
A. sadece mikrodalgada çalışıyor ve B, henüz o kadar da iyi çalışmıyor.A: es funktioniert nur mit Mikrowellen, und B: es funktioniert ja noch gar nicht so gut.
A. sadece mikrodalgada çalışıyor ve B, henüz o kadar da iyi çalışmıyor.A: funzionano solo sulle miroonde, e B: ancora non funzionano affatto bene.
A. sadece mikrodalgada çalışıyor ve B, henüz o kadar da iyi çalışmıyor.A, sólo funcionan con microondas, y B, todavía no funcionan tan bien.
A. sadece mikrodalgada çalışıyor ve B, henüz o kadar da iyi çalışmıyor.B:あまりよく働かないんだ でも メタマテリアルは 信じられないほど興奮する分野だ
A. sadece mikrodalgada çalışıyor ve B, henüz o kadar da iyi çalışmıyor.첫째, 우선 이건 극초단파에서만 작동하고요. 그리고 둘째, 아직 그렇게 잘 작동되지 않습니다.
A. sadece mikrodalgada çalışıyor ve B, henüz o kadar da iyi çalışmıyor.А: работают только с микроволнами, и Б: не так-то хорошо пока что работают.
A. sadece mikrodalgada çalışıyor ve B, henüz o kadar da iyi çalışmıyor.א. עובד על מיקרו-גלים, ב. עדיין לא עובד כל כך טוב כמו שהיינו רוצים.
A. sadece mikrodalgada çalışıyor ve B, henüz o kadar da iyi çalışmıyor.أولاً، تُشغّل فقط في الوجات الصُغرى، وثانياً، لا تعمل بالجودة المطلوبة بعد.
Atık kollarından maden çıkarmak için mikrop moleküllerinin taklitlerini filtrelere yerleştiriyorlar.저것은 미생물들의 분자들을 모방해서 필터에 내장시켜놓았습니다. 폐수에서 금속을 얻기 위함이죠.
Atık kollarından maden çıkarmak için mikrop moleküllerinin taklitlerini filtrelere yerleştiriyorlar.Sie ahmen Moleküle von Mikroben nach und bauen sie in Filter ein um Abfallflüsse zu nutzen.
Atık kollarından maden çıkarmak için mikrop moleküllerinin taklitlerini filtrelere yerleştiriyorlar.שמטמיעה חיקויים של מולקולות של מיקרובים על גבי פילטרים על מנת לכרות מתוך זרמי פסולת.
Atık kollarından maden çıkarmak için mikrop moleküllerinin taklitlerini filtrelere yerleştiriyorlar.والتي تغرس ما يشبه الميكروبات على مصافي لاستخراج المعادن من مجاري الفضلات.
Atık kollarından maden çıkarmak için mikrop moleküllerinin taklitlerini filtrelere yerleştiriyorlar.廃水から金属採取を実現しています グリーン・ケミストリー は水の中の化学です
Az bilinen bir gerçek olsa da mikrofonda da çok fenayım!Jij bent Vader, / met je kleine laarzen en een mantel
Az bilinen bir gerçek olsa da mikrofonda da çok fenayım!Málo známý fakt: Jsem machr s mikrofonem!
Az bilinen bir gerçek olsa da mikrofonda da çok fenayım!Petit fait connu: au micro j'ai un rap qui arrache Toi, tu es Vader
Az bilinen bir gerçek olsa da mikrofonda da çok fenayım!Putin stiut adevar: Deasemenea foarte bun la microfon
Az bilinen bir gerçek olsa da mikrofonda da çok fenayım!Soy Adolf Hitler. Comandante del Tercer Reich.
Az bilinen bir gerçek olsa da mikrofonda da çok fenayım!Ти си Вейдър, / с малките си ботушки и наметало! /
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.Al comienzo solo vemos a las hormigas En una especie de interacción con el microscópio de fibra óptica.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.All'inizio vedi semplicemente le formiche "studiare" il microscopio a fibra ottica.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.Au début, vous ne voyez que les fourmis qui essaient de jouer avec le microscope.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.I begyndelsen ser man myrerne der på en måde angriber det fiberoptiske mikroskop.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.In het begin zie je alleen de mieren die in de weer zijn met de glasvezelmicroscoop.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.처음에는 그저 개미가 이 현미경으로 달려드는 모습만을 보시게 됩니다.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.La început doar vedeţi furnicile interacţionând parţial cu microscopul cu fibră optică.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.Na początku widzimy tylko mrówki zabawiające się z mikroskopem.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.Zu beginn sehen sie die Ameisen, wie sie sich ein wenig mit dem Mikroskop beschäftigen.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.Вначале вы видите муравьёв, которые очень заинтересованы волоконно-оптическим микроскопом.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.В началото само виждаш как мравките някак се занимават с фиброоптичния микроскоп.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.בהתחלה אתם רואים רק את הנמלים סתם מתעסקות עם מיקרוסקופ הסיב האופטי.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.في البداية أنتم تشاهدون النمل مجرد نوع من التواصل مع الألياف البصرية المجهر.
Başlangıçta sadece... ...fiber optik mikroskopa takılan karıncaları görürsünüz.接触しているのアリが見えます 巣の中のアリはどれも
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.Chodím po miestnosti (Smiech) a hľadám ich.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.Dan loop ik meestal zo door de kamer, (Gelach) om er eentje te vinden.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.E eu, normalmente, ando pela sala... (Risos) ... a tentar encontrar uma e coloco-a sob o microscópio.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.E quello che faccio di solito è girare per la stanza, (Risate) cercando di trovarne una.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.Moja metoda polega więc na przejściu się po pokoju, (Śmiech) aby znaleźć takie włókno.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.Und was ich normalerweise mache ist, im Raum herumzulaufen - (Lachen) - und versuche, welche zu finden.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.Y lo que yo hago por lo general es caminar por la habitación... (Risas) tratando de encontrar una.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.И я обычно хожу по комнате, (Смех в зале) пытаясь их поймать.
Ben de odada dolaşıp (Kahkahalar) bunlardan bulmaya çalışıyorum. Sonra da mikroskopun altına koyuyorum.Онова, което обикновено правя, е да обикалям стаята... (Смях) опитвайки се да намеря някоя.
Bilirsiniz, kayıt odasındaki mikrofonlar ve bütün bir gün boyunca süren kayıtlarla olan sey.Bạn biết đấy, cái việc phải làm với micro trong phòng cả ngày.
Bilirsiniz, kayıt odasındaki mikrofonlar ve bütün bir gün boyunca süren kayıtlarla olan sey.Dat gedoe met de microfoon in de kamer.
Bilirsiniz, kayıt odasındaki mikrofonlar ve bütün bir gün boyunca süren kayıtlarla olan sey.Die Sache mit den Mikrofonen im Studio und so.
Bilirsiniz, kayıt odasındaki mikrofonlar ve bütün bir gün boyunca süren kayıtlarla olan sey.아시다시피, 사물은 방 안의 마이크죠.
Bilirsiniz, kayıt odasındaki mikrofonlar ve bütün bir gün boyunca süren kayıtlarla olan sey.Sapete, quella cosa con i microfoni nella stanza e tutto il giorno.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod