O gurur değil midir? o, onu bles'd saymak erdirmezOna je na to pyšný? Což se nepočítá své bles'd,
O gurur değil midir? o, onu bles'd saymak erdirmezOnko hän ole ylpeä? onkaan hän ei lasketa hänen bles'd,
O gurur değil midir? o, onu bles'd saymak erdirmezДали тя не е горд? изяжда тя не се брои си bles'd,
O gurur değil midir? o, onu bles'd saymak erdirmezРазве она не гордится? Станет ли она не считать ее bles'd,
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.Azt mondja, úgy gondolja, esznek-én "fű ugyanaz, mint én "vad pónik csinálni.
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.Cô nói rằng cô tin rằng họ ăn cỏ thứ giống như thứ "ngựa hoang dã.
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.Dia bilang dia percaya mereka makan rumput th ' sama seperti kuda liar th 'lakukan.
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.Ea spune ea crede că ei mananca iarba-lea " aceeaşi ca ponei sălbatic-lea "face.
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.Ela diz que acredita que eles comem grama th ' mesmo que pôneis selvagens th 'fazer.
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.Ella dice que cree que comer hierba th ' igual que los potros salvajes th 'hacer.
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.Elle dit qu'elle croit qu'ils mangent de l'herbe th ' même que des poneys sauvages th 'faire.
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.일 그들을 '황무지가 fattens. 그녀는 그들이 일 '잔디를 먹고 믿고 말합니다 과 같은 일 '야생 조랑말 않습니다.
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.Hän kertoo uskoo he syövät th "ruohoa sama kuin th "villi ponit tehdä.
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.Hon säger att hon tror att de äter th "gräs samma som e "vilda ponnyer göra.
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.Hovorí, že verí, že jej th 'trávu rovnako ako th 'divoké poníkmi robiť.
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.Hun siger, at hun mener, at de spiser th 'græs samme som th 'vilde ponyer gør.
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.Lei dice che crede che mangiano l'erba Th ' stessa th 'pony selvatici fare.
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.Mówi, że wierzy, że jedzą trawę th " takie same jak dzikie konie th "zrobić.
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.Pravi, da verjame, da jedo travo th " enako kot divje ponije th "storiti.
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.Říká, že věří, že jí th 'trávu stejně jako th 'divoké poníky dělat.
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.Sie sagt, sie glaubt, sie essen th 'Gras wie th 'wilden Ponys zu tun.
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.thの'野生のポニーが行うと同じ。 私たちのDickonは、彼が12歳だし、彼は彼が彼自身を呼び出す若い子馬を持っている。"
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.Ze zegt dat ze gelooft dat ze eten th 'gras hetzelfde als wilde pony's th 'te doen.
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.Λέει ότι πιστεύει τρώνε χόρτο ου " ίδιο όπως και τα άγρια άλογα ου ".
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.Вона каже, що вірить, що вони їдять траву й ' само, як і я "диких поні робити.
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.Она говорит, что верит, что они едят траву й ' же, как и я "диких пони делать.
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.Тя казва, че вярва, че те ядат трева ти същите като диви понита ти правя.
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.ה 'לעגון fattens אותם. היא אומרת שהיא מאמינה שהם אוכלים עשב 'ה כמו סוסי פרא 'ה לעשות.
O inci 'ot yemek inandığını söyledi aynı th 'vahşi midilli.ال 'المستنقع يخصب' م. تقول إنها تعتقد أنها تأكل العشب ال ' نفس المهور ال 'البرية القيام به.
Öncelikle, bir şey sanatsal bir obje midir?Először, valami művészi tárgy?
Öncelikle, bir şey sanatsal bir obje midir?Erstens, ist etwas ein Kunstobjekt?
Öncelikle, bir şey sanatsal bir obje midir?În primul rand, este acel ceva un obiect de artă?
Öncelikle, bir şey sanatsal bir obje midir?첫째, 어떤 물건이 예술적인 물건인가요?
Öncelikle, bir şey sanatsal bir obje midir? O halde korunmayı hak eder.Đầu tiên, khi những thứ gì là đối tượng của nghệ thuật thì nó xứng đáng bảo vệ.
Öncelikle, bir şey sanatsal bir obje midir?Pertama, apakah dia adalah objek yang artistik?
Öncelikle, bir şey sanatsal bir obje midir?Po pierwsze, czy to przedmiot artystyczny?
Öncelikle, bir şey sanatsal bir obje midir?Premièrement, l'objet est-elle un objet d'art ?
Öncelikle, bir şey sanatsal bir obje midir?Primeiro: é um objecto artístico?
Öncelikle, bir şey sanatsal bir obje midir?Primero, ¿es un objeto artístico?
Öncelikle, bir şey sanatsal bir obje midir?Primo, si tratta di un oggetto artistico?
Öncelikle, bir şey sanatsal bir obje midir?Ten eerste: is het een kunstobject?
Öncelikle, bir şey sanatsal bir obje midir?Είναι κάτι, καλλιτεχνικό αντικείμενο;
Öncelikle, bir şey sanatsal bir obje midir?Вопрос первый: Является ли объект защиты предметом искусства?
Öncelikle, bir şey sanatsal bir obje midir?Перше питання: Чи є предмет захисту предметом мистецтва?
Öncelikle, bir şey sanatsal bir obje midir?Първо, нещо предмет на изкуството ли е?
Öncelikle, bir şey sanatsal bir obje midir?ראשית, האם מדובר בחפץ אומנותי?
Öncelikle, bir şey sanatsal bir obje midir?الأول، هل الشيء موضوع فني؟
Öncelikle, bir şey sanatsal bir obje midir?そうなら保護されるに値します
Onlar gerçekte ksenofobi ve otoritaryanizm ve Puritanizm'in kaynakları değiller midir?Bukankah itu hanya landasan dari xenofobia dan otoritarianisme dan Puritanisme?
Onlar gerçekte ksenofobi ve otoritaryanizm ve Puritanizm'in kaynakları değiller midir?Đó chẳng phải là các nền tảng của tính bài ngoại, của chủ nghĩa độc đoán và Thanh giáo hay sao?
Onlar gerçekte ksenofobi ve otoritaryanizm ve Puritanizm'in kaynakları değiller midir?Eivätkö ne ole vain taustalla muukalaisvihassa, autoritarismissa ja puritanismissa?
Onlar gerçekte ksenofobi ve otoritaryanizm ve Puritanizm'in kaynakları değiller midir?Er disse ikke bare grundlaget for fremmedhad, totalitarisme og puritanisme?
Onlar gerçekte ksenofobi ve otoritaryanizm ve Puritanizm'in kaynakları değiller midir?Ezek nem csupán az idegengyűlölet, a tekintélyelvűség és a puritanizmus alapkövei?
Onlar gerçekte ksenofobi ve otoritaryanizm ve Puritanizm'in kaynakları değiller midir?그것들은 도덕의 토대라기보다는 그저 외국인 혐오증이나 권위주의 혹은 청교도주의의 토대가 아니냐는거겠죠.
Onlar gerçekte ksenofobi ve otoritaryanizm ve Puritanizm'in kaynakları değiller midir?Nejsou spíš zdrojem xenofobie, autoritářství a puritánství?
Onlar gerçekte ksenofobi ve otoritaryanizm ve Puritanizm'in kaynakları değiller midir?Ne sont-elles pas juste les fondations de la xénophobie, de l'autoritarisme et du puritanisme ?
Onlar gerçekte ksenofobi ve otoritaryanizm ve Puritanizm'in kaynakları değiller midir?Non sono solo i fondamenti della xenofobia dell' autoritarismo e del puritanesimo?
Onlar gerçekte ksenofobi ve otoritaryanizm ve Puritanizm'in kaynakları değiller midir?¿No son esos precisamente los fundamentos de la xenofobia el autoritarismo y Puritanismo?
Onlar gerçekte ksenofobi ve otoritaryanizm ve Puritanizm'in kaynakları değiller midir?Nu sunt ele exact fundamentele xenofobiei, autoritarismului și puritanismului?
Onlar gerçekte ksenofobi ve otoritaryanizm ve Puritanizm'in kaynakları değiller midir?Sind das nicht einfach die Grundpfeiler von Fremdenfeindlichkeit und Autoritarismus und Puritanismus?