mi ile cümle
mi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Yakın gelecekte aya varabilir miyiz?Can we get to the moon in the near future?
Bu günlerin birinde seni görmeye gelebilir miyim?May I come to see you one of these days?
Bir sigara-içilmeyen bölümünüz var mı?Do you have a non-smoking section?
Sahip olduğum az miktarda parayı ona verdim.I gave him what little money I had.
O, aynada kendine bakmadı mı?Hasn't he looked at himself in a mirror?
Göğsüne masaj yapmamı ister misin?Would you like me to massage your chest?
Midem ekşidi.I have heartburn.
Deli misin?Are you mad?
Delirdin mi sen?Are you mad?
Köprü bir mil yukarıda.The bridge is one mile above.
Profesörün konuşması mizah doluydu.The professor's speech was full of humor.
Onu sınıfta yer misin?Do you eat it in the classroom?
Kyoko bir şarkı mırıldanarak gitti.Kyoko went away, humming a song.
Üzgünüm ama bana sonraki köyün yolunu gösterebilir misiniz?Sorry, but can you show me the way to the next village?
Lütfen pencereyi açar mısın?Would you please open the window?
Pencereyi açar mısın?Would you mind opening the window?
Mektubumu postalar mısın?Would you be so kind as to post my letter?
Büyük güce sahip egemen milletler olduğu sürece savaş kaçınılmazdır.As long as there are sovereign nations possessing great power, war is inevitable.
Kyoto İstasyonu'na giden yolu bana söyler misiniz?Will you tell me the way to Kyoto Station?
Kyoto'dan bahsetmişken, sen hiç Kinkakuji tapınağını ziyaret ettin mi?Speaking of Kyoto, have you ever visited the Kinkakuji Temple?
Balık sever misiniz?Do you like fish?
Balık hâlâ canlı mı?Is the fish still alive?
Bir sütçü var mı?Is there a milkman?
Biraz sütün var mı?Do you have some milk?
Bir bardak daha süt almaz mısınız?Won't you have another glass of milk?
Süt yerine şarap içer misin?Will you drink wine instead of milk?
Dana ve kuzu eti arasında herhangi bir tercihin var mı?Have you got any preference between beef and lamb?
Ağlasam mı yoksa gülsem mi bilmiyorum.I don't know whether to cry or to laugh.
Bir ambulansa ihtiyacın var mı?Do you need an ambulance?
Hiç ekspres tren var mı?Are there any express trains?
Aceleniz var mı?Are you in a hurry?
Miyazaki eskisi gibi değil.Miyazaki is not what it used to be.
Tatilin tadını çıkardın mı?Did you enjoy your holiday?
Dinlenelim mi?Shall we take a rest?
Tatilde Milton'un tüm eserlerini okudum.In the vacation, I read the entire works of Milton.
Tatil için nereye gideceğine karar verdin mi?Have you made up your mind where to go for the holidays?
Ben tatildeyken çocuklarımla ilgilenir misin?Would you look after my children while I am away on vacation?
Ben dinlenebilir miyim?May I take a rest?
Bay Oka İngilizce öğretecek mi?Will Mr Oka teach English?
Tepede meşe ağaçları var mı?Are there oak trees on the hill?
Sıkıntıya rağmen, mimar dünya çapında üne ulaştı.Despite adversity, the architect achieved worldwide fame.
Misafirlerin hepsi gittiler.The guests are all gone.
Misafirlerden bazılarının ziyafet salonundan ayrıldığını gördüm.I saw some of the guests leave the banquet room.
Sigara içebileceğim bir yer var mı?Is there a place I can smoke?
Sigara içmekle akciğer kanseri arasında bir bağlantı var mı?Is there a link between smoking and lung cancer?
Sorun Mike'ın gerçeği bilip bilmediğidir.The question is whether Mike knew the fact or not.
Yağmuru seviyorsun, değil mi?You like rain, don't you?
Yağmurdan hoşlanıyorsun, değil mi?You like rain, don't you?
Onun Fransızca konuştuğunu duymadın mı?Didn't you hear her speaking French?
Kimya mı okuyorsun?Do you study chemistry?
Bana değerli zamanınızdan birkaç dakika ayırabilir misiniz?Can you spare me a few minutes of your valuable time?
Muhabir: Bana bir örnek verebilir misin?Reporter: Can you give me an example?
O, kedi yavrusunu incitti mi?Did she hurt that kitten?
Muhabir: Ona bir kedi yavrusu aldınız mı?Reporter: Did you buy her a kitten?
Noriko gerçekten sevimli bir kişi, değil mi?Noriko really is a nice person, isn't she?
Hangisi daha hızlı gider, bir gemi mi, yoksa bir tren mi?Which goes faster, a ship or a train?
İyi hissetmiyorum. Bana bir ilaç verir misiniz?I don't feel well. Could you give me some medicine?
Güzel bir sabah, değil mi?Isn't it a lovely morning?
Sence iklimimizin karakterlerimiz üzerinde bir etkisi var mı?Do you think our climate has an influence on our character?
Onu seviyorsun, değil mi?You like it, huh?