mi ile cümle
mi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tavsiye edebileceğin biryer var mı?Is there any place you recommend?
Benim için gelene kadar benim beklememi ister misiniz?Do you want me to wait until you come for me?
Aileme yaptıklarınız için size çok minnettarım.I am very grateful to you for what you've done for my family.
Harcadığın paranın miktarı nedir.What is the amount of money you spend?
Dün ne aldığını bana gösterir misin?Will you show me what you bought yesterday?
Geçen sene orta ikideydin, değil mi?You were in the second year of middle school last year, right?
Partide eğlendin mi?Did you have a good time at the party?
Yaptığınız işin miktarı ile orantılı olarak para alırsınız.You get paid in proportion to the amount of the work you do.
Ne zaman gelirsen gel bizim misafirimiz olacaksın.Whenever you come, you will be our guest.
Atlanta'ya bir aktarmalı uçuş alabilir miyim?Can I get a connecting flight to Atlanta?
Lütfen daha sonra tekrar gelir misin?Would you please come again later?
Oradaki kameramanın milliyeti nedir?What is the nationality of that cameraman over there?
Birkaç aspirin gönderir misin?Could you send up some aspirin?
Ertesi gün zamanın var mı?Do you have time the day after tomorrow?
Işığı kapatabilir miyim?Do you mind if I turn off the light?
Çocuklar buradayken lütfen sigara içmekten kaçınır mısın?Would you please refrain from smoking when babies are here?
Küçük kız kardeşi çok tatlı, değil mi?His little sister is very cute, isn't she?
BM Birleşmiş Milletlerin kısaltmasıdır.UN stands for the United Nations.
PKO nun ne anlama geldiğini söyleyebilir misiniz?Can you explain what PKO stands for?
Lisan Laboratuvarını kullanabilir miyiz?May we use the language lab?
Hangisini daha çok seviyorsun, L.A yı mı yoksa New York'u mu?Which do you like better, L.A. or New York?
Uçuş JL 123 için bagajı nerede bulabileceğimi bana söyleyebilir misiniz?Could you tell me where I can find the baggage for flight JL 123?
Dokuzda gelebilir misin?Can you come at nine?
Dokuzda gelebilir misiniz?Can you come at nine?
Saat 9 uyar mı?Would 9 o'clock be all right?
Yediye kadar burada takılabilir miyim?Can I hang out here till seven?
11 Temmuz Cuma günü sabah saat onda lütfen beni otelden alır mısın?Would you please pick me up at the hotel on Friday July 11th at 10:00 a.m.?
Saat altı size uyar mı?Will six o'clock suit you?
Beş bin dolar büyük miktarda paradır.Five thousand dollars is a large sum of money.
Lütfen beni beşte arar mısınız?Would you please call me up at five o'clock?
Beş mil yürümek için uzun bir mesafe.Five miles is a long distance to walk.
Senden beş pound ödünç alabilir miyim?Can I borrow five pounds from you?
Ürünün 50 seti için bize % 5'lik özel bir indirim verebilir misiniz?Are you able to grant us a special discount of 5% for 50 sets of the product?
500 Yen ödünç verebilir misiniz?Can you lend me 500 yen?
Kitabı bana 500 yene satar mısın?Can you sell the book to me for 500 yen?
Beş yüz dolar onun için küçük bir miktar.Five hundred dollars is a small sum for him.
3/4 mil yürüdüm.I walked three-fourths of a mile.
Saat dörde kadar çantalarımı burada tutar mısınız?Could you keep my bags here until four?
Dört yüz milyon insan ilk dilleri olarak İngilizce konuşmaktadırlar.Four hundred million people speak English as their first language.
3 dakika sonra bana bildirir misin?Will you notify me after 3 minutes?
Oda 360 için bir yedek anahtar alabilir miyim?May I borrow a duplicate key for Room 360?
Oda 305'e kahvaltımı getirir misin?Could you bring my breakfast to room 305?
İki kişilik bir odan var mı?Do you have a double room?
Siz ikiniz gitmeye hazır mısınız?Are both of you ready to go?
İki yaşındaki bir çocuk bu kadar hızlı koşabilir mi?Can a two-year-old boy run that fast?
27 Şubat akşam üçte birbirimizi görebilir miyiz?Could we see each other for about an hour on February 27 at 3:00 pm?
Bunu benim için merdivenlerden yukarıya taşır mısın?Would you mind carrying it up the stairs for me?
Nehrin iki mil yukarısında bir köprü var.There is a bridge two miles upstream.
O, yaklaşık iki mildir.It's about two miles.
Birkaç soru sorabilir miyim?May I ask a couple of questions?
Hiç çeyrek doların var mı?Do you have any quarters?
Seni yirmi dakika içerisinde geri arayabilir miyim?Can I call you back in twenty minutes?
Biz yirmi mil ilerideki dağın zirvesini görebildik.We could see the summit of a mountain twenty miles away.
Yirmi mil yürümek için uzun bir mesafe.Twenty miles is a long distance to walk.
Bana birkaç dakika ayırabilir misiniz?Could you spare me a few minutes?
Birkaç yıl önce, bizim odanın içinde az miktarda mobilya vardı.A few years ago, our room had little furniture in it.
On bin yen yeterli mi?Will ten thousand yen do?
Lütfen beni gece için misafir eder misiniz?Could you please put me up for the night?
Hiç günlük turunuz var mı?Do you have any day tours?
On milyon yen proje için yeterli olacaktır.Ten million yen will be ample for the project.