mi ile cümle
mi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kötü bir alışkanlık edindin mi kolay kolay ondan kurtulamazsın.Once you have formed a bad habit, you can't get rid of it easily.
Herhangi biri sana inanabilir mi?Can anyone believe you?
Bir çocuk böyle zalim bir şey yapabilir mi?Can a child do such a cruel thing?
Makinenin ne zaman kapatılacağını bana söyler misin?Can you tell me when to switch the machine off?
Benimle bir beyzbol maçı seyretmeye gitmeyecek misin?Won't you go and see a baseball game with me?
Öğle yemeğinde bana katılır mısın?Would you join me for lunch?
Bir yürüyüş için bana katılır mısın?Would you join me for a walk?
Ben, bir gün sizi ziyaret edebilir miyim?May I call on you some day?
Dans etmek söz konusu olduğunda hiç kimse Michael Jackson gibi hareket edemez.When it comes to dancing, nobody can move like Michael Jackson.
Hiçbir para miktarı onun fikrini değiştirmeyecek.No amount of money will change his mind.
Bir miktar kitap çalındı.A number of books were stolen.
Bazı sorular sorabilir miyim?May I ask some questions?
İngilizler becerikli bir millettirler.The English are a practical people.
İngilizlerle karşılaştırıldığında biz çok miyobuz.Compared with the English, we are too near-sighted.
İngiltere'de pazar günü mağazalar kapalı mı?Are the stores closed on Sunday in England?
Bir miktar para iş görür.Any amount of money will do.
Güzel bir gün, değil mi?It is a nice day, isn't it?
Güzel bir gün, değil mi? Yüzmeye gidelim mi?A nice day, isn't it? How about going for a swim?
Güzel bir gün değil mi!Isn't it a lovely day!
Hava çok iyi olduğu için bir pencere açabilir miyim?Since the weather is so good, can I open a window?
Güzel bir bisiklet aldın mı?Did you buy a nice bicycle?
Güzel bir yaz geçirdin mi?Did you have a nice summer?
Yatağa gitme zamanınız gelmedi mi?Isn't it about time you went to bed?
Güzel bir Noel geçirdin mi?Did you have a nice Christmas?
Güzel bir gün değil mi?It's a beautiful day, isn't it?
Böyle kısa bir zamanda bir mili koşmak için, iyi bir atlet olmalısın.You must be a good athlete to have run a mile in such a short time.
Bayan Allen ile konuşan genç kadını bana tanıtır mısın?Will you introduce me to the young woman talking with Mrs. Allen?
Ben onu görebilir miyim?Can I see that one?
Herhangi bir alerjiniz var mı?Do you have any allergies?
Onlar senin resimlerin mi?Are those your pictures?
Bu çiçekler miss gibi kokuyor.Those flowers smell sweet.
O benim bir resmim mi?Is that a picture of me?
O bir kedi mi yoksa bir köpek midir?Is that a cat or a dog?
O, sizin sözlük değil mi?Isn't that your dictionary?
O bir inek mi yoksa bizon mu?Is that a cow or a buffalo?
O, eşi trafik kazasında ölen adam mı?Is that the man whose wife was killed in the car accident?
O, bir otobüs mü yoksa araba mı?Is that a bus or a car?
O bir kedi mi?Is that a cat?
O bunun kadar ağır mıdır?Is that as heavy as this?
O güzel bir bebek, değil mi?That is a lovely doll, isn't it?
Bana bunun onunla nasıl kıyaslandığını söyleyebilir misin?Can you tell me how this compares to that?
O miktarda yiyecek onlara bir hafta yeter.That amount of food will last them for a week.
O bir yarasa mı?Is that a bat?
O, Golden Gate köprüsü değil mi?Isn't that the Golden Gate Bridge?
Bir gün Mike ve Jane biraz alışveriş yapmak için şehir merkezine gittiler.One day Mike and Jane went downtown to do some shopping.
Cömert bir adam hayır kurumuna iki milyar yen katkıda bulunduA generous man contributed some two billion yen to charity.
Bana fotoğraf albümünü gösterir misin?Will you show me your photo album?
Alkolsüz içkin var mı?Do you have any non-alcoholic drinks?
Alkolsüz bir şeyiniz var mı?Do you have anything non-alcoholic?
Alice, toplantıda mevcut değildi, değil mi?Alice wasn't present at the meeting, was she?
Amerika'ya gitmek için özel bir nedenin var mı?Do you have any special reason why you want to go to America?
Amerika'nın dış borcu 500 milyar doları aştı.America's foreign debt shot past $500 billion.
Amerikan yemeği Japonya'da burada popüler mi?Is American food popular here in Japan?
Amerika'da İngilizcede büyük ilerleme yaptın mı?Have you made much progress in English in America?
Çok zamanım yok. Acele eder misin?I don't have much time. Could you hurry?
Bir daire kiraladın mı?Did you rent an apartment?
Odada bir sürü misafir var.There are plenty of guests in the room.
Şu ikisi dışarı gidiyorlar mı?Are those two going out?
O mağazayı denedin mi?Have you tried that store?
Onlar o dükkanda ekmek satıyorlar mı?Do they sell bread at that store?