mi ile cümle

mi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Jane şarkı söyleyecek mi?Will Jane sing?
Jane, geri dönmemek üzere Japonya'yı terk etti mi?Has Jane left Japan for good?
Jane tenis oynamadı, değil mi?Jane didn't play tennis, did she?
Jane'e onun ikiz kız kardeşinden bahseder misin?Can you tell Jane from her twin sister?
Ben kot pantolon giyersem, tamam mı?Is it OK if I go in jeans?
Başka sorularınız var mı?Do you have any further questions?
Biraz salata ister misin?Would you like some salad?
Sam bir filozoftur, değil mi?Sam is a philosopher, isn't he?
Az önce telefon çalıyordu, değil mi?The telephone was just ringing, wasn't it?
Futbol ya da ragbi oynar mısın?Do you play soccer or rugby?
Onu benim için imzalar mısın?Will you sign it for me?
Benim için imzalar mısın?Will you sign it for me?
Elinizdeki tüm boyutlar bunlar mı?Are these all the sizes you have?
Hangisini daha çok seversin, bisiklet sürmeyi mi yoksa koşmayı mı?Which do you like better, cycling or jogging?
Başlayalım mı?Shall we begin?
Sunucunuzla ilgili bir şey mi oluyor?Is something going on with your server?
Şimdi bir fincan çay ister misin?Would you like a cup of tea now?
Sizinle irtibat kurabileceğimiz bir numaranız var mı?Do you have a number where we can contact you?
Ebeveynleriniz şimdi içerde mi?Are your parents in now?
Ebeveynlerin evliliğini onayladı mı?Did your parents approve of your marriage?
Ebeveynleriniz size bir şey vermedi mi?Didn't your parents give you anything?
Size hizmet edildi mi?Have you been waited on?
Size hizmet eden biri var mı?Is anybody waiting on you?
Ne istediğini babama söyleyebilir miyim?Can I tell my father what you want?
Bir rezervasyonunuz var mı?Do you have a reservation?
Rahatsız ettiğim için üzgünüm fakat bana yardım eder misiniz?Sorry to trouble you, but can you help me?
Sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm ama bana istasyona giden yolu söyleyebilir misiniz?I'm sorry to trouble you, but could you tell me the way to the station?
Pirincin var mı?Do you have rice?
Ben pirinç, miso çorbası ve natto yiyeceğim.I'll have rice, miso soup and natto.
Pirinç miso çorbası ile iyi gider.Rice is good with miso soup.
Hangisini tercih edersin, pirinç pilavı mı yoksa ekmek mi?Which do you prefer, rice or bread?
Onun için bir ileti alabilir miyim?May I take a message for him?
Lütfen teklifiniz hakkında daha fazla bilgi sağlar mısınız?Will you please provide more details about your proposal?
Siparişinizi alabilir miyim?May I take your order?
Siparişinizi alabilir miyim, lütfen?May I have your order, please?
Siparişinizi şimdi alabilir miyim?Can I take your order now?
Sipariş vermek için hazır mısınız?Are you ready to order?
Şu anda sipariş vermeye hazır mısınız?Are you ready to order now?
Sipariş vermek ister misiniz?Would you like to order?
Siparişinizi almayı dört gözle bekleyebilir miyiz?May we look forward to receiving your order?
İyiliğiniz için size minnettarım.I am grateful to you for your kindness.
Maalesef ben senin misafirperverliğini empoze ediyorum.I'm afraid I'm imposing on your hospitality.
Onu kendin mi planladın?Did you plan it yourself?
Tek başınıza gitmenizin bir sakıncası var mı?Would it inconvenience you to go yourself?
İyiliğin için sana derinden minnettarım.I am deeply grateful to you for your kindness.
Kibarlığın için derinden minnettarım.I'm deeply grateful for your kindness.
Evli misin yoksa bekar mısın?Are you married or are you single?
İşbirliğine minnettarım.I appreciate your cooperation.
Aileni birlikte getirdin mi?Did you bring your family with you?
Bir ailen var mı?Do you have a family?
Ben yardımınıza minnettarım.I appreciate your help.
Yardımınız için size minnettarım.I am grateful to you for your help.
Biz yardımınız için size minnettarız.We appreciate your help.
Bizime birlikte çay içmez misin?Won't you have tea with us?
Benimle birlikte biraz çay almaz mısın?Won't you have some tea with me?
Bana katılmak ister misiniz?Would you care to join me?
"Seninle gidebilir miyim?" "Tabii ki.""May I go with you?" "Of course."
Merhaba! Burada mı çalışıyorsunuz?Hi! Do you work here?
Böylesine büyük bir miktarda parayı nasıl harcayacaksın?How are you going to spend such a large amount of money?
Sen hiç böylesine iyi bir müzik dinledin mi?Have you ever listened to such a good music?

İlgili Sayfalar