mezarın ile cümle
mezarın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Annesinin mezarına gidecegini söyledi.-Sim. Disse que ia visitar a sepultura da mãe.
Annesinin mezarına gidecegini söyledi.-Ναι. Είπε ότι θα πήγαινε στον τάφο της μητέρας του.
Annesinin mezarına gidecegini söyledi.- Да. Он сказал, что пойдёт на могилу своей матери.
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.A hovorily jedna druhej: Kto nám odvalí kameň odo dverí hrobu?!
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.E diziam umas �s outras: Quem nos revolverá a pedra da porta do sepulcro?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Elles disaient entre elles: Qui nous roulera la pierre loin de l`entrée du sépulcre?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.És mondják vala maguk között: Kicsoda hengeríti el nékünk a követ a sírbolt szájáról?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Esse dicevano tra loro: «Chi ci rotolerà via il masso dall'ingresso del sepolcro?»
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Femeile ziceau una către alta: ,,Cine ne va prăvăli piatra de la uşa mormîntului?``
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.I mówili do siebie: Któż nam odwali kamień ode drzwi grobowych?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.In pogovarjale so se med seboj: Kdo nam odvali kamen od grobnih vrat?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.I pravily vespolek: Kdo nám odvalí kámen ode dveří hrobových?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Ja he sanoivat toisilleen: "Kuka meille vierittää kiven hautakammion ovelta?"
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.서로 말하되 누가 우리를 위하여 무덤 문에서 돌을 굴려 주리요 하더니
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.nói cùng nhau rằng : Ai sẽ lăn hòn đá lấp cửa mộ ra cho chúng_ta ?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.nói cùng nhau rằng: Ai sẽ lăn hòn đá lấp cửa mộ ra cho chúng ta?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Och de sade till varandra: »Vem skall åt oss vältra bort stenen från ingången till graven?»
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Og de sagde til hverandre: "Hvem skal vælte os Stenen fra Indgangen til Graven?"
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Og de sa til hverandre: Hvem skal velte bort stenen fra døren til graven for oss?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Onderweg vroegen zij zich af hoe zij ooit die zware steen voor de opening konden wegrollen.
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Und sie sprachen untereinander: Wer wälzt uns den Stein von des Grabes Tür?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.y decían una a otra: --¿Quién nos removerá la piedra de la entrada del sepulcro
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Και ελεγον προς εαυτας Τις θελει αποκυλισει εις ημας τον λιθον εκ της θυρας του μνημειου;
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.И в първия ден на седмицата дохождат на гроба много рано, когато изгрея слънцето.
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.и говорят между собою: кто отвалит нам камень от двери гроба?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.І казали між собою: Хто відкотить нам каменя від дверей гробу?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.ותאמרנה אשה אל אחותה מי יגל לנו את האבן מעל פתח הקבר׃
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.وكنّ يقلن فيما بينهنّ من يدحرج لنا الحجر عن باب القبر.
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.彼 此 說 、 誰 給 我 們 把 石 頭 從 墓 門 輥 開 呢
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.彼此 說 、 誰給 我 們把 石頭從 墓 門輥 開呢
Bu babamın mezarını... ...selamlamak bile olsa.Még azt sem, hogy üdvözöljem az apámat a sírjában.
Bu babamın mezarını... ...selamlamak bile olsa.Même s'il s'agit de saluer mon père sur sa tombe.
Bu babamın mezarını... ...selamlamak bile olsa.Ακόμη κι αν αυτό σημαίνει να μην υποκλιθώ στον τάφο του πατέρα μου.
Bu babamın mezarını... ...selamlamak bile olsa.حتى ولو كان يعني هذا عدم تقديم الاحترام لوالدي
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.A položil jeho mŕtve telo do svojho hrobu, a smútil nad ním hovoriac: Jaj, môj brat!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.A położył trupa jego w grobie swoim, i płakali go, mówiąc: Ach bracie mój!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Depose il cadavere nel proprio sepolcro e fece il lamento su di lui: «Ohimè, fratello mio!»
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.E colocou o cadáver no seu próprio sepulcro; e prantearam-no, dizendo: Ah, irmão meu!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.És eltemeté a holtat a maga sírboltjába, és siraták õt: Ah szerelmes atyámfia!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Han la hans lik i sin egen grav, og de holdt sørgehøitid over ham og ropte: Ve, min bror!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Hij legde het lichaam in zijn eigen graf en riep droevig: "Ach, mijn broeder."
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.I -a pus trupul în mormînt şi l-au jălit, zicînd: ,,Vai, frate!``
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Il mit son cadavre dans le sépulcre, et l`on pleura sur lui, en disant: Hélas, mon frère!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.In on položi truplo njegovo v svoj grob, in žalujejo nad njim, govoreč: Gorje, moj brat!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Ja hän pani ruumiin omaan hautaansa; ja he pitivät valittajaiset hänelle ja huusivat: "Voi, minun veljeni!"
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.곧 그 시체를 자기의 묘실에 두고 그를 위하여 슬피 울며 가로되 오호라 나의 형제여 하니라
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Người chôn xác ấy trong mộ mình , rồi khóc người mà rằng : Thương_ôi ! anh ôi !
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Người chôn xác ấy trong mộ mình, rồi khóc người mà rằng: Thương ôi! anh ôi!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.og da han havde lagt Liget i sin egen Grav, holdt de Dødeklage over ham og sagde: "Ak ve min Broder!"
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Položil pak tělo jeho v hrobě svém, a plakali ho: Ach, bratře můj.
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Puso su cuerpo en su propio sepulcro, e hicieron duelo por él diciendo: --¡Ay, hermano mío
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Und er legte den Leichnam in sein Grab; und sie beklagten ihn: Ach, Bruder!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.Και εθεσε το σωμα αυτου εν τω ταφω αυτου και επενθησαν επ' αυτον, λεγοντες, Φευ αδελφε μου
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.И положил тело его в своей гробнице и плакал по нем: увы, братмой!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.И положи тялото му в своя ; и плакаха над него, казвайки : Уви, брате мой!
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.וינח את נבלתו בקברו ויספדו עליו הוי אחי׃
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.فوضع جثته في قبره وناحوا عليه قائلين آه يا اخي.
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.就 把 他 的 屍 身 葬 在 自 己 的 墳 墓 裡 、 哀 哭 他 、 說 、 哀 哉 、 我 兄 阿
Cesedi kendi mezarına gömdü. ‹‹Ah kardeşim!›› diyerek ardından ağıt yaktılar.就 把 他 的 屍身葬 在 自己 的 墳墓裡 、 哀哭 他 、 說 、 哀哉 、 我 兄 阿
Charles Darwin mezarında ters dönmüş olmalı.Charles Darwin bizonyára forog a sírjában.