mezarın ile cümle
mezarın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Mezarını işaretleyemeyeceğimize göre, en azından o sopayı toprağa dikmelisin.Puisqu'on ne peut pas inscrire son nom sur sa tombe, tu devrais au moins planter ça devant.
Mezarını işaretleyemeyeceğimize göre, en azından o sopayı toprağa dikmelisin.Ta không thể đặt bia mộ, anh cũng nên cắm cây gậy đó trên mộ ông ấy.
Mezarını işaretleyemeyeceğimize göre, en azından o sopayı toprağa dikmelisin.Ya que no podemos gravar su timba, deberías clavar el palo en la tierra.
Mezarını işaretleyemeyeceğimize göre, en azından o sopayı toprağa dikmelisin.Мы не можем украсить его могилу, давай хоть эту штуку воткнём туда.
Mezarını işaretleyemeyeceğimize göre, en azından o sopayı toprağa dikmelisin.След като не можем да надпишем гроба му, остави поне тоягата.
"Mezarın Önündeki Baba"EL PADRE FRENTE A LA SEPULTURA
"Mezarın Önündeki Baba""FADEREN VED GRAVEN"
"Mezarın Önündeki Baba""Fadern vid graven"
"Mezarın Önündeki Baba""Isä haudan äärellä."
"Mezarın Önündeki Baba""Ojciec nad grobem"
"Mezarın Önündeki Baba""Pai Diante da Sepultura"
"Mezarın Önündeki Baba""Ο Πατέρας Μπροστά στον Τάφο"
"Mezarın Önündeki Baba""Отец перед могилой"
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--En viihdyttää niin huono ajatus .-- Miten jos, kun olen vahvistettuja hautaan,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Eu não aceitará tão mau pensamento .-- Como se, quando estou estabelecido para o túmulo,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Ich will nicht unterhalten ein so schlechter Gedanke .-- Wie, wenn, wenn ich in das Grab gelegt bin,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Ik zal niet vermaken zo slecht een gedachte .-- Hoe zo, als ik gelegd in het graf,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Io non ammetterà poi così male un pensiero .-- Come se, quando sono previste nella tomba,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Jag kommer inte att underhålla så dåligt en tanke .-- hur, om, när jag lade in i graven,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Jeg vil ikke underholde så dårlig en tanke .-- Hvordan hvis aftalen, når jeg er lagt i graven,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Je ne vais pas divertir une si mauvaise pensée .-- Comment, si, quand je suis licencié dans le tombeau,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--난 그렇게 나쁜 생각을 즐겁게하지 않습니다 .-- 어떻게 내가 무덤에 누워있을 때 경우
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Ne bo zabavala tako slabo misel .-- Kako, če, ko sem jih v grob,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Nebudem sa baviť tak zlá myšlienka .-- Ako sa v prípade, keď som položil do hrobu,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Nebudu se bavit tak špatná myšlenka .-- Jak se v případě, když jsem položil do hrobu,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Nem fogom szórakoztatni is olyan rossz gondolat .-- Hogy ha, mikor vagyok megállapítani a sír,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Nie będę bawić tak źle, że .-- Jak wtedy, gdy jestem włożone do grobu,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--No voy a entretener un pensamiento tan malo .-- ¿Y si, cuando me puso en el sepulcro,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Tôi sẽ không giải trí một ý nghĩ xấu như vậy .-- Làm thế nào nếu, khi tôi đặt vào ngôi mộ,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Δεν θα διασκεδάσουν τόσο κακή μια σκέψη .-- Πώς αν, όταν είμαι που στο τάφο,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Аз не ще се забавляват толкова лоша мисъл .-- Как, ако, когато съм поставен в гроба,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--Я не буду развлекать так плохо, мысль .-- Как если бы, когда я положил в могилу,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--אני לא ייזקק כל כך רע מחשבה .-- כיצד אם, כשאני הניח לתוך הקבר,
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--أنا لن ترفيه سيئا للغاية والفكر.-- كيف إذا ، عندما صباحا أنا وضعت في القبر ،
Nasıl mezarın içine koydu zaman, eğer ben bu kadar kötü bir düşünce eğlendirmek değildir .--私は私を交換するために、是非ロメオ時間前に目を覚ます? there'sa恐ろしい点!
RAB onu Moav ülkesinde, Beytpeor karşısındaki vadide gömdü. Bugün de mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor.A pochoval ho v doline, v zemi Moábovej, naproti Bét-peoru. A nikto nezvedel o jeho hrobe až do tohoto dňa.
RAB onu Moav ülkesinde, Beytpeor karşısındaki vadide gömdü. Bugün de mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor.A pochoval jej v Gai, v zemi Moábské naproti Betfegor, a žádný nezvěděl o jeho hrobu až do tohoto dne.
RAB onu Moav ülkesinde, Beytpeor karşısındaki vadide gömdü. Bugün de mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor.En de HERE begroef hem in een dal bij Beth-Peor in Moab, maar tot nu toe weet niemand precies waar hij ligt.
RAB onu Moav ülkesinde, Beytpeor karşısındaki vadide gömdü. Bugün de mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor.벧브올 맞은편 모압 땅에 있는 골짜기에 장사되었고 오늘까지 그 묘를 아는 자 없으니라
RAB onu Moav ülkesinde, Beytpeor karşısındaki vadide gömdü. Bugün de mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor.Og han begravde ham i dalen i Moabs land midt imot Bet-Peor, og ingen kjenner til denne dag hans grav.
RAB onu Moav ülkesinde, Beytpeor karşısındaki vadide gömdü. Bugün de mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor.И Господ го погреба в долината в Моавската земя срещу Вет-фегор; а до днес никой не знае где е гробът му.
RAB onu Moav ülkesinde, Beytpeor karşısındaki vadide gömdü. Bugün de mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor.ויקבר אתו בגי בארץ מואב מול בית פעור ולא ידע איש את קברתו עד היום הזה׃
RAB onu Moav ülkesinde, Beytpeor karşısındaki vadide gömdü. Bugün de mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor.ودفنه في الجواء في ارض موآب مقابل بيت فغور ولم يعرف انسان قبره الى هذا اليوم
RAB onu Moav ülkesinde, Beytpeor karşısındaki vadide gömdü. Bugün de mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor.耶 和 華 將 他 埋 葬 在 摩 押 地 、 伯 毘 珥 對 面 的 谷 中 、 只 是 到 今 日 沒 有 人 知 道 他 的 墳 墓
RAB onu Moav ülkesinde, Beytpeor karşısındaki vadide gömdü. Bugün de mezarının nerede olduğunu kimse bilmiyor.耶和華 將 他 埋葬 在 摩押 地 、 伯毘珥對面 的 谷 中 、 只是 到 今日 沒 有 人 知道 他 的 墳墓
Rockbell aile mezarına götürmek isterdim!-mutta minä haluan yhä hakata sinut ja raahata Rockbellin sukuhaudalle.
Rockbell aile mezarına götürmek isterdim!-och tvinga dig till Rockbells familjegrav.
Rockbell aile mezarına götürmek isterdim!- og tvinge dig til Rockbells familiegrav.
Rockbell çiftinin mezarına bir şey götürür müsün?Kan du lägga nåt vid paret Rockbells grav?
Rockbell çiftinin mezarına bir şey götürür müsün?levas uma coisa à campa do casal Rockbell?
Rockbell çiftinin mezarına bir şey götürür müsün?¿podrás llevar una cosa a la tumba de la pareja Rockbell?
Rockbell çiftinin mezarına bir şey götürür müsün?- vil du så lægge noget ved ægteparret Rockbells grav?
Taşı mezarın girişinden yuvarlanmış buldular.A našly kameň odvalený od hrobu.
Taşı mezarın girişinden yuvarlanmış buldular.Au găsit piatra răsturnată de pe mormînt,
Taşı mezarın girişinden yuvarlanmış buldular.Di kuburan, mereka mendapati batu penutupnya sudah terguling
Taşı mezarın girişinden yuvarlanmış buldular.E acharam a pedra revolvida do sepulcro.
Taşı mezarın girişinden yuvarlanmış buldular.Elles trouvèrent que la pierre avait été roulée de devant le sépulcre;
Taşı mezarın girişinden yuvarlanmış buldular.És a követ a sírról elhengerítve találák.
Taşı mezarın girişinden yuvarlanmış buldular.Họ thấy hòn đá đã lăn khỏi cửa mồ ;
Taşı mezarın girişinden yuvarlanmış buldular.Họ thấy hòn đá đã lăn khỏi cửa mồ;