mezarı ile cümle

mezarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.nói cùng nhau rằng : Ai sẽ lăn hòn đá lấp cửa mộ ra cho chúng_ta ?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.nói cùng nhau rằng: Ai sẽ lăn hòn đá lấp cửa mộ ra cho chúng ta?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Och de sade till varandra: »Vem skall åt oss vältra bort stenen från ingången till graven?»
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Og de sagde til hverandre: "Hvem skal vælte os Stenen fra Indgangen til Graven?"
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Og de sa til hverandre: Hvem skal velte bort stenen fra døren til graven for oss?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Onderweg vroegen zij zich af hoe zij ooit die zware steen voor de opening konden wegrollen.
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Und sie sprachen untereinander: Wer wälzt uns den Stein von des Grabes Tür?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.y decían una a otra: --¿Quién nos removerá la piedra de la entrada del sepulcro
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.Και ελεγον προς εαυτας Τις θελει αποκυλισει εις ημας τον λιθον εκ της θυρας του μνημειου;
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.И в първия ден на седмицата дохождат на гроба много рано, когато изгрея слънцето.
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.и говорят между собою: кто отвалит нам камень от двери гроба?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.І казали між собою: Хто відкотить нам каменя від дверей гробу?
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.ותאמרנה אשה אל אחותה מי יגל לנו את האבן מעל פתח הקבר׃
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.وكنّ يقلن فيما بينهنّ من يدحرج لنا الحجر عن باب القبر.
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.彼 此 說 、 誰 給 我 們 把 石 頭 從 墓 門 輥 開 呢
Aralarında, ‹‹Mezarın girişindeki taşı bizim için kim yana yuvarlayacak?›› diye konuşuyorlardı.彼此 說 、 誰給 我 們把 石頭從 墓 門輥 開呢
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.Abner dikubur di Hebron, dan raja serta seluruh rakyat menangis dengan nyaring di depan kuburan itu
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.Khi chúng đã chôn Áp - ne tại Hếp-rôn rồi , vua cất_tiếng lên khóc tại mồ Áp - ne ; cả dân_sự cũng khóc .
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.Khi chúng đã chôn Áp-ne tại Hếp-rôn rồi, vua cất tiếng lên khóc tại mồ Áp-ne; cả dân sự cũng khóc.
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.아브넬을 헤브론에 장사하고 아브넬의 무덤에서 소리를 높여 울고 백성도 다 우니라
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.Og da man jordede Abner i Hebron, græd Kongen højt ved Abners Grav, og alt Folket græd med,
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.On enterra Abner à Hébron. Le roi éleva la voix et pleura sur le sépulcre d`Abner, et tout le peuple pleura.
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.Så begravde de Abner i Hebron, og kongen gråt høit ved Abners grav, og alt folket gråt.
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.Så begrovo; de Abner i Hebron; och konungen brast ut i gråt vid Abners grav, och allt folket grät.
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.Zij begroeven Abner in Hebron. De koning en alle aanwezigen huilden toen zij bij het graf stonden.
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.И погребаха Авенира в Хеврон; и царят плака с висок глас над Авенировия гроб; също и всичките люде плакаха.
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.Когда погребали Авенира в Хевроне, то царь громко плакал над гробом Авенира; плакал и весь народ.
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.ויקברו את אבנר בחברון וישא המלך את קולו ויבך אל קבר אבנר ויבכו כל העם׃
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.ودفنوا ابنير في حبرون. ورفع الملك صوته وبكى على قبر ابنير وبكى جميع الشعب.
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.他 們 將 押 尼 珥 葬 在 希 伯 崙 . 王 在 押 尼 珥 的 墓 旁 放 聲 而 哭 . 眾 民 也 都 哭 了
Avneri Hevronda gömdüler. Kral, Avnerin mezarı başında hıçkıra hıçkıra ağladı. Oradaki herkes de ağladı.他 們將 押 尼珥葬 在 希伯崙.王 在押 尼珥 的 墓 旁 放聲而哭.眾民 也 都 哭了
Bela Bartok'un New York, Hartsdale'de bulunan mezarı뉴욕의 Hartsdale에 있는 벨라 바르톡의 묘비는
Bela Bartok'un New York, Hartsdale'de bulunan mezarıשהמצבה על קברו של בלה ברטוק בהרטסדייל, ניו יורק
Bela Bartok'un New York, Hartsdale'de bulunan mezarıان العلامة الموجودة على قبر بيلا بارتوك في هارتسدال في نيويورك
Bela Bartok'un New York, Hartsdale'de bulunan mezarıテスラ氏が寄贈したものだそうです 「Jó napot, ベーラ!」
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Ayo, racun ramah dan tidak, pergi dengan saya Untuk makam Juliet, karena harus ada saya gunakan kepadamu.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Gyere, szívélyes és nem méreg, menj velem Júlia sírjához, mert ott kell azt használni téged.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Haide, otrava cordiale şi nu, mergi cu mine la mormântul Julietei, pentru că trebuie să ţi-am folosi.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Hãy đến, thân mật và không độc, đi với tôi mộ Juliet, tôi phải sử dụng ngươi.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.나 줄리엣의 무덤까지 가서, 따뜻한 아니라 독을 가자, 내가 너에게 거기서 사용해야합니다하십시오.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Kom, hartelijk en niet vergiftigen, met mij meegaan naar Julia's graf, want er moet gebruik ik jou.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Kom, hjärtlig och inte gift, gå med mig till Julias grav, för det måste jag använder dig.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Kom, hjertelige og ikke gift, gå med mig til Julies grav, for der skal jeg bruge dig.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Komm, herzliche und kein Gift, geh mit mir zu Julias Grab, denn es muss ich dir.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Poď, srdečný a nie jed, ísť so mnou do hrobu Juliet, pretože tam musím použiť tebe.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Pojď, srdečný a ne jed, jít se mnou do hrobu Juliet, protože tam musím použít tobě.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Pridite, prijateljske in ne strup, pojdite z menoj do groba Juliet je, ker je tam moram tebi uporabo.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Przyjdź, serdeczna i nie trucizna, pójdziesz ze mną do grobu Julii, bo tam musi korzystać z tobą.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Tule, sydämellinen eikä myrkkyä, mene minun kanssani Julian hauta, sillä siellä on käytän sinua.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Vem, veneno cordial e não, ir comigo até o túmulo de Julieta, e não há que devo usar ti.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Ven, cordial y no veneno, ven conmigo a la tumba de Julieta, porque tiene que te use.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Venez, poison cordiaux et non pas, viens avec moi à la tombe de Juliette, car il faut que je te l'utiliser.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Vieni, veleno cordiale e non, vieni con me alla tomba di Giulietta, perché ci deve io ti uso.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Ελάτε, εγκάρδιο και όχι δηλητήριο, πάει μαζί μου στον τάφο της Ιουλιέτας? Για να υπάρχει εγώ σου χρήση.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Ела, сърдечни и не отрова, отидете с мен до гроба на Жулиета, защото трябва да има ти.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.Ну, сердечные, а не яд, пойти со мной на могилу Джульетты, ибо там я должен использовать тебя.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.בוא, רעל לבביים ולא, ללכת איתי עד הקבר של יוליה, כי שם אני חייב להשתמש בך.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.يأتي ، السم ودية وليس تذهب معي إلى قبر جولييت ، لأنه لا بد لي من استخدام اليك.
Beni Juliet mezarı ile gitmek, samimi ve zehir gel, ben sana kullanmanız gerekir.[退場する。]
Beni orada öldüreceklerini ve mezarımı çimentoyla kaplayacaklarını söylediler.Me dijeron que me matarían ahí mismo y cubrirían mi tumba con cemento.
İlgili Sayfalar