meydanı ile cümle

meydanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Washington Meydanı, uzun bir süre New York'ta geldikten sonra.Washington Square, не дълго след пристигането ми в Ню Йорк.
Washington Meydanı, uzun bir süre New York'ta geldikten sonra.Вашингтон-сквер, вскоре после моего приезда в Нью-Йорке.
Washington Meydanı, uzun bir süre New York'ta geldikten sonra.Вашингтон-сквер, незабаром після мого приїзду в Нью-Йорку.
Washington Meydanı, uzun bir süre New York'ta geldikten sonra.واشنطن سكوير ، وليس لفترة طويلة بعد وصولي إلى نيويورك.
Washington Meydanı, uzun bir süre New York'ta geldikten sonra.私は一度に少しホームシックにされたとします、そして私が見つけたとき、私はむしろBickyにかかった
Yakında görüşmek üzere. Savaş meydanında bol şans�À bientôt, et bonne chance sur le champ de bataille �
Yakında görüşmek üzere. Savaş meydanında bol şans�Brzy nashledanou a hodně štěstí na bitevním poli�
Yakında görüşmek üzere. Savaş meydanında bol şans�Do zobaczenia wkrótce i życzymy powodzenia na polu bitwy�
Yakında görüşmek üzere. Savaş meydanında bol şans�곧 다시 만나기를 바라며, 전장에서 행운을 빌겠습니다! �
Yaklaşık 10 sene önce, Harvard meydanında ilk한 10년 전 쯤 하버드 광장에서 처음으로 읽은
Yaklaşık 10 sene önce, Harvard meydanında ilk "çok kültürlü edebiyat okuması" deneyimimi asla unutmayacağım.Eu nunca me esqueço da minha primeira leitura multicultural, em Harvard Square, há cerca de 10 anos.
Yaklaşık 10 sene önce, Harvard meydanında ilk "çok kültürlü edebiyat okuması" deneyimimi asla unutmayacağım.Ich werden niemals meine erste multikulturelle Lesung vergessen, in Harvard Square vor etwa 10 Jahren.
Yaklaşık 10 sene önce, Harvard meydanında ilk "çok kültürlü edebiyat okuması" deneyimimi asla unutmayacağım.Ik vergeet nooit mijn eerste multiculturele lezing op Harvard Square, een tiental jaar geleden.
Yaklaşık 10 sene önce, Harvard meydanında ilk "çok kültürlü edebiyat okuması" deneyimimi asla unutmayacağım.Jag glömmer aldrig min första mångkulturella uppläsning, på Harvard Square för ungefär 10 år sedan.
Yaklaşık 10 sene önce, Harvard meydanında ilk "çok kültürlü edebiyat okuması" deneyimimi asla unutmayacağım.Je n'oublierai jamais ma première lecture multiculturelle, à Harvard Square y a environ 10 ans.
Yaklaşık 10 sene önce, Harvard meydanında ilk "çok kültürlü edebiyat okuması" deneyimimi asla unutmayacağım.Nikdy nezapomenu na své první multikulturní čtení na Harvard Square asi před 10 lety.
Yaklaşık 10 sene önce, Harvard meydanında ilk "çok kültürlü edebiyat okuması" deneyimimi asla unutmayacağım.Non mi dimenticherò mai la mia prima lettura pubblica multiculturale, in Harvard square 10 anni fa circa.
Yaklaşık 10 sene önce, Harvard meydanında ilk "çok kültürlü edebiyat okuması" deneyimimi asla unutmayacağım.N-o să uit niciodată primea mea lectură publică multiculturală în Harvard Square acum zece ani.
Yaklaşık 10 sene önce, Harvard meydanında ilk "çok kültürlü edebiyat okuması" deneyimimi asla unutmayacağım.Nunca olvido mi primera lectura multicultural, en Harvard Square hace como 10 años.
Yaklaşık 10 sene önce, Harvard meydanında ilk "çok kültürlü edebiyat okuması" deneyimimi asla unutmayacağım.Sosem felejtem el az első multikulturális felolvasásomat, a Harvard Square-en, úgy tíz évvel ezelőtt.
Yaklaşık 10 sene önce, Harvard meydanında ilk "çok kültürlü edebiyat okuması" deneyimimi asla unutmayacağım.Tôi không thể quên bài đọc đa văn hóa đầu tiên của mình, ở Harvard Square mười năm trước.
Yaklaşık 10 sene önce, Harvard meydanında ilk "çok kültürlü edebiyat okuması" deneyimimi asla unutmayacağım.Θυμάμαι την πρώτη μου εκδήλωση ανάγνωσης πολυπολιτισμικής λογοτεχνίας στην Πλατεία Χάρβαρντ πριν 10 χρόνια.
Yaklaşık 10 sene önce, Harvard meydanında ilk "çok kültürlü edebiyat okuması" deneyimimi asla unutmayacağım.Никога няма да забравя моето първо мултикултурно четене на Харвард Скуеър преди около 10 години.
Yaklaşık 10 sene önce, Harvard meydanında ilk "çok kültürlü edebiyat okuması" deneyimimi asla unutmayacağım.Я никогда не забуду свои первые мультикультурные чтения на Гарвардской улице десять лет назад.
Yaklaşık 10 sene önce, Harvard meydanında ilk "çok kültürlü edebiyat okuması" deneyimimi asla unutmayacağım.Я ніколи не забуду своє перше мультикультурне читання на Гарвардській площі 10 років тому.
Yaklaşık 10 sene önce, Harvard meydanında ilkNigdy nie zapomnę pierwszego wielokulturowego odczytu na placu Harvard ok.
Yaklaşık 10 sene önce, Harvard meydanında ilkלעולם לא אשכח את ההקראה הראשונה שלי,
Yaklaşık 10 sene önce, Harvard meydanında ilkلن أنسى أبداً قراءتي المتعددة الثقافات
Yaklaşık 10 sene önce, Harvard meydanında ilk私の他に フィリピン人とインドネシア人の
Yaşlı adam kent meydanındaki yolcuları görünce Leviliye, ‹‹Nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz?›› diye sordu.In ko povzdigne oči in zagleda popotnika na ulici, reče tisti starec: Kam si namenjen? in odkod prihajaš?
Yaşlı adam kent meydanındaki yolcuları görünce Leviliye, ‹‹Nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz?›› diye sordu.Ketika orang tua itu melihat orang Lewi itu di alun-alun, ia bertanya, "Saudara dari mana, dan mau ke mana?
Yaşlı adam kent meydanındaki yolcuları görünce Leviliye, ‹‹Nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz?›› diye sordu.노인이 눈을 들어 성읍 거리에 행객이 있는 것을 본지라 노인이 묻되 그대는 어디로 가며 어디서 왔느뇨
Yaşlı adam kent meydanındaki yolcuları görünce Leviliye, ‹‹Nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz?›› diye sordu.Levantando ele os olhos, viu na praça da cidade o viajante, e perguntou-lhe: Para onde vais, e donde vens?
Yaşlı adam kent meydanındaki yolcuları görünce Leviliye, ‹‹Nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz?›› diye sordu.Toen hij de reizigers op het plein zag zitten, vroeg hij waar ze vandaan kwamen en waar ze heengingen.
Yaşlı adam kent meydanındaki yolcuları görünce Leviliye, ‹‹Nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz?›› diye sordu.И като подигна очи и видя пътника на градската улица, старецът му каза: Къде отиваш? и от где идеш?
Yaşlı adam kent meydanındaki yolcuları görünce Leviliye, ‹‹Nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz?›› diye sordu.Он, подняв глаза свои, увидел прохожего на улице городской. И сказал старик: куда идешь? и откуда ты пришел?
Yaşlı adam kent meydanındaki yolcuları görünce Leviliye, ‹‹Nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz?›› diye sordu.וישא עיניו וירא את האיש הארח ברחב העיר ויאמר האיש הזקן אנה תלך ומאין תבוא׃
Yaşlı adam kent meydanındaki yolcuları görünce Leviliye, ‹‹Nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz?›› diye sordu.فرفع عينيه ورأى الرجل المسافر في ساحة المدينة فقال الرجل الشيخ الى اين تذهب ومن اين اتيت.
Yaşlı adam kent meydanındaki yolcuları görünce Leviliye, ‹‹Nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz?›› diye sordu.老 年 人 舉 目 看 見 客 人 坐 在 城 裡 的 街 上 、 就 問 他 說 、 你 從 那 裡 來 、 要 往 那 裡 去
Yaşlı adam kent meydanındaki yolcuları görünce Leviliye, ‹‹Nereden geliyor, nereye gidiyorsunuz?›› diye sordu.老年人 舉目 看 見 客人 坐在 城裡 的 街上 、 就問 他 說 、 你 從 那 裡來 、 要 往那 裡去
Yıkıcılık kentin göbeğinde, Zorbalık, hile eksilmez meydanından.(54:12) посреди его пагуба; обман и коварство не сходят с улиц его:
Yıkıcılık kentin göbeğinde, Zorbalık, hile eksilmez meydanından.(55:12) La méchanceté est au milieu d`elle, Et la fraude et la tromperie ne quittent point ses places.
Yıkıcılık kentin göbeğinde, Zorbalık, hile eksilmez meydanından.Agravio hay en medio de ella; el fraude y el engaño no se apartan de sus plazas
Yıkıcılık kentin göbeğinde, Zorbalık, hile eksilmez meydanından.Dag en nacht dwalen zij door de stad en over haar muren. Er is veel ongeluk en moeite waar te nemen.
Yıkıcılık kentin göbeğinde, Zorbalık, hile eksilmez meydanından.Dag och natt gå de omkring den, ovanpå dess murar, ondska och olycka råda därinne;
Yıkıcılık kentin göbeğinde, Zorbalık, hile eksilmez meydanından.Dag og natt vandrer de omkring den på dens murer, og elendighet og ulykke er inneni den.
Yıkıcılık kentin göbeğinde, Zorbalık, hile eksilmez meydanından.Di mana-mana ada penghancuran; penindasan dan penipuan merajalela di pasar
Yıkıcılık kentin göbeğinde, Zorbalık, hile eksilmez meydanından.Dnem i nocí ty věci je obkličují po zdech jeho, a v prostředku jeho jest nepravost a převrácenost.
Yıkıcılık kentin göbeğinde, Zorbalık, hile eksilmez meydanından.Giorno e notte si aggirano sulle sue mura
Yıkıcılık kentin göbeğinde, Zorbalık, hile eksilmez meydanından.Há destruição lá dentro; opressão e fraude não se apartam das suas ruas.
Yıkıcılık kentin göbeğinde, Zorbalık, hile eksilmez meydanından.악독이 그 중에 있고 압박과 궤사가 그 거리를 떠나지 않도다
Yıkıcılık kentin göbeğinde, Zorbalık, hile eksilmez meydanından.Nappal és éjjel körüljárják azt annak kõfalainál, bent hamisság és ártalom van abban.
Yıkıcılık kentin göbeğinde, Zorbalık, hile eksilmez meydanından.răutatea este în mijlocul ei, şi vicleşugul şi înşelătoria nu lipsesc din pieţele ei.
Yıkıcılık kentin göbeğinde, Zorbalık, hile eksilmez meydanından.Schadentun regieret drinnen; Lügen und Trügen läßt nicht von ihrer Gasse.
Yıkıcılık kentin göbeğinde, Zorbalık, hile eksilmez meydanından.Škodoželjnost je sredi njega, in z ulic njegovih se ne umakneta zatira in zvijača.
Yıkıcılık kentin göbeğinde, Zorbalık, hile eksilmez meydanından.Sự gian tà cũng ở giữa thành; Ðiều hà hiếp và sự giả ngụy không lìa khỏi đường phố nó.
Yıkıcılık kentin göbeğinde, Zorbalık, hile eksilmez meydanından.Sự gian_tà cũng ở giữa thành ; Ðiều hà_hiếp và sự giả ngụy không lìa khỏi đường_phố nó .
Yıkıcılık kentin göbeğinde, Zorbalık, hile eksilmez meydanından.Ulykke, Kvide og Vanheld råder derinde, Voldsfærd og Svig viger aldrig bort fra dens Torve.
Yıkıcılık kentin göbeğinde, Zorbalık, hile eksilmez meydanından.Vodne i vnoci chodia okolo neho na jeho múroch, a vnútri v ňom je neprávosť a trápenie.
Yıkıcılık kentin göbeğinde, Zorbalık, hile eksilmez meydanından.We dnie i w nocy otaczają ich po murach jego, a złość i przewrotność jest w pośrodku jego.

İlgili Sayfalar