meydanı ile cümle

meydanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Coburg Meydanı'nda Bu iş ciddi. "Neden ciddi?"To podjetje na trgu Coburg je resno. " Zakaj resna? "
Coburg Meydanı'nda Bu iş ciddi. "Neden ciddi?"Αυτή η επιχείρηση στο Coburg Square είναι σοβαρό. " Γιατί σοβαρά; "
Coburg Meydanı'nda Bu iş ciddi. "Neden ciddi?"Това е сериозен бизнес в Кобург площад "Защо сериозно?"
Coburg Meydanı'nda Bu iş ciddi. "Neden ciddi?"Цей бізнес в Кобург площі серйозно "." Чому це серйозно? "
Coburg Meydanı'nda Bu iş ciddi. "Neden ciddi?"Этот бизнес в Кобург площади серьезно "." Почему это серьезно? "
Coburg Meydanı'nda Bu iş ciddi. "Neden ciddi?"זה עסקי ב Coburg כיכר רציני. " רציני למה? "
Coburg Meydanı'nda Bu iş ciddi. "Neden ciddi?"هذا العمل في ميدان كوبورغ خطيرة. " لماذا خطير؟ "
Coburg Meydanı'nda Bu iş ciddi. "Neden ciddi?""かなりの犯罪は、熟考中です。私は私達と信じる十分な理由を持っている
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Coburg 광장과, 그가 나에게 떨어져 지낸 시간이었습니다과 함께 불길한 단어입니다.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Coburg námestia a zlovestné slová, ktorými on odišiel od mňa.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Coburg náměstí a zlověstné slova, kterými on odešel od mě.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Coburg Square, a złowieszcze słowa, z którymi miał rozstać się ze mnie.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Coburg Square, dan kata-kata tak menyenangkan yang ia berpisah dari saya.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Coburg Square, e as palavras sinistras com que ele se separou de mim.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Coburg Square, e le parole sinistre con cui si era separato da me.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Coburg Square, en de onheilspellende woorden waarmee hij had gescheiden van mij.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Coburg Square, et les mots inquiétants avec lesquels il avait séparé de moi.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Coburg Square, iar cuvintele ameninţătoare cu care a despărţit de mine.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Coburg Square, in zlovešč besede, s katerimi ga je ločila od mene.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Coburg Square, ja pahaenteinen sanat, joilla hän oli erossa minusta.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Coburg Square, og de ildevarslende ord, som han havde skiltes fra mig.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Coburg Square, und die ominösen Worte, mit denen er sich von mir getrennt hatte.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Coburg Square, và những lời đáng ngại mà ông đã chia tay tôi.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Coburg Square y las ominosas palabras con las que se había separado de mí.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Coburg térre, és a baljós szavakat, amellyel ő elvált tőlem.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Coburg-torget och den olycksbådande ord som han skildes från mig.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Coburg πλατεία, και το δυσοίωνο λόγια με τα οποία είχε χωρίσει από μένα.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Coburg סקוור, ואת המילים המאיים שבה הוא נפרד ממני.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Кобург Square, и зловещи думи, с които той разделихме от мен.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Кобург площади, и зловещие слова, с которыми он разделил со мной.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.Кобург площі, і зловісні слова, з якими він розділив зі мною.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.كوبورغ سكوير ، والكلمات التي لا تحمد عقباها مع انه افترق عن لي.
Coburg Meydanı, ve o benden ayrıldı olduğu uğursuz bir deyişle.何この夜行性の遠征であり、なぜ私は武装行く必要があります?
Columbia Üniversitesinde "Forma Meydanı" adlı bir ekip vardı.컬럼비아 대학의 저지스퀘어 팀인데요 이 팀이 구상한 사업은
Columbia Üniversitesinde "Forma Meydanı" adlı bir ekip vardı.كان يوجد فريق في جامعة كولومبيا يُدعى جيرزي سكوير وكانوا يقدمون خدمة تأجير
Columbia Üniversitesinde "Forma Meydanı" adlı bir ekip vardı.レンタルするビジネスを考えました 5日間のうちに169人にインタビューし
Devrimin başarılı olduğuna inanarak. Dokuz ay sonra kendimi Tahrir Meydanı'nda mesajlar spreylerken buldum.9 maanden later spoot ik boodschappen op het Tahrirplein.
Devrimin başarılı olduğuna inanarak. Dokuz ay sonra kendimi Tahrir Meydanı'nda mesajlar spreylerken buldum.Nueve meses después yo estaba pintando mensajes en la plaza Tahrir.
Dokuz ay sonra kendimi Tahrir Meydanı'nda mesajlar spreylerken buldum.9개월 후, 저는 타리흐 광장에서 스프레이로 문자를 쓰고 있었습니다. 이런 행동을 했던 이유는
Dokuz ay sonra kendimi Tahrir Meydanı'nda mesajlar spreylerken buldum.9 mesi dopo, mi sono ritrovata a scrivere messaggi con lo spray a Tahrir Square.
Dokuz ay sonra kendimi Tahrir Meydanı'nda mesajlar spreylerken buldum.9 tháng sau, tôi đã dán truyền đơn ở quảng trường Tahrir.
Dokuz ay sonra kendimi Tahrir Meydanı'nda mesajlar spreylerken buldum.Kilenc hónappal később üzenteket fújtam a falakra a Tahrir téren.
Dokuz ay sonra kendimi Tahrir Meydanı'nda mesajlar spreylerken buldum.Neuf mois plus tard je me trouvais en train de taguer des messages sur la Place Tahrir.
Dokuz ay sonra kendimi Tahrir Meydanı'nda mesajlar spreylerken buldum.Neun Monate später sprayte ich Botschaften am Tahrir-Platz.
Dokuz ay sonra kendimi Tahrir Meydanı'nda mesajlar spreylerken buldum.Nove meses depois, dei por mim a pintar mensagens na Praça de Tahrir.
Dokuz ay sonra kendimi Tahrir Meydanı'nda mesajlar spreylerken buldum.O deväť mesiacov som sprejovala odkazy na Tahrirskom námestí.
Dokuz ay sonra kendimi Tahrir Meydanı'nda mesajlar spreylerken buldum.O devět měsíců později jsem sprejovala nápisy na zdi na náměstí Tahrír.
Dokuz ay sonra kendimi Tahrir Meydanı'nda mesajlar spreylerken buldum.Sembilan bulan kemudian, saya sedang menyebarkan pesan di Tahrir Square.
Dokuz ay sonra kendimi Tahrir Meydanı'nda mesajlar spreylerken buldum.Εννιά μήνες αργότερα, βρέθηκα να γράφω μηνύματα με σπρέι στην Πλατεία Ταχρίρ.
Dokuz ay sonra kendimi Tahrir Meydanı'nda mesajlar spreylerken buldum.Девет месеца по-късно се озовах пръскайки съобщения на площада Тахрир.
Dokuz ay sonra kendimi Tahrir Meydanı'nda mesajlar spreylerken buldum.Дев'ять місяців потому я опинилась на площі Тахир в Каїрі, і надсилала повідомлення.
Dokuz ay sonra kendimi Tahrir Meydanı'nda mesajlar spreylerken buldum.תשעה חודשים לאחר מכן מצאתי עצמי מציירת כתובות גרפיטי בכיכר תחריר. הסיבה למעשה הזה
Dokuz ay sonra kendimi Tahrir Meydanı'nda mesajlar spreylerken buldum.بعد 9 أشهر وجدت نفسي أرش رسائل في ساحة التحرير. وسبب هذا العمل
Dokuz ay sonra kendimi Tahrir Meydanı'nda mesajlar spreylerken buldum.メッセージをスプレーしていました きっかけは - ニュースフィードで見た この画像です
Ertesi günü Tahrir Meydanındaydım.A következő nap a Tahrír-téren voltam.
Ertesi günü Tahrir Meydanındaydım.Al día siguiente fui a Tahrir.
Ertesi günü Tahrir Meydanındaydım.De volgende dag was ik op het Tahrirplein.
Ertesi günü Tahrir Meydanındaydım.Il giorno dopo stavo in piazza Tahrir.
Ertesi günü Tahrir Meydanındaydım.Keesokan harinya saya berada di Tahrir.
Ertesi günü Tahrir Meydanındaydım.풀려난 다음날, 타흐리르 광장에 있었습니다.

İlgili Sayfalar