Santiago Metropolitan Regionchile. kgmСтоличная область Сантьягоchile. kgm
Santiago Metropolitan Regionchile. kgmإقليم العاصمة سانتياغوchile. kgm
Santiago Metropolitan Regionchile. kgmサンティアゴ首都州chile.kgm
Şimdi New York Metropolitan Sanat Müzesi'ndeyiz ve bir Bodhisattva'nın anıtsal heykeline bakmaktayız. .Sme v Metropolitnom múzeu umenia, v New Yorku,pozeráme sa na monumentálnu sochu Bodhisattvu.
Şimdi New York Metropolitan Sanat Müzesi'ndeyiz ve bir Bodhisattva'nın anıtsal heykeline bakmaktayız. .Ми у музеї мистецтв Метрополітен у Нью-Йорку, дивимося на скульптуру бодгісаттви
Şimdi New York Metropolitan Sanat Müzesi'ndeyiz ve bir Bodhisattva'nın anıtsal heykeline bakmaktayız. .نحن هنا في المتحف المتروبوليتان للفنون في نيو يورك، نتمعن ونلاحظ الهندسة المعمارية لبوذيساتفا
Tamam, Monica ve Brian Metropolitan Museum of Art'talar.Monica a Brian jsou v Metropolitním muzeu umění.
Tamam, Monica ve Brian Metropolitan Museum of Art'talar.Monica a Brian z Metropolitného múzea umenia.
Tamam, Monica ve Brian Metropolitan Museum of Art'talar.Monica e Brian nel Metropolitan Museum.
Tamam, Monica ve Brian Metropolitan Museum of Art'talar.Monica si Brian, la Muzeul Metropolitan de Arta,
Tamam, Monica ve Brian Metropolitan Museum of Art'talar.Okay,monica dan brian berada di museum seni metropolitan
Tamam, Monica ve Brian Metropolitan Museum of Art'talar.Oke, Monica en Brian in het Metropolitan Museum of Art.
Tamam, Monica ve Brian Metropolitan Museum of Art'talar.Ok, Monica und Brian im Metropolitan Museum of Art.
Tamam, Monica ve Brian Metropolitan Museum of Art'talar.OK, Mónica y Brian en el Museo Metropolitano de Arte.
Tamam, Monica ve Brian Metropolitan Museum of Art'talar. Üst katta, Antik Yakın Doğu bölümündeyiz.Моника и Брайан в Метрополитен-музее наверху в секторе Древнего ближневосточного искусства
Tamam, Monica ve Brian Metropolitan Museum of Art'talar.[Μουσική]
Tamam, Monica ve Brian Metropolitan Museum of Art'talar.Моніка та Брайан у Музеї мистецтва Метрополітен.
Tüm bunları gelişen bir metropol olan Brisbane'den getirdim.이것들은 번영하는 거대 도시 브리즈번에서 가지고 왔습니다.
Tüm bunları gelişen bir metropol olan Brisbane'den getirdim.שהבאתי איתי כל הדרך מהכרך הסואן של בריסביין.
Tüm bunları gelişen bir metropol olan Brisbane'den getirdim.التي أحضرتها من عاصمة بريزبان المزدهرة.
Tüm bunları gelişen bir metropol olan Brisbane'den getirdim.これはカオスパッドという機械です
Vantaa'da iki adet meslek yüksek okulu (ammattikorkeakoulu) mevcuttur; Laurea ve Metropolia.I Vanda finns två yrkeshögskolor (ammattikorkeakoulu), Laurea och Metropolia.
Vantaa'da iki adet meslek yüksek okulu (ammattikorkeakoulu) mevcuttur; Laurea ve Metropolia.Vantaalla on kaksi ammattikorkeakoulua, Laurea ja Metropolia.
Vantaa'da iki adet meslek yüksek okulu (ammattikorkeakoulu) mevcuttur; Laurea ve Metropolia.В Вантаа два высших профессиональных учебных заведения (ammattikorkeakoulu), Laurea и Metropolia.
Ve bunun olmasını engeleyen şey de sürdürülebilir ölçekte büyük metropoller yapma fikriydi.Dan akhirnya kita membuat ide kota metropolitan skala besar yang dapat bertahan lama.
Ve bunun olmasını engeleyen şey de sürdürülebilir ölçekte büyük metropoller yapma fikriydi.E finì col rendere "sostenibile" l'idea della vita metropolitana su larga scala.
Ve bunun olmasını engeleyen şey de sürdürülebilir ölçekte büyük metropoller yapma fikriydi.És végül ez elvezetett odáig, hogy a nagy világvárosok élete fenntartható.
Ve bunun olmasını engeleyen şey de sürdürülebilir ölçekte büyük metropoller yapma fikriydi.Kar se je na koncu zgodilo, je ohranitev ideje velemestnega "urbanega načina življenja" kot vzdržnega.
Ve bunun olmasını engeleyen şey de sürdürülebilir ölçekte büyük metropoller yapma fikriydi.바야흐로 우리는 대규모의 대도시 생활이 계속 유지될 수 있는 개념이 되도록 만드는 중입니다.
Ve bunun olmasını engeleyen şey de sürdürülebilir ölçekte büyük metropoller yapma fikriydi.Letztendlich führte es dazu, dass die Idee des Lebens in der Großstadt zukunftsfähig wurde.
Ve bunun olmasını engeleyen şey de sürdürülebilir ölçekte büyük metropoller yapma fikriydi.O resultado final foi a transformação da ideia da vida urbana em larga escala numa coisa sustentável.
Ve bunun olmasını engeleyen şey de sürdürülebilir ölçekte büyük metropoller yapma fikriydi.Şi ce-a făcut până la urmă e că a transformat ideea de trai metropolitan la scară largă, făcând-o posibilă.
Ve bunun olmasını engeleyen şey de sürdürülebilir ölçekte büyük metropoller yapma fikriydi.Takie zdarzenia spowodowały, że ludzie zaczęli się zastanawiać czy mieszkanie w wielkiej metropolii ma sens.
Ve bunun olmasını engeleyen şey de sürdürülebilir ölçekte büyük metropoller yapma fikriydi.Uiteindelijk heeft dit verhaal het idee van grootschalige bewoning van steden duurzaam gemaakt.
Ve bunun olmasını engeleyen şey de sürdürülebilir ölçekte büyük metropoller yapma fikriydi.Αυτό που τελικά κατάφεραν, ήταν να κάνουν βιώσιμη την ιδέα μιας μητροπολιτικής ζωής ευρείας κλίμακας.
Ve bunun olmasını engeleyen şey de sürdürülebilir ölçekte büyük metropoller yapma fikriydi.А закончилось это всё тем, что идея проживания в крупных столичных городах оказалась целесообразной.
Ve bunun olmasını engeleyen şey de sürdürülebilir ölçekte büyük metropoller yapma fikriydi.И това в крайна сметка прави устойчива идеята за живот в големия град.
Ve bunun olmasını engeleyen şey de sürdürülebilir ölçekte büyük metropoller yapma fikriydi.والتي تسبب حدوثها في تحقيق مفهوم النمط التكاملي من حياة الحاضرة ليكون مستداماً.
Ve bunun olmasını engeleyen şey de sürdürülebilir ölçekte büyük metropoller yapma fikriydi.大規模な都市生活が可能と考えられるようになりました 7日で10%の隣人が死んでいく光景を見たときには
Ve dikkat edelim, bir cogu anakaraya donduler, onemli metropollere, kolonilerinin yanina degil.E, notem, a maior parte dela ia para a terra-mãe, para as metrópoles imperiais, não para as suas colónias.
Ve dikkat edelim, bir cogu anakaraya donduler, onemli metropollere, kolonilerinin yanina degil.Het meeste daarvan ging naar het moederland, naar de rijksmetropolen, niet naar hun koloniale bezittingen.
Ve dikkat edelim, bir cogu anakaraya donduler, onemli metropollere, kolonilerinin yanina degil.주목할 것은, 그 생산량은 식민지국이 아니라 그들의 모국, 제국 국가의 도시들로 향했다는 점입니다.
Ve dikkat edelim, bir cogu anakaraya donduler, onemli metropollere, kolonilerinin yanina degil.Și cea mai mare parte a producției s-a întors la țara-mamă, în metropolele imperiale, nu în colonii.
Ve dikkat edelim, bir cogu anakaraya donduler, onemli metropollere, kolonilerinin yanina degil.Và nhận thấy rằng, hầu hết của cải đó trở về mẫu quốc, trở về nhà vua, chứ không phải các thuộc địa.
Ve dikkat edelim, bir cogu anakaraya donduler, onemli metropollere, kolonilerinin yanina degil.Większość dochodów trafiała do krajów macierzystych, do imperialnych metropolii, nie do posiadanych kolonii.
Ve dikkat edelim, bir cogu anakaraya donduler, onemli metropollere, kolonilerinin yanina degil.Y noten, la mayoría se fue a la madre patria, a las metrópolis imperiales, no a sus posesiones coloniales.
Ve dikkat edelim, bir cogu anakaraya donduler, onemli metropollere, kolonilerinin yanina degil.И заметьте, большая часть шла в метрополии - не в колониальные территории.
Ve dikkat edelim, bir cogu anakaraya donduler, onemli metropollere, kolonilerinin yanina degil.שימו לב שהרוב הוזרם לארץ המולדת, למרכזי האימפריות, ולא אל המושבות שלהם.
Ve dikkat edelim, bir cogu anakaraya donduler, onemli metropollere, kolonilerinin yanina degil.ونلاحظ، أن معظم ذلك ذهب إلى الدولة الأم، إلى عواصم الإمبراطوريات، ليس إلى أملاك المستعمرة.
Ve dikkat edelim, bir cogu anakaraya donduler, onemli metropollere, kolonilerinin yanina degil.に還元され 植民地には留まりませんでした 格差を帝国主義のせいにするのが
Ya da şu an 12 milyon kişinin evi olan metropolitan alan아니면 뉴욕시 대도시 지역에
Ya da şu an 12 milyon kişinin evi olan metropolitan alanO imaginemos el área metropolitana de Nueva York,
Ya da şu an 12 milyon kişinin evi olan metropolitan alanאו אם נדמיין את ניו יורק רבתי,
Ya da şu an 12 milyon kişinin evi olan metropolitan alanأو إذا تخيلنا مدينة نيويورك .. المنطقة الحضرية،
Ya da şu an 12 milyon kişinin evi olan metropolitan alanニューヨークの大都市圏が-