Ana içeriğe geç
Sözlük

metropol ile cümle

metropol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu şehirler metropolitan olarak da adlandırılabilirler.Tieto mestá sa preto nazývajú aj tavernikálnymi mestami.
Jackson Mississipi eyaletinin en kalabalık şehri ve metropoliten bölgesidir.Jackson je hlavné mesto amerického štátu Mississippi.
1972 yılında kurulmuş olup her biri birkaç adet metropoliten ilçeye ayrılmaktadır.Boli vytvorené v 1974 a každé metropolitné grófstvo sa delí na niekoľko metropolitných okresov.
Berlin/Brandenburg metropolitan alanının bir parçasıdır.Je súčasťou metropolitnej oblasti Berlín/Brandenbursko.
Bu eserin başka bir operadaki ilk prömiyeri 1903'te New York Metropolitan Operası'nda yapılmıştır.Táto verzia sa stretla s obrovským úspechom a v roku 1907 ju uviedla aj Metropolitan Opera v New Yorku.
Bir anlamda bu tanım metropolitan alan tanımıdır.Toto miesto slúži ako antropometrický bod.
Metropoliten kontluk (İngilizce: Metropolitan county), İngiltere'de bir kontluk tipidir.Metropolitné grófstvo alebo v angl. Metropolitan county je typ správneho rozdelenia v Anglicku.
Şehir Metropol olmaktan çok gururlanmıştır.Vďaka tomu dostal Monserrat vzhľad európskych metropol.
"Manchester City" adlı metropoliten bölgenin yerel idare merkezidir.Rada mesta Manchester je správnym orgánom pre metropolitný okres Manchester.
Verona metropoliten bölgesi 1,426 km² olup nüfusu 714,274 kişidir.Metropolitansko območje Verone pokriva 1.426 km2 in ima 714.274 prebivalcev.
2009 yılında, kentin 67.214 nüfusu vardı ve Colmar metropolü toplamda 126.957 nüfusa sahipti.Leta 2013 je imelo mesto 67.956 prebivalcev, metropolitansko območje Colmarja pa leta 2009 126.957 .
Nokia'nın merkezi, Helsinki büyük metropol bölgesinde Espoo, Uusimaa'da bulunmaktadır.Nokia ima sedež v Espoo, Uusimaa, na širšem območju Helsinki.
New York Metropolitan Sanat Müzesi.New York, Metropolitanski muzej.
Yunan kayıtlarında Perge, 13. yüzyıla kadar Pamfilya Bölgesinin metropolisi olarak alıntılanmıştır.Grška Notitiae episcopatuum omenja mesto kot metropolis Pamphylia Secunda do 13. stoletja.
Şehir Metropol olmaktan çok gururlanmıştır.Kritični so bili tudi glede urbanističnega načrtovanja v metropolitanski regiji.
New York Metropolitan Sanat Müzesi (Ekim 2006).Razstava v Metropolitanskem muzeju v New Yorku (2004).
1996'da Metropolitan Opera'da Despina rolüyle Così fan tutte'de sahne aldı.Leta 2008 bo v matičnem gledališču debitirala v vlogi Despine iz Mozartove opere Così fan tutte.
Metropolitan (metropol) kentler:1.000.000 ile 10.000.000 arası nüfusa sahip şehirler.V Indiji je metropolitansko mesto opredeljeno kot tisto, ki ima 1 milijon in več prebivalcev.
IBGE ülkede resmen 16 tane büyük "Metropoliten Bölge (Região Metropolitana)"'nin bulunduğunu kabul etmektedir.Turčija ima 16 uradno opredeljenih "državnih metropolitanskih območij".
Şehir, Meksiko Federal Bölgesi'nin kuzeyinde yer almakta olup Meksiko metropol alanının bir parçasıdır.Je glavno mesto istoimenske mehiške zvezne države in leži v srednjem delu Mehiškega višavja.
Hamburg metropol bölgesine dahildir.Jis priklauso Hamburgo metropoliniam regionui.
Şehir Metropol olmaktan çok gururlanmıştır.Gerai išvystytas susisiekimas, yra metropolitenas.
Ada Tokyo metropolü hükümetine bağlı olup Tokyo'nun 180 km güneyinde yer almaktadır.Administraciškai sala priskiriama Tokijui, nuo kurio yra nutolusi 180 km į pietus.
Tokyo Metropolitan Hükûmeti'ne bağlı Tokyo Metropolitan Ulaşım Bürosu tarafından işletilmektedir.Ją valdo Tokijo metropolijos valdžia.
Annapolis "Baltimore-Washington Metropoliten Bölgesi" içindedir.Anapolis yra Vašingtono ir Baltimorės aglomeracijos dalis.
Tokyo Metropolü.Paryžiaus metropolitenas.
Başpiskopos, bir metropolit olabilir.Taškente yra metropolitenas.
Ayrıca Moskova Kilisesi'nin metropolitlikten patrikliğe yükselmesini sağladı (1589).Maskvos metropolija tapo autokefaline bažnyčia (iki 1598 m.).
Viyana bir finansal merkez haline gelmiş bir metropoldür.Lichtenšteinas išaugo kaip financinis centras.
Hamburg metropol bölgesine dahildir.See on osa Hamburgi metropolipiirkonnast.
Metropolitan Sanat Müzesi'ndedir.Metropolitani muuseum.
Metropoliten kontluk (İngilizce: Metropolitan county), İngiltere'de bir kontluk tipidir.Linnkrahvkond (inglise keeles metropolitan county) on Suurbritannias Inglismaal asuv linnastunud krahvkond.
Aynı zamanda Metropolitlik Kilisesidir.Samal ajal sai kirikupeast ka metropoliit.
Eserin prömiyeri 10 Aralık 1910'da ABD'nin New York şehrindeki Metropolitan Opera evinde verilmiştir.Esmaettekanne toimus 10. detsembril 1910 New Yorgi Metropolitan Operas.
New York'taki Metropolitan Opera'da uzun ve başarılı bir kariyeri vardı.Sai lõpuks New Yorgi Metropolitan Opera repetiitori koha.
Metropoliten kontluklar, İngiltere nüfusunun %22'sini veya Birleşik Krallık nüfusunun %18'ini oluşturmaktadır.Kuigi nad pole pindalalt väga suured, elab neis 22% Inglismaa ja 18% Suurbritannia rahvastikust.
Bu bölgeye bazen Dublin metropolü ya da Dublin kenti de denmektedir.Seda ala kutsutakse Dublini Metropoli piirkonnaks.
Kilise primatı, "Tüm Ukrayna'nın ve Kiev'in Metropoliti" olarak tanımladı.Ühinenud kiriku uueks peaks, Kiievi ja kogu Ukraina metropoliidiks valiti Epifanius (Dumenko).
Attika periferisine bağlı Güney Atina Atina metropolünün kentinin güney ve güneydoğusundan oluşur.Lõuna-Ateena hõlmab Ateena linnastu lõunaosa.
Aslında ben favori müzelerimden birini göstereceğim, New York'taki Metropolitan Museum of Art.Az egyik kedvencemet fogjuk meglátogatni, a New York-i Metropolitan múzeumot.
Aslında ben favori müzelerimden birini göstereceğim, New York'taki Metropolitan Museum of Art.De hecho voy a entrar en uno de mis favoritos, al Metropolitan, el museo de arte de Nueva York.
Aslında ben favori müzelerimden birini göstereceğim, New York'taki Metropolitan Museum of Art.Ich komme sogar in eins meiner liebsten, das Metropolitan Museum of Art in New York.
Aslında ben favori müzelerimden birini göstereceğim, New York'taki Metropolitan Museum of Art.Ik ga naar één van mijn favorieten, het Metropolitan Museum of Art in New York.
Aslında ben favori müzelerimden birini göstereceğim, New York'taki Metropolitan Museum of Art.Ora entro in uno dei miei preferiti, il Metropolitan Museum of Art di New York.
Aslında ben favori müzelerimden birini göstereceğim, New York'taki Metropolitan Museum of Art.Vou entrar num dos meus favoritos, o Metropolitan Museum of Art em Nova Iorque.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Dejansko so živeli v prototipu modernega industrijskega velemesta s srednjeveško infrastrukturo.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Eigenlijk was het een soort moderne industriële wereldstad met een 16e-eeuwse infrastructuur.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Erau de fapt un oraş trăind un fel de metropolă industrială cu o infrastructură publică elizabetană.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.시민들은 산업화한 근대식 대도시 생활을 엘리자베스 시대의 공공 기반시설 안에서 하고 있었습니다.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.London pada dasarnya adalah kota industri metropolis modern dengan sarana umum zaman kuno.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Sostanzialmente era una metropoli industriale moderna con un'infrastruttura pubblica Elisabettiana.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Volt egy város, ami egy modern ipari jellegű nagyváros életét élte egy Erzsébet-kori infrastruktúrával.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Η πόλη είχε τη μορφή μιας σύγχρονης βιομηχανικής μητρόπολης αλλά ελισαβετιανές δημόσιες υποδομές.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Това е бил град, живеещ с модерен вид индустриален метрополис с елизабетинска обществена инфраструктура.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.Это был, по сути, город современного индустриального типа с общественной инфраструктурой Елизаветинской эпохи.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.ובאמצע שנות ה-50 ההן זה היה במובנים רבים אסון גמור.
Bakıldığında, Elizabeth dönemi halk altyapısı ile modern endüstriyel metropol hayatı yaşayan bir şehirdi.今日の様な工業都市機能の下暮らしていました 例えば地下には皆さんの気分を少し害すような
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.Ils s'arrêtaient toujours pour rendre visite à ces énormes taureaux ailés qui gardaient
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.그들은 종종 그 고대 도시의 입구를 지키던 거대한 날개가 달린 황소들을 보려고 들렀었고,
Birlikte, bu antik metropolün kapılarında muhafızlık yapan kocaman kanatlı boğaları ziyaret ederlerdi.Vždycky si zašli prohlédnout tyhle velké okřídlené býky, kteří střežili brány tohoto starobylého města.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod