Ana içeriğe geç
Sözlük

metastaz ile cümle

metastaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
58
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Metastazın tanımı budur.Asta este o metastază.
Metastazın tanımı budur.C'est la définition d'une métastase.
Metastazın tanımı budur.Das ist eine Metastase.
Metastazın tanımı budur.Dat noemen we een uitzaaiing.
Metastazın tanımı budur.É a definição duma metástase.
Metastazın tanımı budur.Eso es una metástasis.
Metastazın tanımı budur.다른 기관으로 옮겨간다는 거에요. 그게 전이죠.
Metastazın tanımı budur.Questa è una metastasi.
Metastazın tanımı budur.To właśnie jest przerzut.
Metastazın tanımı budur.Αυτό είναι η μετάσταση.
Metastazın tanımı budur.Това е метастаза.
Metastazın tanımı budur.Это и есть метастаз.
Metastazın tanımı budur.ומגיעה לאיבר אחר. זאת גרורה.
Metastazın tanımı budur.ويصل الى عضو آخر. هذا هو الانتشار " الانبثاث".
Metastazın tanımı budur.これはガンで最も危険な段階です
Metastaz, tümörün - tümörün bir parçasının - kopup da kan damarlarından, farklı bir organa gitmesine denir.Az áttét, amikor a tumor egy darabja letörik, és a véráramon keresztül egy másik szervre terjed.
Metastaz, tümörün - tümörün bir parçasının - kopup da kan damarlarından, farklı bir organa gitmesine denir.암이 전이된다는 말이 무슨 뜻이냐면 암에서 떨어져 나온 종양 조각이 혈류를 타고
Metastaz, tümörün - tümörün bir parçasının - kopup da kan damarlarından, farklı bir organa gitmesine denir.Uitzaaiien zijn er als de tumor, of een deel ervan, afbreekt en door de bloedbaan reist naar een ander orgaan.
Metastaz, tümörün - tümörün bir parçasının - kopup da kan damarlarından, farklı bir organa gitmesine denir.וגרורות נוצרות כאשר חתיכה מהגידול מתנתקת ונודדת עם זרם הדם
Metastaz, tümörün - tümörün bir parçasının - kopup da kan damarlarından, farklı bir organa gitmesine denir.والانتشار هو عندما الورم - او جزء منه - ينقسم وينتقل عبر مجرى الدم
Metastaz, tümörün - tümörün bir parçasının - kopup da kan damarlarından, farklı bir organa gitmesine denir.分離して血流に乗り 他の臓器へ移動することです これが転移です
Öte yandan, kas metastaza da uğrayabiliyor, bu yüzden bu açıklama yetersiz kalıyor.Aber dann sprach wiederum die Tatsache, dass Metastasen nicht zu Skelettmuskeln gehen, dagegen.
Öte yandan, kas metastaza da uğrayabiliyor, bu yüzden bu açıklama yetersiz kalıyor.Czemu zatem przerzuty do tych mięśni są tak rzadkie? Te ich wyjaśnienia wydawały mi się mało przekonujące.
Öte yandan, kas metastaza da uğrayabiliyor, bu yüzden bu açıklama yetersiz kalıyor.하지만, 골격근에는 전이도 없다는 사실이 이 가설은 틀렸다는 느낌을 주었습니다.
Öte yandan, kas metastaza da uğrayabiliyor, bu yüzden bu açıklama yetersiz kalıyor.Maar het feit dat de uitzaaiingen niet naar skeletspieren gingen, maakte dat onwaarschijnlijk.
Öte yandan, kas metastaza da uğrayabiliyor, bu yüzden bu açıklama yetersiz kalıyor.Mas, então, o facto de as metástases não invadirem o músculo fazia isso parecer improvável.
Öte yandan, kas metastaza da uğrayabiliyor, bu yüzden bu açıklama yetersiz kalıyor.Nhưng lí do này có vẻ không chắc lắm về việc di căn không tới cơ xương.
Öte yandan, kas metastaza da uğrayabiliyor, bu yüzden bu açıklama yetersiz kalıyor.Továbbá az idegszövetben - az agyban - lehet rák, holott az agyszövet is termináltan differenciált.
Öte yandan, kas metastaza da uğrayabiliyor, bu yüzden bu açıklama yetersiz kalıyor.Но опять же, тот факт, что метастаз не проникает в мышечную ткань, все равно необъясним.
Öte yandan, kas metastaza da uğrayabiliyor, bu yüzden bu açıklama yetersiz kalıyor.Но от друга страна, фактът, че метастазите не отиват при скелетния мускул, правеше това не много вероятно.
Öte yandan, kas metastaza da uğrayabiliyor, bu yüzden bu açıklama yetersiz kalıyor.אבל שוב, העובדה שגם לא היו גרורות ברקמת השריר הטילה ספק בהסבר הזה.
Öte yandan, kas metastaza da uğrayabiliyor, bu yüzden bu açıklama yetersiz kalıyor.لكن مره اخرى، حقيقة ان الانتشار لا يذهب للعضلات جعل هذا التفسير غير وارد.
Öte yandan, kas metastaza da uğrayabiliyor, bu yüzden bu açıklama yetersiz kalıyor.という事実を考えるとそれはなさそうです それに神経組織である脳はガンになります
Otopsi sırasında, çizgili kas üzerinde yüzde 16 mikro metastaz rapor edilmiş.16%!
Otopsi sırasında, çizgili kas üzerinde yüzde 16 mikro metastaz rapor edilmiş.실험 결과, 골격근의 미세 암 전이율이 16%나 된다는 실험 결과를 싣고 있었어요.
Otopsi sırasında, çizgili kas üzerinde yüzde 16 mikro metastaz rapor edilmiş.16%であると報告している記事でした 16%です!つまりピン先大の腫瘍はあるのに
Otopsi sırasında, çizgili kas üzerinde yüzde 16 mikro metastaz rapor edilmiş.Het deed verslag over 16 procent micro-uitzaaiingen in skeletspieren bij een autopsie.
Otopsi sırasında, çizgili kas üzerinde yüzde 16 mikro metastaz rapor edilmiş.והוא דיווח על 16% של גרורות זעירות שנמצאו בשריר שלדי בניתוח שלאחר המוות.
Otopsi sırasında, çizgili kas üzerinde yüzde 16 mikro metastaz rapor edilmiş.وافاد انّ هناك 16% من الانتشارات الصغرى في العضلات الهيكليه عند تشريح الجثث.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Áttétei voltak a jobb fenekében, és nem tudott ülni, még begyógyszerezve sem.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Avea metastază în fesa dreaptă, şi nu putea sta aşezat nici cu medicație.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Aveva metastasi nella natica destra, e non era in grado di rimanere seduto, neanche con i farmaci.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Ele tinha metástases no glúteo direito, e não conseguia sentar-se, nem mesmo com medicação.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Hij had uitzaaiingen in zijn rechterbil, en kon niet zitten, zelfs niet met medicatie.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Il avait des métastases dans sa fesse droite, et il ne pouvait pas s'asseoir même avec des médicaments.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Imel je metastaze na desni strani, zaradi česar ni mogel sedeti niti ob uporabi zdravil.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.그는 그의 오른쪽 굵은 알에서 암전이가 진행되었고, 그는 약을 먹고서도 앉을 수 조차 없었습니다
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Mal metastázy v pravej polke, a nemohol sa posadiť ani za pomoci liekov.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Měl metastázi v pravé hýždi, nemohl sedět ani s pomocí léků.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Miał przerzuty w prawym pośladku i nie mógł siedzieć, nawet na lekach.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Ông bị ung thư di căn tới mông bên phải, và không thể ngồi được dù có dùng thuốc đi nữa.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Tenía metástasis en el glúteo derecho y no podía sentarse incluso tomando medicamentos.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Είχε μετάστάσεις στο δεξί μέρος των οπισθίων και δεν μπορούσε να καθίσει ακόμα και με τα φάρμακα.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.Той имаше метастази в дясната от задните части и не можеше да сяда дори използвайки медикаменти.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.У него были метастазы в правой ягодице, и он не мог сидеть даже под воздействием таблеток.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.היו לו גרורות בעכוזו הימני והוא לא היה יכול לשבת אפילו בעזרת תרופות.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.وقد تطوّر عبر انبثاث في الارداف اليمنى، لم يكن قادرا على الجلوس حتى باستعمال الأدوية.
Sağ kanadında metastazı vardı ve ilaç tedavisine rağmen oturamamaktaydı.薬を服用していても 座ることができませんでした 農作業はすべてあきらめなくてはならず
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod