Donmuş toprak tabakasından ve okyanustan metan salınmasıPomalé uvoľňovanie metánu z permafrostu a oceánu
Donmuş toprak tabakasından ve okyanustan metan salınmasıPowolne uwalnianie się metanu z wiecznej zmarzliny i oceanów
Donmuş toprak tabakasından ve okyanustan metan salınmasıTrage afgifte van permafrost en methaan in oceanen
Donmuş toprak tabakasından ve okyanustan metan salınmasıОкисляване на океана
) emisyonlarının %90’ının metan olmayan uçucu organik bileşiklerAllein die Landwirtschaft ist für mehr als 90 % der Emissionen von Ammoniak (NH
) emisyonlarının %90’ının metan olmayan uçucu organik bileşikler(NOX não-metânicos (COVNM) e amoníaco
) emisyonlarının %90’ının metan olmayan uçucu organik bileşiklerSamo rolnictwo odpowiada za ponad 90 % emisji amoniaku (NH
) emisyonlarının %90’ının metan olmayan uçucu organik bileşikler) több mint 90%-áért
) emisyonlarının %90’ının metan olmayan uçucu organik bileşiklerV období 1990–2006 snížilo 32 členských států EEA emise síry o 70 %.
) emisyonlarının %90’ının metan olmayan uçucu organik bileşikler), μία πτητική ένωση του αζώτου.
Enerji kaynağı olarak kullandığı moleküler hidrojen ile CO2'i metana çevirir.Convierte el CO2 en metano utilizando hidrógeno molecular como fuente de energía.
Enerji kaynağı olarak kullandığı moleküler hidrojen ile CO2'i metana çevirir.Crea metano dalla CO2 usando idrogeno molecolare come fonte di energia.
Enerji kaynağı olarak kullandığı moleküler hidrojen ile CO2'i metana çevirir.Dia mengubah CO2 menjadi metana menggunakan molekul hidrogen sebagai sumber energinya.
Enerji kaynağı olarak kullandığı moleküler hidrojen ile CO2'i metana çevirir.Es wandelt CO2 in Methan um unter der Verwendung von Wasserstoff als Energiequelle.
Enerji kaynağı olarak kullandığı moleküler hidrojen ile CO2'i metana çevirir.이것은 수소분자(H2)를 에너지원으로 사용하여 이산화탄소로 부터 메탄을 생성합니다.
Enerji kaynağı olarak kullandığı moleküler hidrojen ile CO2'i metana çevirir.Het maakt methaan van CO2 met behulp van moleculair waterstof als energiebron.
Enerji kaynağı olarak kullandığı moleküler hidrojen ile CO2'i metana çevirir.Il transforme le CO2 en méthane en utilisant de l'hydrogène moléculaire comme source d'énergie.
Enerji kaynağı olarak kullandığı moleküler hidrojen ile CO2'i metana çevirir.Se muuttaa CO2:ta metaaniksi käyttäen vetyä energianlähteenään.
Enerji kaynağı olarak kullandığı moleküler hidrojen ile CO2'i metana çevirir.Szén-dioxidot alakít át metánná molekuláris hidrogént használva energiaforrásként.
Enerji kaynağı olarak kullandığı moleküler hidrojen ile CO2'i metana çevirir.Transforma CO2 em metano usando hidrogénio molecular como fonte de energia.
Enerji kaynağı olarak kullandığı moleküler hidrojen ile CO2'i metana çevirir.Transformă CO2 în metan utilizând hidrogen molecular ca sursă de energie. Încercăm să vedem dacă putem lua
Enerji kaynağı olarak kullandığı moleküler hidrojen ile CO2'i metana çevirir.Zamienia dwutlenek węgla w metan, czerpiąc energię z cząsteczek wodoru.
Enerji kaynağı olarak kullandığı moleküler hidrojen ile CO2'i metana çevirir.Μετατρέπει το CO2 σε μεθάνιο χρησιμοποιώντας μοριακό υδρογόνο ως πηγή ενέργειας.
Enerji kaynağı olarak kullandığı moleküler hidrojen ile CO2'i metana çevirir.Той преобразува CO2 в метан, като използва молекулярен водород като енергиен източник.
Enerji kaynağı olarak kullandığı moleküler hidrojen ile CO2'i metana çevirir.Этот организм преобразует углекислый газ в метан, используя молекулярный водород в качестве источника энергии.
Enerji kaynağı olarak kullandığı moleküler hidrojen ile CO2'i metana çevirir.הוא הופך פחמן דו חמצני למתאן תוך שימוש במימן מולקולרי כמקור האנרגיה שלו
Enerji kaynağı olarak kullandığı moleküler hidrojen ile CO2'i metana çevirir.إنه يأخذ ثاني أوكسيد الكربون إلى الميثان مستخدماً جزيء الهيدروجين كمصدر للطاقة.
Enerji kaynağı olarak kullandığı moleküler hidrojen ile CO2'i metana çevirir.水素分子をエネルギー源として、メタンを生成します 私たちは、いくつかの場所から
Gerçekten benziyor, ama okyanus likid metan'dan-- ısı eksi 170 derece santigrad.그렇습니다. 다만 그 바다는 섭씨 영하170도 정도의 액화 메탄으로 이루어져 있습니다.
Gerçekten benziyor, ama okyanus likid metan'dan-- ısı eksi 170 derece santigrad.Az is, csak ebben az esetben az óceán éppenséggel folyékony metán, a hőmérséklet itt mínusz 170 fok celsius.
Gerçekten benziyor, ama okyanus likid metan'dan-- ısı eksi 170 derece santigrad.C'est effectivement cela, mais l'océan est en méthane liquide -- et la température de moins 170°C.
Gerçekten benziyor, ama okyanus likid metan'dan-- ısı eksi 170 derece santigrad.Chiar este, dar oceanul este metan lichid -- la temperatura de minus 170 grade Celsius.
Gerçekten benziyor, ama okyanus likid metan'dan-- ısı eksi 170 derece santigrad.Dat is inderdaad zo, maar de oceaan is vloeibaar methaan - de temperatuur minus 170 graden Celsius.
Gerçekten benziyor, ama okyanus likid metan'dan-- ısı eksi 170 derece santigrad.E é mesmo, mas o oceano é metano líquido, com uma temperatura de -170 °C.
Gerçekten benziyor, ama okyanus likid metan'dan-- ısı eksi 170 derece santigrad.Je to ako skutočné, no oceán je z kvapalného metánu -- teplota mínus 170 stupňov Celzia.
Gerçekten benziyor, ama okyanus likid metan'dan-- ısı eksi 170 derece santigrad.Lo es, de hecho, pero el océano es metano líquido -- la temperatura -170 grados centígrados.
Gerçekten benziyor, ama okyanus likid metan'dan-- ısı eksi 170 derece santigrad.Memang iya sebetulnya, cuma lautnya berupa metan cair -- suhunya minus 170 derajat Celcius.
Gerçekten benziyor, ama okyanus likid metan'dan-- ısı eksi 170 derece santigrad.Och det är det, men havet är flytande metan -- temperaturen är minus 170 grader Celsius.
Gerçekten benziyor, ama okyanus likid metan'dan-- ısı eksi 170 derece santigrad.Thực ra đại dương đó là metan lỏng, nhiệt độ -170 độ C.
Gerçekten benziyor, ama okyanus likid metan'dan-- ısı eksi 170 derece santigrad.Zaiste, to ocean płynnego metanu, o temperaturze minus 170 C.
Gerçekten benziyor, ama okyanus likid metan'dan-- ısı eksi 170 derece santigrad.И наистина е, но океанът е от течен метан с температура -170 градуса по Целзий.
Gerçekten benziyor, ama okyanus likid metan'dan-- ısı eksi 170 derece santigrad.זה בהחלט כך, אבל האוקיינוס הוא מתאן נוזלי -- הטמפרטורה מינוס 170 מעלות צלזיוס.
Gerçekten benziyor, ama okyanus likid metan'dan-- ısı eksi 170 derece santigrad.وهو كذلك ولكن المحيط عبارة عن ميثان سائل -- -- درجة الحرارة سالب 170 درجة مئوية
Gerçekten benziyor, ama okyanus likid metan'dan-- ısı eksi 170 derece santigrad.温度は摂氏マイナス170度です 太陽系の外にまで出てみると
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.APPLÅDER
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.C'est un sol non consolidé qui est imprégné de méthane liquide.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.Das ist lockerer Boden voller flüssigem Methan.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.Dit is onvaste grond, gemengd met vloeibaar methaan.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.Esto es terreno no consolidado inundado de metano líquido
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.É um terreno não consolidado que está impregnado de metano líquido.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.E un teren neconsolidat îmbibat cu metan lichid.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.Folyékony metánnal átjárt ingoványos talaj.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.Ini adalah tanah tidak terkonsolidasi yang tersebar dengan metana cair.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.이것은 액체 메탄이 퍼져 있는 무른 땅입니다.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.Obszar ten jest obfity w płynny metan.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.Si tratta di un suolo non solidificato permeato da metano liquido.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.To so nestrjena tla, ki so prepojena s tekočim metanom.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.Toto je nekonsolidovaný podklad, zaliaty kvapalným metánom.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.Πρόκειται για χαλαρό έδαφος, διαποτισμένο από υγρό μεθάνιο.
Gevşek ve sıvı metanla kaplanmış bir yüzeydi.Това е мека земя, напоена с течен метан.