mesh ile cümle

mesh kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir.Derfor vil jeg prise dig iblandt hedningene, Herre, og lovsynge ditt navn.
RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir.››der seinem Könige großes Heil beweist und wohltut seinem Gesalbten, David und seinem Samen ewiglich.
RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir.der seinem König großes Heil beweist und wohltut seinem Gesalbten, David und seinem Samen ewiglich.
RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir.du, som kraftig hjælper din Konge og viser din Salvede Miskundhed, David og hans Æt evindelig.
RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir.››du, som kraftig hjælper din Konge og viser din Salvede Miskundhed. David og hans Æt evindelig.
RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir.El dă mari izbăviri împăratului Său, şi dă îndurare unsului Său: lui David, şi seminţei lui, pe vecie.
RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir.Fördenskull vill jag tacka dig bland hedningarna, HERRE, och lovsjunga ditt namn.
RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir.여호와께서 그 왕에게 큰 구원을 주시며 기름 부음 받은 자에게 인자를 베푸심이여 영영토록 다윗과 그 후손에게로다
RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir.››여호와께서 그 왕에게 큰 구원을 주시며 기름 부음 받은 자에게 인자를 베푸심이여 영원토록 다윗과 그 후손에게로다 하였더라
RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir.Per questo, Signore, ti loderò tra i popoli e canterò inni di gioia al tuo nome
RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir.Preto ťa budem chváliť medzi národami, ó, Hospodine, a tvojmu menu budem spievať žalmy.
RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir.Przetoż cię, Panie! będę wyznawał między narodami, a będę śpiewał imieniowi twemu.
RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir.››Ty du giver din konung stor seger och gör nåd mot din smorde, mot David och hans säd till evig tid.
RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir.››величественно спасающий царя Своего и творящий милость помазаннику Своему Давиду и потомству его во веки!
RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir.››מגדיל ישועות מלכו ועשה חסד למשיחו לדוד ולזרעו עד עולם׃
RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir.מגדל ישועות מלכו ועשה חסד למשיחו לדוד ולזרעו עד עולם׃
RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir.‎برج خلاص لملكه والصانع رحمة لمسيحه لداود ونسله الى الابد‏
RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir.››برج خلاص لملكه والصانع رحمة لمسيحه لداود ونسله الى الابد
RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir.耶 和 華 賜 極 大 的 救 恩 給 他 所 立 的 王 、 施 慈 愛 給 他 的 受 膏 者 、 就 是 給 大 衛 和 他 的 後 裔 、 直 到 永 遠
RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir.耶和華 賜極 大 的 救恩 給 他 所立 的 王 、 施慈 愛給 他 的 受膏者 、 就是 給 大衛 和 他 的 後裔 、 直到 永遠
RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir.››耶 和 華 賜 極 大 的 救 恩 給 他 所 立 的 王 、 施 慈 愛 給 他 的 受 膏 者 、 就 是 給 大 衛 和 他 的 後 裔 、 直 到 永 遠
RAB kralını büyük zaferlere ulaştırır, Meshettiği krala, Davut'a ve soyuna Sonsuza dek sevgi gösterir.››耶和華 賜極 大 的 救恩 給 他 所立 的 王 、 施慈 愛給 他 的 受膏者 、 就是 給 大衛 和 他 的 後裔 、 直到 永遠
Rönesans'ın en meşhur sembollerinden biri olmuştur.가장 알아보기 쉬운 르네상스의 상징 가운데 하나가 되었습니다.
Rönesans'ın en meşhur sembollerinden biri olmuştur.Leonardo vázlataiból való, és a reneszánsz szimbólumainak egyik legismertebb darabja.
Rönesans'ın en meşhur sembollerinden biri olmuştur.הפכה לאחד הסמלים הכי מוכרים של הרנסנס.
Rönesans'ın en meşhur sembollerinden biri olmuştur.والتي أصبحت واحدة من أكثر الرموز المعروفة من عصر النهضة.
Rönesans'ın en meşhur sembollerinden biri olmuştur.有名なシンボルになった なぜだろう?
Sağda meşhur London kulesi,Aan uw rechterkant is de bekende Toren van Londen
Sağda meşhur London kulesi,Na desni imamo slavni londonski stolp, kjer je kraljica Elizabeta priprla svojega dragega g.
Samuel Pierpont Langley farklıydı. O zengin ve meşhur olmak istiyordu.Samuel Pierpont Langley era diferente: quería ser rico, hacerse famoso.
Sanırım Halk Tiyatrosu'nun en popüler olduğu dönem, ben tasarladıktan iki yıl meşhur olan제가 생각하기에 퍼블릭 씨어터의 주요 시점은 1996년 이었습니다, 제가 브링인 더 노이즈, 브링인더 펑크 캠페인을
Sanırım Halk Tiyatrosu'nun en popüler olduğu dönem, ben tasarladıktan iki yıl meşhur olanPunctul maxim al Teatrului Public cred că a fost în 1996,
Sanırım Halk Tiyatrosu'nun en popüler olduğu dönem, ben tasarladıktan iki yıl meşhur olanהשיא של התיאטרון הציבורי היה, נדמה לי, ב-1996 שנתיים אחרי שעיצבתי
Sanırım Halk Tiyatrosu'nun en popüler olduğu dönem, ben tasarladıktan iki yıl meşhur olanكانت الذروة للمسرح العام في العام 1996 بعد عامين من تصميمي له
Sanırım Halk Tiyatrosu'nun en popüler olduğu dönem, ben tasarladıktan iki yıl meşhur olan私のデザインから 2年後です 「ノイズ&ファンク」キャンペーンでした
Sansasyonel fotoğraflarla meşhursunuz.Tu eres Aki Shima. Famosa por aquellas sensacionales fotos.
Sansasyonel fotoğraflarla meşhursunuz.Vos photos ont du succès.
Sansasyonel fotoğraflarla meşhursunuz.Вы известны благодаря этим сенсационным фотографиям.
Seruya oğlu Avişay, ‹‹Şimi öldürülmeli, çünkü RABbin meshettiği kişiye lanet okudu›› dedi.Abisaï vroeg: "Moet Simeï eigenlijk niet sterven, omdat hij de door God gezalfde koning heeft vervloekt?"
Seruya oğlu Avişay, ‹‹Şimi öldürülmeli, çünkü RABbin meshettiği kişiye lanet okudu›› dedi.I odpověděl Abizai syn Sarvie a řekl: A což nebude zabit Semei, proto že zlořečil pomazanému Hospodinovu?
Seruya oğlu Avişay, ‹‹Şimi öldürülmeli, çünkü RABbin meshettiği kişiye lanet okudu›› dedi.스루야의 아들 아비새가 대답하여 가로되 시므이가 여호와의 기름 부으신 자를 저주하였으니 그로 인하여 죽어야 마땅치 아니하니이까
Seruya oğlu Avişay, ‹‹Şimi öldürülmeli, çünkü RABbin meshettiği kişiye lanet okudu›› dedi.И отвечал Авесса, сын Саруин, и сказал: неужели Семей не умрет за то, что злословил помазанника Господня?
Seruya oğlu Avişay, ‹‹Şimi öldürülmeli, çünkü RABbin meshettiği kişiye lanet okudu›› dedi.ויען אבישי בן צרויה ויאמר התחת זאת לא יומת שמעי כי קלל את משיח יהוה׃
Seruya oğlu Avişay, ‹‹Şimi öldürülmeli, çünkü RABbin meshettiği kişiye lanet okudu›› dedi.فاجاب ابيشاي ابن صروية وقال ألا يقتل شمعي لاجل هذا لانه سبّ مسيح الرب.
Seruya oğlu Avişay, ‹‹Şimi öldürülmeli, çünkü RABbin meshettiği kişiye lanet okudu›› dedi.洗 魯 雅 的 兒 子 亞 比 篩 說 、 示 每 既 咒 罵 耶 和 華 的 受 膏 者 、 不 應 當 治 死 他 麼
Seruya oğlu Avişay, ‹‹Şimi öldürülmeli, çünkü RABbin meshettiği kişiye lanet okudu›› dedi.洗 魯雅 的 兒子亞 比 篩說 、 示 每 既 咒罵 耶和華 的 受膏者 、 不 應當 治 死 他麼
Şimdi görebileceğiniz üzere bir meshugenah(çılgın, çatlak) gibi etrafta koşturuyorum.A l'époque j'étais très têtu.
Şimdi görebileceğiniz üzere bir meshugenah(çılgın, çatlak) gibi etrafta koşturuyorum.Bạn thấy đấy, tôi đang đi như điên, một người điên.
Şimdi görebileceğiniz üzere bir meshugenah(çılgın, çatlak) gibi etrafta koşturuyorum.Como podem ver, estou a caminhar como um doido, "meshugenah".
Şimdi görebileceğiniz üzere bir meshugenah(çılgın, çatlak) gibi etrafta koşturuyorum.Como pueden ver ahora, estoy andando en círculos como un loco, meshugenah.
Şimdi görebileceğiniz üzere bir meshugenah(çılgın, çatlak) gibi etrafta koşturuyorum.După cum vedeți, mă învârt ca un nebun.
Şimdi görebileceğiniz üzere bir meshugenah(çılgın, çatlak) gibi etrafta koşturuyorum.Jak teď můžete vidět, chodím kolem jako praštěný.
Şimdi görebileceğiniz üzere bir meshugenah(çılgın, çatlak) gibi etrafta koşturuyorum.Jak widzicie, chodzę w kółko jak szalony.
Şimdi görebileceğiniz üzere bir meshugenah(çılgın, çatlak) gibi etrafta koşturuyorum. (Kahkaha)(Alkış)Amint most is látják, úgy járkálok, mint egy őrült, egy meshugenah (Nevetés) (Taps)
Şimdi görebileceğiniz üzere bir meshugenah(çılgın, çatlak) gibi etrafta koşturuyorum. (Kahkaha)(Alkış)Όπως βλέπετε τώρα, πηγαίνω πέρα δώθε σαν τρελός, (Γέλια) (Χειροκρότημα)
Şimdi görebileceğiniz üzere bir meshugenah(çılgın, çatlak) gibi etrafta koşturuyorum.Man sieht ja, wie beknackt ich rumlaufe, wie meschugge.
Şimdi görebileceğiniz üzere bir meshugenah(çılgın, çatlak) gibi etrafta koşturuyorum.지금 보시다시피, 전 미친듯이 돌아다니고 있잖아요 "메슈게나(미쳤다는 뜻의 유대인어)" (역주: meshugenah 이디시어로 미쳤음을 뜻함)
Şimdi görebileceğiniz üzere bir meshugenah(çılgın, çatlak) gibi etrafta koşturuyorum.Seperti yang Anda lihat sekarang, saya berjalan seperti orang gila, meshugenah.
Şimdi görebileceğiniz üzere bir meshugenah(çılgın, çatlak) gibi etrafta koşturuyorum.Vedete, me ne vado in giro come un pazzo.
Şimdi görebileceğiniz üzere bir meshugenah(çılgın, çatlak) gibi etrafta koşturuyorum.Zoals je ziet, loop ik heen en weer als een gek, een mesjoggene.

İlgili Sayfalar