mesh ile cümle

mesh kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Meşhed‟e vardığında da en önemli işinin Horasan seferi için tüm hazırlıkları yapmak olduğunu söylemiştir.上官にどんな意見を出しても、自分がその中の一番苦しい仕事をやる計画だった。
Bakır baskı usûlü ile çoğaltıp neşrettiği haritalarla meşhûr olmuştur.宮本武蔵を顕彰する小倉碑文があることで有名。
Şehrin özellikle yağmurlu havaları meşhurdur.特に「雨」が有名。
Bahar aylarında göbek(mantar)ve salebi meşhurdur.正月の獅子舞や奉納相撲が有名。
Fransa ve ABD dışında İngiltere'de de çok meşhur oldu.イギリス以外にもフランスやイギリス連邦加盟国で広く使用された。
Meşhur beyaz ve kırmızı bordo şarapları burada yapılır.赤・白および白の甘口ワインが作られている。
Film ayrıca Henry Mancini'nin bestelediği "The Pink Panther" melodisiyle de meşhurdur.主題曲は同じヘンリー・マンシーニ作曲であるが、著名な『ピンク・パンサーのテーマ』とは別の曲。
Tandır ekmeği ile meşhurdur.パンとも面識がある。
Not: Van'ın(Wan) meşhur yemeği olan Keledoşu yiyin, yedirin.「やら-す(やらせる)」「食べ-さす(食べさせる)」「食べ-らす(食べさせる)」などと用いられる。
Fakat bilinene kadar 666 meşhur olmuş ve bu kullanılagelmiştir.666の忍とはその頃からの知り合いである。
Meşhur Müşküle üzümü halen mevcuttur.)また、このおならによってかじり虫は死にかけたことがある)。
Özellikle kurufasulyesi meshurdur.特にニホンヒキガエル。
İbrahim bin Edhem'in en meşhur talebelerinden biri Şakik-i Balhi'dir (ö.佐伯 夕花(さえき ゆうか) 声 - 麻倉もも 本作の主人公の一人。
Köydeki Roma Hamamı çok meşhurdur.ローマ浴場の構造はよく解っている。
Köyde çelik oyunu meşhurdur.その鉄鋼工場で有名である。
Mahallede Akçaabat halk oyunları meşhurdur.地元では有名なプレイボーイ。
Çengelköy'ün salatalığı çok meşhurdu.彼女のルクレツィアは素晴らしかった。
Bar Sokakları meşhurdur.山車が有名。
Cağ Kebap en meşhur yemeğidir.コカ・コーラが主食らしい。
YouTube kanalı AmazingPhil ile meşhur oldu.アフィリエイトサービスはAmazonなどが有名。
18. yüzyılda Hayfa, korsanların ini olmasıyla meşhurdu.1920年代には、大亜湾は海賊の根拠地となっていた。
Bu, wireless mesh ağı uygulamasının küçük bir örneğiydi (saniyede 50 mb hızlı olduğu iddia ediliyor).これは無線メッシュネットワークの一例である(通信速度は最大50Mbit/sとされている)。
Yaptığı seyahatleri ile meşhurdur.自ら旅した大旅行に関する著作で有名。
Daha sonra 1984'ten 1988'e kadar Meşhed ve Kalat'ı temsil etti.1984年までリガやクルスクで使用されていた。
Hammad'ın kendisi şiirleri yedi meşhurlar (es-seb‘u’l-meşhûrât) olarak anmıştır.卷之七 岳墳忠蹟:宋代の名将岳飛の物語。
Krater Gölü Ulusal Parkı'nın ana özelliği olan göl, tertemiz ve koyu mavi sularıyla da meşhurdur.クレーターレイク国立公園のシンボルであり、青色で透き通った水が有名である。
İsyanın lideri Maximinus Thrax, meşhur geçmişine ve Senato'nun hoşnutsuzluğuna rağmen imparator oldu.首謀者はマクシミヌス・トラクスで、元老院の消極的な態度にもかかわらずすぐに軍団により皇帝に擁立された。
(Meşhur Câmi’ût-Tevârih yazarıdır.請為明公以作家譬之。
En meşhur ve en geniş ölüm yürüyüşleri Ocak 1945’te Sovyet ordusunun Polonya’ya girmesiyle gerçekleşti.规模最大且最为人熟知的一次死亡之旅发生于1945年1月,当时苏联红军正向波兰进驻。
1943’te Londra’da, meşhur gazeteci Arthur Koestler ile görüştü.1943年,卡斯基在伦敦会见了当时非常有名的记者阿瑟·库斯勒。
Özellikle İsviçre peyniri meşhurdur.瑞士乳酪地表特徵。
Muhacirlerin yaptıgı (katlama)'sı meşhurdur.《顺志》记其为“枢密太师”。
Aynı şekilde Akabe güzel kumlu sahilleri ile de meşhurdur.坎城也以其優美的沙灘為名。
2014'te Cambridge Silicon Radio (şimdi Qualcomm’un bir parçası) CSR Mesh’i başlattı.2014年,CSR(现属高通一部分)发布了CSR Mesh协议。
Köyün üzüm bağları da oldukça meşhurdur.本地产的葡萄酒也很出名。
Fakat bilinene kadar 666 meşhur olmuş ve bu kullanılagelmiştir.但還是沒有666那麼常見。
Bu hikâye Meksika'da çok meşhurdur.這場戰役在墨西哥具有重要的歷史意義。
Ayrıca kara üzüm pekmezi meşhurdur.黑珍珠养殖也颇为盛名。
Babalar ve Oğullar, İvan Turgenyev’in 1862'de kaleme aldığı en meşhur eseridir.《父與子》是俄國小說家伊凡·屠格涅夫的小說代表作,發表於1862年。
Bu doktorlar arasındaki en meşhur olan, Doktor Joseph Mengele’ydi ve Mengele Auschwitz’te çalışıyordu.最为臭名昭著的是奥斯维辛集中营的约瑟夫·门格勒医生。
Havasının ve suyunun latifliği ile meşhurdu.对空气和水敏感。
Bölgede fasulye yetiştiriciliği yaygındır ve "İspir Fasulyesi" yurt genelinde meşhurdur.苹果、桃的产量在全国排名高位,素有“苹果之乡”。
Meşhur yemeği içli köftedir.庆祝的中心是一顿丰盛的饭。
Çengelköy'ün salatalığı çok meşhurdu.突尼西亞人的食物非常辛辣。
En meşhuru kahve deresidir.興趣是倒很好的咖啡。
Bunlardan en meşhuru, cücelerin yedi atası içinde en nam yapmış olan Ölümsüz Durin'dir.七海 悠哉(七海 悠哉(Hayoka Nanami)) 聲 - 興津和幸 星座 - 金牛座 七海哉太的父親。
Ayrıca kaymağı da meşhurmuş.他的头巾也大得出奇。
Meşhur Melikgazi türbeside bu mahallede bulunmaktadır.闻名的游乐地丰岛园亦在本区。
Daha sonra Şam'a giderek dönemin meşhur alimlerinden dersler aldı.後赛德鲁定传教远出各方,不知所终。
Örnek olarak bazı meşhur heykeller Bargello'ya gitti.比如一些有名的雕塑作品就被安放在了巴杰罗美术馆。
Onların kurduğu kent, Mtsheta ya da Meshta (Meshiler) adını taşıyordu.이들이 사는 마을은 '재가승마을' 혹은 '중골'이라 불리었으며 이들은 모두 하천인으로 대우되었다.
En meşhur ve en geniş ölüm yürüyüşleri Ocak 1945’te Sovyet ordusunun Polonya’ya girmesiyle gerçekleşti.이러한 죽음의 행군 중 가장 규모가 크고 잘 알려진 행군은 1945년 1월 폴란드에서 일어났다.
1940'lı ve 1950'li yıllarda meşhurdu.1940년대와 1950년대에 유명했다.
Köyde yemekler kuru fasulye ile Kastamonu meşhuru olan soğan çok sevilmektedir.온두라스 사람들은 콩으로 만든 수프를 아주 즐긴다.
Böyle meşhur olmak aslında utanılacak bir şey, ben utanırım.하지만 난 이걸 말하는 게 전혀 부끄럽지 않고, 오히려 자랑스럽다.
Meşhur Şâir Şeyhî dayısı olur.신근지는 광평대군에게는 처서삼촌이 된다.
Bu doktorlar arasındaki en meşhur olan, Doktor Joseph Mengele’ydi ve Mengele Auschwitz’te çalışıyordu.이러한 생체 실험을 거행한 의사 중 가장 악명 높은 사람은 아우슈비츠에서 근무한 요제프 멩겔레(Josef Mengele) 박사였다.
Ailesi ismini, Japonya'nın Kobe şehrinde bir restoran menüsünde gördükleri meşhur biftekten etkilenerek koydu.그의 부모는 레스토랑 메뉴에 본 일본 고베의 유명한 쇠고기 요리를 따서 그의 이름을 코비라고 지었다.
Özellikle kurufasulyesi meshurdur.특히 식초의 주성분이다.
Cağ Kebap en meşhur yemeğidir.베이징 오리구이는 가장 잘 알려진 요리일 것이다.

İlgili Sayfalar