Görüşecek önemli bir meselemiz var.We have an important matter to discuss.
Ayrıca meselemiz onlar değil, o yüzden konuyu değiştirme.O ne, tako pa se ne govori z menoj.
Demokrasi konusunda meselemiz şu olmalı: "Demokrasi içseldir."The point about democracy is intrinsic.
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Or, the next question would be, can we want what we already have?
Kalsın, "Başbakan geçtiğimiz hafta söylemişti: "Suriye artık bizim iç meselemiz"."[Erdogan] warned last week that unrest in Syria is part of Turkey's internal affairs.
Tadiç, "Mladiç'i bulmaya çalışacağız, çünkü o bizim ICTY ile işbirliğindeki ana meselemiz."We will try to find Mladic, because he is the main case for our co-operation with the ICTY.
Ayrıca meselemiz onlar değil, o yüzden konuyu değiştirme.Außerdem: Es geht nicht um diese, also weiche nicht vom Thema ab.
Ayrıca meselemiz onlar değil, o yüzden konuyu değiştirme.Además, esto no es sobre ellos, así que no cambies de tema.
Ayrıca meselemiz onlar değil, o yüzden konuyu değiştirme.E poi non stiamo parlando di loro, quindi non cambiare argomento!
Ayrıca meselemiz onlar değil, o yüzden konuyu değiştirme.Além disso, isso aqui não é sobre eles, então não mude de assunto.
Ayrıca meselemiz onlar değil, o yüzden konuyu değiştirme.Trouwens, dit gaat niet over hen, dus niet afdwalen.
Ayrıca meselemiz onlar değil, o yüzden konuyu değiştirme.Крім того, мова якраз не про них, отже не відволікайся від теми дискусії.
Ayrıca meselemiz onlar değil, o yüzden konuyu değiştirme.(我告訴你,這是我們兩個人的事,不要搬人家出來。
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir:아니면, 다음 질문은,
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir:Następne pytanie, czy możemy pragnąć tego, co już mamy?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir:Nebo by další otázka mohla znít:
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir:Oder eine weitere Frage:
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir:O, la siguiente pregunta pudiera ser,
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir:Seuraava kysymys olisi:
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Ali, kar bi bilo naslednje vprašanje, si lahko želimo tega, kar že imamo?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Eller, det næste spørgsmål vil være, kan vi længes efter det vi allerede har?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Eller, följdfrågan blir, kan vi åtrå det vi redan har?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Hoặc, câu hỏi tiếp theo có thể là chúng ta có thể muốn cái mà chúng ta đã có rồi hay không?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Of, the volgende vraag zou zijn; kunnen we verlangen naar wat we al hebben?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Oppure, la prossima domanda potrebbe essere, possiamo volere ciò che già abbiamo?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Ou alors, la prochaine question pourrait être, peut-on vouloir quelque chose qu'on a déjà ?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Ou a próxima pergunta seria: podemos querer o que já temos?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Sau, întrebarea următoare ar putea fi, putem dori ceea ce avem deja?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Vagy, kérdezhetném így is: akarhatjuk-e azt, ami már megvan nekünk?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Або ще одне запитання: чи можемо ми хотіти те, що вже маємо?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Или, би могъл да бъде следващият въпрос, можем ли да искаме това, което вече имаме?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir: Zaten sahip olduklarimizi isteyebilir miyiz?Или следующий вопрос: можем ли мы хотеть то, что уже у нас есть?
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir:Η επόμενη ερώτηση θα έπρεπε να είναι:
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir:ואולי השאלה הבאה צריכה להיות,
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir:أو، السؤال القادم سيكون،
Belki de bir sonraki meselemiz şu olabilir:すでに手に入れたものに さらに欲望を感じられるか?
Demokrasi konusunda meselemiz şu olmalı: "Demokrasi içseldir."A demokrácia lényege önmagában rejlik.
Demokrasi konusunda meselemiz şu olmalı: "Demokrasi içseldir."A questão com a democracia é intrínseca.
Demokrasi konusunda meselemiz şu olmalı: "Demokrasi içseldir."Das Wichtige an der Demokratie ist intrinsisch.
Demokrasi konusunda meselemiz şu olmalı: "Demokrasi içseldir."Demokracja jest wartością zasadniczą.
Demokrasi konusunda meselemiz şu olmalı: "Demokrasi içseldir."Het zit in de democratie zelf.
Demokrasi konusunda meselemiz şu olmalı: "Demokrasi içseldir."민주주의는 본질적인 것입니다.
Demokrasi konusunda meselemiz şu olmalı: "Demokrasi içseldir."La questione della democrazia è intrinseca.
Demokrasi konusunda meselemiz şu olmalı: "Demokrasi içseldir."L'importance de la démocratie est intrinsèque.
Demokrasi konusunda meselemiz şu olmalı: "Demokrasi içseldir."Lo importante de la democracia es su valor intrínseco.
Demokrasi konusunda meselemiz şu olmalı: "Demokrasi içseldir."Masalahnya adalah intrinsik.
Demokrasi konusunda meselemiz şu olmalı: "Demokrasi içseldir."Smysl demokracie je vnitřní.
Demokrasi konusunda meselemiz şu olmalı: "Demokrasi içseldir."Το θέμα με τη δημοκρατία είναι ουσιαστικό.
Demokrasi konusunda meselemiz şu olmalı: "Demokrasi içseldir."Головним є внутрішній смисл демократії.
Demokrasi konusunda meselemiz şu olmalı: "Demokrasi içseldir."Проблемът за демокрацията е вътрешен.
Demokrasi konusunda meselemiz şu olmalı: "Demokrasi içseldir."Ценность демократии — в её внутренней сущности.
Demokrasi konusunda meselemiz şu olmalı: "Demokrasi içseldir."העיקר בדמוקרטיה הוא המהות שלה.
Demokrasi konusunda meselemiz şu olmalı: "Demokrasi içseldir."الفكرة في الديمقراطية هي أنها عملية
Demokrasi konusunda meselemiz şu olmalı: "Demokrasi içseldir."公平や自由といった概念を反映し
Şu andaki başlıca meselemiz H5N1 adlı virüsün neden olduğu grip bazılarınız ona kuş gribi diyor.Cea mai mare îngrijorare pe care o avem în acest moment e virusul de gripă H5N1.
Şu andaki başlıca meselemiz H5N1 adlı virüsün neden olduğu grip bazılarınız ona kuş gribi diyor.현재 당면한 우리의 최대 걱정거리는 H5N1 독감 바이러스입니다. 일각에서는 조류독감이라고도 부릅니다.
Şu andaki başlıca meselemiz H5N1 adlı virüsün neden olduğu grip bazılarınız ona kuş gribi diyor.La nostra maggiore preoccupazione è ora il virus influenzale H5N1.
Şu andaki başlıca meselemiz H5N1 adlı virüsün neden olduğu grip bazılarınız ona kuş gribi diyor.Notre grande préoccupation du moment, c'est un virus appelé grippe H5N1.
Şu andaki başlıca meselemiz H5N1 adlı virüsün neden olduğu grip bazılarınız ona kuş gribi diyor.Nuestra gran preocupación ahora es un virus llamado gripe H5N1.
Şu andaki başlıca meselemiz H5N1 adlı virüsün neden olduğu grip bazılarınız ona kuş gribi diyor.Onze grote zorg op dit moment is het griepvirus H5N1 - ook vogelgriep genoemd.