mesajım ile cümle
mesajım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.56
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tümgeneral Armstrong'tan bir mesajım var.Minulla on viesti kenraalilta.
Tümgeneral Armstrong'tan bir mesajım var.Tengo un mensaje de la general Armstrong.
Tümgeneral Armstrong'tan bir mesajım var.Tenho um recado da General Armstrong.
Tümgeneral Armstrong'tan bir mesajım var.Έχω μήνυμα από τη στρατηγό Άρμστρονγκ.
Tümgeneral Armstrong'tan bir mesajım var.У меня сообщение от генерала Армстронг.
Ve benim örneğimde, göndere bastığımda 60,000'e yakın insan saniyeler içinde benim mesajımı alacak.그리고 제 경우엔, 제가 전송버튼을 누르면 60,000명에 가까운 사람들이 수초만에 그 메세지를 수신하게 될 것입니다.
Ve benim örneğimde, göndere bastığımda 60,000'e yakın insan saniyeler içinde benim mesajımı alacak.6万もの人々が瞬時にそのメッセージを受け取ることになります。 Twitterの基本的な考え方は、人々が
Ve benim örneğimde, göndere bastığımda 60,000'e yakın insan saniyeler içinde benim mesajımı alacak.A v mém případě, když kliknu na tlačítko Odeslat dostane tuto zprávu během pár vteřin až 60 000 lidí.
Ve benim örneğimde, göndere bastığımda 60,000'e yakın insan saniyeler içinde benim mesajımı alacak.A v mojom prípade, ak stlačím poslať približne 60 000 ľudí dostane túto správu v priebehu niekoľkých sekúnd.
Ve benim örneğimde, göndere bastığımda 60,000'e yakın insan saniyeler içinde benim mesajımı alacak.Dan dalam kasus saya, saat saya mengirim 60.000 orang akan menerima pesan itu dalam hitungan detik.
Ve benim örneğimde, göndere bastığımda 60,000'e yakın insan saniyeler içinde benim mesajımı alacak.Khi tôi nhấp lệnh gửi đi, khoảng 60,000 người sẽ nhận được tin nhắn đó trong tích tắc.
Ve benim örneğimde, göndere bastığımda 60,000'e yakın insan saniyeler içinde benim mesajımı alacak.Minun tapauksessani, kun lähetän viestin, jopa 60 000 ihmistä vastaanottaa sen sekunneissa.
Ve benim örneğimde, göndere bastığımda 60,000'e yakın insan saniyeler içinde benim mesajımı alacak.Nel mio caso, quando premo "Invia", 60.000 persone ricevono quel messaggio nel giro di pochi secondi.
Ve benim örneğimde, göndere bastığımda 60,000'e yakın insan saniyeler içinde benim mesajımı alacak.Şi în cazul meu, când apăs pe "trimite", până la 60.000 de oameni vor primi acel mesaj în câteva secunde.
Ve benim örneğimde, göndere bastığımda 60,000'e yakın insan saniyeler içinde benim mesajımı alacak.И в моя случай, щом натисна бутона "Изпращане", до 60 000 души ще получат това съобщение до секунди.
Ve benim örneğimde, göndere bastığımda 60,000'e yakın insan saniyeler içinde benim mesajımı alacak.בכל אופן, כשאני לוחץ על "שלח" עד 60,000 איש יקבלו את ההודעה בתוך שניות.
Ve benim örneğimde, göndere bastığımda 60,000'e yakın insan saniyeler içinde benim mesajımı alacak.وفي حالتي، عند الإرسال يستقبل رسائلي حوالي 60،000 شخص في بضع ثوان.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.Acesta este mesajul pe care am vrut să vi-l transmitem.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.A tohle je to poselství, s kterým jsme se chtěli s vámi podělit.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.C'est ça le message que nous voulons partager avec vous.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.Dan inilah pesan yang ingin kami bagikan kepada Anda.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.Det är det här budskapet vi vill dela med oss av till er.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.Dit is de boodschap die we met jullie willen delen.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.E é esta a mensagem que queremos partilhar convosco.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.És ez az üzenet amit szeretnénk megosztani önökkel.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.Este es el mensaje.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.그리고 이것이 우리가 여러분들과 함께 나누고 싶은 이야기입니다.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.Og dette er budskabet som vi vil dele med jer.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.Questo è il messaggio che vogliamo condividere con voi.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.Tämän viestin haluamme kertoa teille.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.Toto je tá správa, s ktorou sme sa chceli s vami podeliť.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.Tym chcemy się z wami podzielić.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.Und das ist die Botschaft, die wir mit Ihnen teilen möchten.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.Và đây là thông điệp mà chúng tôi muốn chia sẻ với các bạn.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.Αυτό είναι το μήνυμα που θέλουμε να μοιραστούμε μαζί σας.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.И это та идея, которой мы хотим поделиться с вами.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.І ось це - думка, якою ми хочемо з вами поділитися.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.וזה המסר שברצוננו לחלוק עימכם.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.وهذه هي الرسالة التي أردنا تشاركها معكم.
Ve bu sizinle paylaşmak istediğimiz mesajımız.そのために今日ここへ来ました
Ve hatırlayın, lütfen ana mesajımı hatırlayın, neydi: görünüşte imkansız olasıdır.A pamätajte si, prosím pamätajte si môj hlavný odkaz, ktorý je: aj zdanlivo nemožné je možné.
Ve hatırlayın, lütfen ana mesajımı hatırlayın, neydi: görünüşte imkansız olasıdır.A pamatujte, prosím pamatujte si moje hlavní poselství, což je toto: zdánlivě nemožné je možné.
Ve hatırlayın, lütfen ana mesajımı hatırlayın, neydi: görünüşte imkansız olasıdır.Dan ingat, tolong ingat pesan utama saya, yaitu: yang tampaknya mustahil ternyata mungkin.
Ve hatırlayın, lütfen ana mesajımı hatırlayın, neydi: görünüşte imkansız olasıdır.E, por favor, lembrem-se da minha mensagem principal, que é esta: o que parece ser impossível, é possível.
Ve hatırlayın, lütfen ana mesajımı hatırlayın, neydi: görünüşte imkansız olasıdır.그리고 기억하세요, 제 가장 중요한 메세지를 제발 기억하세요. 바로 이겁니다: 불가능하게 보이는것들도 가능합니다.
Ve hatırlayın, lütfen ana mesajımı hatırlayın, neydi: görünüşte imkansız olasıdır.Och kom ihåg, snälla kom ihåg mitt budskap, som är: det som verkar omöjligt är möjligt.
Ve hatırlayın, lütfen ana mesajımı hatırlayın, neydi: görünüşte imkansız olasıdır.Proszę zapamiętajcie moje przesłanie. Pozornie niemożliwe jest możliwe.
Ve hatırlayın, lütfen ana mesajımı hatırlayın, neydi: görünüşte imkansız olasıdır.Si nu uitati, va rog sa nu uitati mesajul meu principal, care e acesta: ceea ce pare imposibil e posibil.
Ve hatırlayın, lütfen ana mesajımı hatırlayın, neydi: görünüşte imkansız olasıdır.Và hãy nhớ, xin hãy nhớ thông điệp chính của tôi, đó chính là:
Ve hatırlayın, lütfen ana mesajımı hatırlayın, neydi: görünüşte imkansız olasıdır.Y recuerden, por favor recuerden mi mensaje principal, que es: lo aparentemente imposible es posible.
Ve hatırlayın, lütfen ana mesajımı hatırlayın, neydi: görünüşte imkansız olasıdır.И запомнете, моля ви, запомнете моето основно послание, а именно, че привидно невъзможното е възможно.
Ve hatırlayın, lütfen ana mesajımı hatırlayın, neydi: görünüşte imkansız olasıdır.І запам"ятайте, будь ласка, запам"ятайте моє головне послання, яке звучить так: нібито неможливе - можливе.
Ve hatırlayın, lütfen ana mesajımı hatırlayın, neydi: görünüşte imkansız olasıdır.Пожалуйста, запомните мою главную мысль: невероятное осуществимо.
Ve hatırlayın, lütfen ana mesajımı hatırlayın, neydi: görünüşte imkansız olasıdır.וזכרו, בבקשה זכרו את המסר המרכזי שלי שהוא זה: מה שלכאורה בלתי אפשרי הוא אפשרי
Ve hatırlayın, lütfen ana mesajımı hatırlayın, neydi: görünüşte imkansız olasıdır.و تذكروا, أرجوكم تذكروا رسالتي الأساسية, وهي :ما يبدو مستحيلا هو في الواقع ممكن.
Ve hatırlayın, lütfen ana mesajımı hatırlayın, neydi: görünüşte imkansız olasıdır.これです、外見上の不可能は可能であるということです。 私たちはよりよい世界を作ることができるのです。
İlgili Sayfalar