Bir servis mesajı alındı (yetkilendirme isteği gib) NameEtt tjänstmeddelande har tagits emot (t. ex. behörighetsbegäran) Name
Bir servis mesajı alındı (yetkilendirme isteği gib) NameFoi recebida uma mensagem do serviço (p. ex., um pedido de autorização) Name
Bir servis mesajı alındı (yetkilendirme isteği gib) NameName
Bir servis mesajı alındı (yetkilendirme isteği gib) Name인증 요청 같은 서비스 메시지를 받음Name
Bir servis mesajı alındı (yetkilendirme isteği gib) NameName
Bir servis mesajı alındı (yetkilendirme isteği gib) NameOtrzymano wiadomość usługową (np. żądanie uwierzytelnienia) Name
Bir servis mesajı alındı (yetkilendirme isteği gib) NamePalveluviesti on vastaanotettu (esim. tunnistautumispyyntö) Name
Bir servis mesajı alındı (yetkilendirme isteği gib) NamePrejeto je bilo sporočilo storitve (npr. zahtevek za odobritev) Name
Bir servis mesajı alındı (yetkilendirme isteği gib) NameSzolgáltatásüzenet érkezett (pl. felhasználóazonosítási kérés) Name
Bir servis mesajı alındı (yetkilendirme isteği gib) NameUn mensaje de servicio ha sido recibido (Por ejemplo: Petición de autorización)Name
Bir servis mesajı alındı (yetkilendirme isteği gib) NameUn message de service a été reçu (par exemple une demande d' autorisation)Name
Bir servis mesajı alındı (yetkilendirme isteği gib) NameΛήφθηκε ένα μήνυμα υπηρεσίας (π. χ. αίτηση εξουσιοδότησης) Name
Bir servis mesajı alındı (yetkilendirme isteği gib) NameБуло отримано службове повідомлення (наприклад, запит на авторизацію) Name
Bir servis mesajı alındı (yetkilendirme isteği gib) NameПолучено служебное сообщение (например, запрос авторизации) Name
Bir servis mesajı alındı (yetkilendirme isteği gib) Nameמשתמש אישר/ דחה את בקשתך לזיהויName
Bir servis mesajı alındı (yetkilendirme isteği gib) Nameرسالة خدمة استقبلت (مثال: طلب ترخيص) Name
Bir servis mesajı alındı (yetkilendirme isteği gib) Nameサービスメッセージ (例: 許可要求) を受け取りましたName
Bir tek mesajım var.Allora io ho un messaggio.
Bir tek mesajım var.Așadar am un mesaj.
Bir tek mesajım var.Así que tengo un mensaje.
Bir tek mesajım var.A więc mam takie przesłanie.
Bir tek mesajım var.Donc j'ai un message.
Bir tek mesajım var.Dus ik heb een boodschap.
Bir tek mesajım var.Ich habe also eine Botschaft.
Bir tek mesajım var.Jadi saya memiliki satu pesan.
Bir tek mesajım var.이젠 제가 드리고 싶은 말씀이 있습니다.
Bir tek mesajım var.Thế nên tôi có một thông điệp.
Bir tek mesajım var.Затова имам едно послание.
Bir tek mesajım var.Поэтому у меня есть заявление.
Bir tek mesajım var.אז יש לי מסר אחד.
Bir tek mesajım var.لذا لدي رسالة واحدة.
Bir tek mesajım var.私達は誤った方向を目指しているようなんです
Bir üçüncü grubun mesajı, iyi vatandaşlar olmak, elektrik kesintilerini önlemek hakkında.A sdělení pro třetí skupinu apelovalo na jejich občanskou povinnost a tím předcházení výpadků proudů.
Bir üçüncü grubun mesajı, iyi vatandaşlar olmak, elektrik kesintilerini önlemek hakkında.A tretia skupina dostala správu o bytí dobrými občanmi a prevencií pred výpadkami elektriny.
Bir üçüncü grubun mesajı, iyi vatandaşlar olmak, elektrik kesintilerini önlemek hakkında.A trzecia dostała wiadomość, że jako dobrzy obywatele, będą tak zapobiegać przerwom w dostawie energii.
Bir üçüncü grubun mesajı, iyi vatandaşlar olmak, elektrik kesintilerini önlemek hakkında.Die dritte Gruppe sollte als gute Bürger Stromausfälle verhindern.
Bir üçüncü grubun mesajı, iyi vatandaşlar olmak, elektrik kesintilerini önlemek hakkında.Een derde groep kreeg een bericht over een goede burger zijn en het voorkomen van stroomstoringen.
Bir üçüncü grubun mesajı, iyi vatandaşlar olmak, elektrik kesintilerini önlemek hakkında.E outro grupo recebeu uma mensagem sobre ser um bom cidadão e evitar falhas de energia.
Bir üçüncü grubun mesajı, iyi vatandaşlar olmak, elektrik kesintilerini önlemek hakkında.E un terzo gruppo ha ricevuto un messaggio sull'essere buoni cittadini prevenendo i black-out
Bir üçüncü grubun mesajı, iyi vatandaşlar olmak, elektrik kesintilerini önlemek hakkında.그리고 세번째 그룹은 좋은 시민이 되는 것, 정전 방지에 관련된 메세지를 받았어요.
Bir üçüncü grubun mesajı, iyi vatandaşlar olmak, elektrik kesintilerini önlemek hakkında.Og en tredje gruppe fik en besked om at være gode borgere, at forhindre strømafbrydelser.
Bir üçüncü grubun mesajı, iyi vatandaşlar olmak, elektrik kesintilerini önlemek hakkında.Un al treilea a primit o invitație de a fi buni cetăţeni, prin prevenirea panelor de curent.
Bir üçüncü grubun mesajı, iyi vatandaşlar olmak, elektrik kesintilerini önlemek hakkında.Y un tercer grupo recibió un mensaje que invitaba a ser un buen ciudadano y prevenir los cortes de luz.
Bir üçüncü grubun mesajı, iyi vatandaşlar olmak, elektrik kesintilerini önlemek hakkında.А трета група - съобщение за това да са добри граждани, предотвратяващи прекъсванията на тока.
Bir üçüncü grubun mesajı, iyi vatandaşlar olmak, elektrik kesintilerini önlemek hakkında.Третья группа получила послание о том, что предотвращение нарушений электроснабжения — наш гражданский долг.
Bir üçüncü grubun mesajı, iyi vatandaşlar olmak, elektrik kesintilerini önlemek hakkında.Третя група отримала повідомлення із закликом бути добрими громадянами, не перевантажувати мережу.
Bir üçüncü grubun mesajı, iyi vatandaşlar olmak, elektrik kesintilerini önlemek hakkında.ועוד קבוצה קיבלה מסר של אזרחות טובה, למנוע הפסקות חשמל.
Bir üçüncü grubun mesajı, iyi vatandaşlar olmak, elektrik kesintilerini önlemek hakkında.و مجموعة ثالثة تلقت رسالة عن أن يصبحوا مواطنين جيدين، يكافحوا انقطاع التيار الكهربائي.
Bir üçüncü grubun mesajı, iyi vatandaşlar olmak, elektrik kesintilerini önlemek hakkında.善良な市民になろうと メッセージを配りました 通常 電気代節約の通知が もっとも有効だろうと思いますが
Bobby Kennedy İndiyanapolise şehrin mesajı getirmeyi planlmaştı.Bobby Kennedy a fost programat să aducă un mesaj intern în Indianapolis.
Bobby Kennedy İndiyanapolise şehrin mesajı getirmeyi planlmaştı.Bobby Kennedy avait prévu d'apporter un message à Indianapolis.
Bobby Kennedy İndiyanapolise şehrin mesajı getirmeyi planlmaştı.Bobby Kennedy debía dar un mensaje en Indianápolis.
Bobby Kennedy İndiyanapolise şehrin mesajı getirmeyi planlmaştı.Bobby Kennedy měl tehdy pronést důležitý projev ve městě Indianapolis.
Bobby Kennedy İndiyanapolise şehrin mesajı getirmeyi planlmaştı.Bobby Kennedy sollte eine Botschaft im Zentrum von Indianapolis überbringen.
Bobby Kennedy İndiyanapolise şehrin mesajı getirmeyi planlmaştı.Era previsto che Bobby Kennedy facesse un discorso in un quartiere popolare di Indianapolis.
Bobby Kennedy İndiyanapolise şehrin mesajı getirmeyi planlmaştı.Er stond een campagnetoespraak van Bobby Kennedy gepland in de binnenstad van Indianapolis.
Bobby Kennedy İndiyanapolise şehrin mesajı getirmeyi planlmaştı.로버트 케네디가 인디아나폴리스의 한 도시 빈민가에서 연설을 할 예정이었습니다.
Bobby Kennedy İndiyanapolise şehrin mesajı getirmeyi planlmaştı.Бобби Кеннеди планировал выступить в бедном квартале Индианаполиса.
Bobby Kennedy İndiyanapolise şehrin mesajı getirmeyi planlmaştı.По програма Боби Кенеди трябваше да донесе вътрешноградско известие в Индианаполис.
Bobby Kennedy İndiyanapolise şehrin mesajı getirmeyi planlmaştı.בובי קנדי עמד לשאת נאום במרכז העיר אינדיאנפוליס.