Bilinmeyen hata mesajı알 수 없는 오류 메시지
Bilinmeyen hata mesajıKomunikat nieznanego błędu
Bilinmeyen hata mesajıMensagem de erro desconhecida
Bilinmeyen hata mesajıMensaje de error desconocido
Bilinmeyen hata mesajıMesaj eroare necunoscută
Bilinmeyen hata mesajıMessage d'erreur inconnu
Bilinmeyen hata mesajıNeznáma chyba
Bilinmeyen hata mesajıNeznámá chybová zpráva
Bilinmeyen hata mesajıNeznano sporočilo o napaki
Bilinmeyen hata mesajıOkänt felmeddelande
Bilinmeyen hata mesajıOnbekende foutmelding
Bilinmeyen hata mesajıTuntematon virheviesti
Bilinmeyen hata mesajıUkendt fejlbesked
Bilinmeyen hata mesajıUnbekannte Fehlermeldung
Bilinmeyen hata mesajıΆγνωστο μήνυμα σφάλματος
Bilinmeyen hata mesajıНевідоме повідомлення помилки
Bilinmeyen hata mesajıНеизвестна грешка
Bilinmeyen hata mesajıНеизвестная ошибка
Bilinmeyen hata mesajıرسالة خطأ غير معروفة
Bilinmeyen hata mesajı未知のエラーメッセージ
Bir ay önce aktivist Hossam El Hamalawy, Mostafa Sheshtawy'den "tutuklandım" mesajı almıştı.Miesiąc temu aktywista Hossam El Hamalawy otrzymał krótką wiadomość od Mostafy Sheshtawy o jego aresztowaniu.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Acum câteva minute, fiica mea Rebecca mi-a trimis un mesaj urându-mi succes.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Chỉ một phút trước, con gái Rebecca của tôi nhắn tin chúc tôi may mắn
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Een ogenblik geleden kreeg ik een sms van mijn dochter Rebecca, die me het beste wenst.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Egy perccel ezelőtt a lányom, Rebeka sms-ben kívánt jószerencsét.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.För en kort stund sedan fick jag ett "Lycka till"-sms från min dotter Rebecca.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Gerade eben wünschte meine Tochter Rebecca mir in einer SMS viel Glück.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Há momentos, a minha filha Rebecca mandou-me uma mensagem de boa sorte.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Hetki sitten tyttäreni Rebecca tsemppasi minua tekstiviestillä.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Il y a un instant, ma fille Rebecca m'a envoyé un texto pour me souhaiter bonne chance.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.조금 전에, 제 딸 레베카가 응원의 문자를 보냈죠.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Len pred chvíľou mi moja dcéra Rebecca poslala smsku pre šťastie.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı. Mesajında,Hace solo un momento mi hija Rebecca me envió un mensaje de buena suerte, que decía:
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Právě před chvílí mi má dcera Rebecca poslala SMS pro štěstí.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Przed chwilą moja córka, Rebecca, wysłała mi SMSa na szczęście.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Un attimo fa, mia figlia Rebecca mi ha mandato un sms di buona fortuna.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Μόλις πριν από ένα λεπτό, η κόρη μου, Ρεβέκκα, μου έστειλε ένα μήνυμα για καλή τύχη.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Само преди секунда дъщеря ми Ребека ми пожела успех с кратко съобщение.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Только что моя дочь Ребекка отправила мне сообщение с пожеланием удачи.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.Щойно моя донька Ребекка надіслала мені смс із побажанням успіху.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.רק לפני רגע "בתי רבקה סימסה לי "בהצלחה.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.قبل لحظة فقط، راسلتني ابنتي ريبيكا متمنية لي حظا موفقا.
Biraz önce, kızım Rebecca bana iyi şanslar mesajı attı.娘のレベッカが幸運を祈って メッセージをくれました メッセージには
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Een jong meisje postte het laatste bericht dat ze van haar oma had gehoord.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Egy fiatal lány elküldte az utolsó üzenetet, amit valaha kapott a nagymamájától.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Ein junges Mädchen postete die letzte Nachricht, die sie von ihrer Großmutter erhalten hatte.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.En ung pige postede den sidste besked hun hørte fra sin bedstemor.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Jedna mladá dívka poslala poslední zprávu, kterou slyšela od své babičky.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Jedno mladé dievča poslalo poslednú správu, ktorú kedy počulo od svojej babičky.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.한 소녀는 그녀의 할머니가 마지막으로 남긴 음성 메세지를 올리기도 했죠.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.la upp det sista meddelandet hon någonsin fick från sin farmor.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Một cô gái trẻ gửi lời nhắn cuối cùng mà cô ấy nhận được từ bà ngoại của mình.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.O fetiţă a postat ultimul mesaj pe care l-a primit de la bunica ei.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Pewna dziewczynka wysłała ostatnią wiadomość, jaką dostała od babci.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Seorang gadis kecil mengirim pesan yang paling akhir dari neneknya.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Uma jovem rapariga publicou a última mensagem da sua avó que ela ouviu.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Una joven publicó el último mensaje que recibió de su abuela.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Una ragazzina pubblicò l'ultimo messaggio che le aveva lasciato la nonna.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Une petite fille a envoyé le dernier message que sa grand-mère lui avait adressé.
Bir genç kız büyük annesinden duyduğu son mesajı yollamıştı.Μια νεαρή κοπέλα ανάρτησε το τελευταίο μήνυμα που άκουσε ποτέ απ' την γιαγιά της.