Hatta yaban mersininden yapma tacını da takabilir.Potrebbe anche indossare la sua corona di mirto.
Hatta yaban mersininden yapma tacını da takabilir.Ze mag zelfs haar mirtekroon opzetten.
Hatta yaban mersininden yapma tacını da takabilir.Она даже может украсить себя диадемой в виде мирта.
Hatta yaban mersininden yapma tacını da takabilir.היא אולי אפילו תענוד את כתר הארוסין שלה.
Hatta yaban mersininden yapma tacını da takabilir.これらの装飾品は
Her bir atomun içerisine bakalım -- yani yaban mersinine, değil mi? --Ahora veamos dentro del átomo, es decir, el arándano.
Her bir atomun içerisine bakalım -- yani yaban mersinine, değil mi? --Hãy nhìn vào bên trong mỗi nguyên tử - những quả bưởi, phải không?
Her bir atomun içerisine bakalım -- yani yaban mersinine, değil mi? --각 원자의 속을 들여다 봅시다. -- 블루베리 속을요. -- 맞죠?
Her bir atomun içerisine bakalım -- yani yaban mersinine, değil mi? --Laten we nu eens de binnenkant van elk atoom bekijken -- van de bosbes dus. --
Her bir atomun içerisine bakalım -- yani yaban mersinine, değil mi? --Låt oss titta inuti varje atom - i blåbäret här alltså, eller hur? -
Her bir atomun içerisine bakalım -- yani yaban mersinine, değil mi? -- Orada ne görüyorsunuz?Guardiamo adesso dentro ad ogni atomo -- quindi il mirtillo, giusto?
Her bir atomun içerisine bakalım -- yani yaban mersinine, değil mi? -- Orada ne görüyorsunuz?Ας δούμε τώρα μέσα στο κάθε άτομο -δηλαδή μέσα στο βατόμουρο, σωστά;-
Her bir atomun içerisine bakalım -- yani yaban mersinine, değil mi? -- Orada ne görüyorsunuz?Давайте тепер подивимось усередину кожного атома (тобто чорниці, вірно?...) -
Her bir atomun içerisine bakalım -- yani yaban mersinine, değil mi? -- Orada ne görüyorsunuz?Заглянем внутрь атома, то есть нашей черничины — так?
Her bir atomun içerisine bakalım -- yani yaban mersinine, değil mi? -- Orada ne görüyorsunuz?בואו נסתכל עכשיו לתוך כל אטום -- או לתוך האוכמניה, נכון? --
Her bir atomun içerisine bakalım -- yani yaban mersinine, değil mi? -- Orada ne görüyorsunuz?何が見えますか?
Her bir atomun içerisine bakalım -- yani yaban mersinine, değil mi? --Podívejme se nyní dovnitř každého atomu, tedy vlastně borůvky, ano?
Her bir atomun içerisine bakalım -- yani yaban mersinine, değil mi? --Pozrime sa teraz do vnútra atómu - našej čučoriedky, áno?
Her bir atomun içerisine bakalım -- yani yaban mersinine, değil mi? --Regardons maintenant à l'intérieur de chaque atome - et donc de la myrtille --
Her bir atomun içerisine bakalım -- yani yaban mersinine, değil mi? --Să privim acum în interiorul atomului --adică în afină--
Her bir atomun içerisine bakalım -- yani yaban mersinine, değil mi? --Schauen wir mal in jedes Atom hinein - also in die Blaubeere -
Her bir atomun içerisine bakalım -- yani yaban mersinine, değil mi? --Zajrzyjmy teraz do wnętrza atomu - jagody.
Her bir atomun içerisine bakalım -- yani yaban mersinine, değil mi? --Нека сега погледнем във вътрешността на всеки атом - това е боровинката, нали така?
Her bir atomun içerisine bakalım -- yani yaban mersinine, değil mi? --دعونا ننظر الآن داخل كل ذرة - أي العنيبة، صحيح؟ -
Mersinturkey. kgmBerliiniturkey. kgm
Mersinturkey. kgmMersinturkey. kgm
Mersinturkey. kgmMersinturkey. kgm
Mersinturkey. kgmMersinturkey.kgm
Mersinturkey. kgmMersinturkey. kgm
Mersinturkey. kgmMersinturkey. kgm
Mersinturkey. kgmMersinturkey. kgm
Mersinturkey. kgmMersinturkey.kgm
Mersinturkey. kgmMersinturkey. kgm
Mersinturkey. kgmMersinturkey. kgm
Mersinturkey. kgmMersinturkey. kgm
Mersinturkey. kgmMersinturkey. kgm
Mersinturkey. kgmMersinturkey. kgm
Mersinturkey. kgmMessinaturkey. kgm
Mersinturkey. kgmMessinaturkey. kgm
Mersinturkey. kgmturkey. kgm
Mersinturkey. kgmturkey. kgm
Mersinturkey. kgmΜερσίνturkey. kgm
Mersinturkey. kgmМерсінturkey. kgm
Mersinturkey. kgmМессинаturkey. kgm
Mersinturkey. kgmרוסיהturkey. kgm
Mersinturkey. kgmمرسينturkey. kgm
Mersinturkey. kgmメルスィン_BAR_/_BAR_$[~setProps ~region 'メルスィン県' ~city 'メルスィン']turkey.kgm
O zaman çekirdek ne kadar büyüktür? Yaban mersinini patlatıp açarsak ve çekirdeği ararsak, ne biliyor musun?Thế thì hạt nhân to đến độ nào? và nếu bạn tách một quả việt quất ra và tìm những hạt nhân, bạn biết không?
Soyguncular, kraliyet balık, balina ve mersin balığı hakkıdır.강도, 고래 철갑 상어 아르 로얄 물고기, 권리이다.
Soyguncular, kraliyet balık, balina ve mersin balığı hakkıdır.ladri, è il diritto di pesce regale, che sono balena e lo storione.
Soyguncular, kraliyet balık, balina ve mersin balığı hakkıdır.ladrões, é o direito de reais de peixes, que são baleias e esturjão.
Soyguncular, kraliyet balık, balina ve mersin balığı hakkıdır.ladrones, es el derecho a pescar real, que son la ballena y el esturión.
Soyguncular, kraliyet balık, balina ve mersin balığı hakkıdır.Räuber, ist das Recht auf königlichen Fische, die Wal-und Stör sind.
Soyguncular, kraliyet balık, balina ve mersin balığı hakkıdır.שודדים, היא הזכות דגים המלוכה, אשר לווייתן ו חידקן.
Soyguncular, kraliyet balık, balina ve mersin balığı hakkıdır.اللصوص ، هو الحق في الملكية الأسماك ، والتي حوت وسمك الحفش.
Soyguncular, kraliyet balık, balina ve mersin balığı hakkıdır.そしてこれらは、どちらかの岸へ投げたり、海岸付近でキャッチされると、所有物です
Tamam. Atomu -- yani yaban mersini -- bir evin büyüklüğüne şişirelim.좋아요. 블루베리 크기의 원자를
Tamam. Atomu -- yani yaban mersini -- bir evin büyüklüğüne şişirelim.O. K., blasen wir nun das Atom - die Blaubeere - auf die Größe eines Hauses auf.
Tamam. Atomu -- yani yaban mersini -- bir evin büyüklüğüne şişirelim.Poďme nafúknuť atóm - čučoriedku - na veľkosť domu.
Tamam. Atomu -- yani yaban mersini -- bir evin büyüklüğüne şişirelim.Нека да уголемим атома (боровинката) до размера на къща.