merkezleri ile cümle
merkezleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bilgi işlem merkezlerinin ve büyük işlerin çağına.Es ist eine Zeit für große Geschäfte und Rechenzentren.
Bilgi işlem merkezlerinin ve büyük işlerin çağına.Este epoca marilor afaceri şi a centrelor de date pentru calcul.
Bilgi işlem merkezlerinin ve büyük işlerin çağına.이 때는 큰 사업과 계산용 데이터 센터의 시대입니다.
Bilgi işlem merkezlerinin ve büyük işlerin çağına.Para la computación es la era de los grandes negocios y centros de datos.
Bilgi işlem merkezlerinin ve büyük işlerin çağına.To era wielkich komputerowych interesów i centrów danych.
Bilgi işlem merkezlerinin ve büyük işlerin çağına.Това е ерата на едрия бизнес и изчислителните центрове за данни.
Bilgi işlem merkezlerinin ve büyük işlerin çağına.Эпоха крупного бизнеса и компьютерных центров сбора данных.
Bilgi işlem merkezlerinin ve büyük işlerin çağına.זוהי תקופת גדולה לעסקים ולמרכזי נתונים עבור מחשוב.
Bilgi işlem merkezlerinin ve büyük işlerin çağına.إنه عصر الأعمال الضخمة و انتشار مراكز بيانات الكمبيوتر.
Birçok yerde aile danışmanlıkları veya aile merkezleri vardır.Familjerådgivningar och familjecenter finns på många orter.
Birçok yerde aile danışmanlıkları veya aile merkezleri vardır.Hay centros de orientación familiar o centros familiares en diversas localidades.
Birçok yerde aile danışmanlıkları veya aile merkezleri vardır.Il y a des centres familiaux ou les centres pour la famille dans la plupart des localités.
Birçok yerde aile danışmanlıkları veya aile merkezleri vardır.Perheneuvoloita tai perhekeskuksia on useilla paikkakunnilla.
Birçok yerde aile danışmanlıkları veya aile merkezleri vardır.Семейные консультации или семейные центры имеются во многих коммунах.
Birçok yerde aile danışmanlıkları veya aile merkezleri vardır.الاستشارات العائلية أو المراكز العائلية موجودة في العديد من البلديات.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.그것은 공룡이 아니라 고래. 사무실 빌딩만큼 크고 우리의 바다속에서 아직까지 헤엄쳐 다니고 있다고.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.Nem a dinoszaurusz az, hanem a bálna, ami akkora, mint egy irodaház ami még mindig ott úszkál az óceánokban.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.Není to dinosaurus, je to velryba, zvíře velké jako kancelářské budovy stále plave naším oceánem.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.Non è un dinosauro; è una balena, un animale grande come un edificio che ancora nuota nei nostri oceani.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.To nie dinozaur, ale wieloryb. Zwierzęta wielkości biurowców wciąż pływają gdzieś w oceanie.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.То не е динозавър, то е кит, животно, голямо, колкото офис сграда, все още плуващо някъде там в океана.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.Это не динозавр, это — кит, животные большие, как офисные здания, всё ещё плавают там, в нашем океане.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.זה לא דינוזאור, זה לוייתן, חיות בגודל של בניין משרדים עדיין שוחות באוקיינוס שלנו.
Bir dinozor değil, bir balina, iş merkezleri kadar büyük hayvanlar, ve hâlâ okyanuslarımızda dolanıyorlar.オフィスビルほどの大きさで 今も海で泳いでいます 恐竜と言えば サメは基本的に
Birincil esrar kullanımı için en çok tedavi talebini genellikle ayakta tedavi merkezleri almaktadır (42).42 avohoidossa (
Birincil esrar kullanımı için en çok tedavi talebini genellikle ayakta tedavi merkezleri almaktadır (42).Den största efterfrågan på behandling för primärt cannabismissbruk avser oftast öppenvården (42).
Birincil esrar kullanımı için en çok tedavi talebini genellikle ayakta tedavi merkezleri almaktadır (42).De vraag naar behandeling van primair cannabisgebruik is meestal het grootst in de extramurale zorg (42).
Birincil esrar kullanımı için en çok tedavi talebini genellikle ayakta tedavi merkezleri almaktadır (42).Najväčší dopyt po liečbe kvôli prvotnému užívaniu kanabisu je obvykle v ambulantných zariadeniach (42).
Birincil esrar kullanımı için en çok tedavi talebini genellikle ayakta tedavi merkezleri almaktadır (42).Státy lze rozdělit do tří geografických skupin.
Birincil esrar kullanımı için en çok tedavi talebini genellikle ayakta tedavi merkezleri almaktadır (42).Общи модели при търсенето на лечение
Birseyleri farkli yapmamiz gerekiyordu ve birinci basamak goz merkezleri dedigimiz gorme merkezlerini kurduk뭔가 변화가 필요했습니다. 그래서 저희는 1차 시력관리 센터라고 부르는 시력 센터를 세웠습니다.
Birseyleri farkli yapmamiz gerekiyordu ve birinci basamak goz merkezleri dedigimiz gorme merkezlerini kurdukAşa că, a trebuit să schimbăm strategia, adică să creăm centre oftalmologice primare.
Birseyleri farkli yapmamiz gerekiyordu ve birinci basamak goz merkezleri dedigimiz gorme merkezlerini kurdukDus moesten we iets veranderen. Er werden centra opgezet voor wat wij primaire oogzorg noemen.
Birseyleri farkli yapmamiz gerekiyordu ve birinci basamak goz merkezleri dedigimiz gorme merkezlerini kurdukUns war klar, dass wir etwas ändern mussten, und so entstand etwas, das wir als vision center bezeichnen.
Birseyleri farkli yapmamiz gerekiyordu ve birinci basamak goz merkezleri dedigimiz gorme merkezlerini kurdukלכן היינו צריכים לעשות משהו אחר. הקמנו את מה שאנחנו מכנים "מרכזי טיפול עיניים ראשוניים", מרכזי ראיה.
Birseyleri farkli yapmamiz gerekiyordu ve birinci basamak goz merkezleri dedigimiz gorme merkezlerini kurdukلذلك وجب علينا أن نفعل شيئا مختلفا ، لذلك أنشأنا ما نسميه المراكز الأولية للرعاية الصحية للعين، مراكز بصرية.
Birseyleri farkli yapmamiz gerekiyordu ve birinci basamak goz merkezleri dedigimiz gorme merkezlerini kurdukそこで 初期眼科センター ビジョン・センターと呼ばれる施設を立ち上げました オフィスは完全にペーパーレス化していて
Biz bunun yayıldığını gördükçe ulusal merkezlerin ortaya çıktığını görüyoruz.Als we de verspreiding bekijken, zien we nationale groepen ontstaan.
Biz bunun yayıldığını gördükçe ulusal merkezlerin ortaya çıktığını görüyoruz.A mesure que l'idée se répand, des plateformes régionales apparaissent.
Biz bunun yayıldığını gördükçe ulusal merkezlerin ortaya çıktığını görüyoruz.Chúng ta đã thấy được sự lan tràn của nó, chúng ta thấy những trung tâm quốc gia mới nổi lên.
Biz bunun yayıldığını gördükçe ulusal merkezlerin ortaya çıktığını görüyoruz.E mentre vediamo la diffusione di questo processo, vediamo nascere degli "hub" nazionali.
Biz bunun yayıldığını gördükçe ulusal merkezlerin ortaya çıktığını görüyoruz.이 아이디어가 퍼져나가면서, 국제적 허브가 만들어지고 있습니다.
Biz bunun yayıldığını gördükçe ulusal merkezlerin ortaya çıktığını görüyoruz.Látjuk, ahogy ez terjed, látjuk nemzeti központok feltűnését.
Biz bunun yayıldığını gördükçe ulusal merkezlerin ortaya çıktığını görüyoruz.Mientras se propaga, vemos centros nacionales emergentes.
Biz bunun yayıldığını gördükçe ulusal merkezlerin ortaya çıktığını görüyoruz.Pe măsură ce ideea se răspândește, apar centre naționale.
Biz bunun yayıldığını gördükçe ulusal merkezlerin ortaya çıktığını görüyoruz.Rozwój lokalnych ruchów sprzyja powstawaniu regionalnych centrów.
Biz bunun yayıldığını gördükçe ulusal merkezlerin ortaya çıktığını görüyoruz.Saat kami melihat penyebarannya, kami melihat perkembangan nasional.
Biz bunun yayıldığını gördükçe ulusal merkezlerin ortaya çıktığını görüyoruz.Und während die Idee sich verbreitet, sehen wir, wie nationale Zentren entstehen.
Biz bunun yayıldığını gördükçe ulusal merkezlerin ortaya çıktığını görüyoruz.По мере распространения местных движений, рождаются региональные центры.
Biz bunun yayıldığını gördükçe ulusal merkezlerin ortaya çıktığını görüyoruz.С разпространението й виждаме появата на национални центрове.
Biz bunun yayıldığını gördükçe ulusal merkezlerin ortaya çıktığını görüyoruz.בעודנו רואים את ההתפשטות של זה, מופיעים מרכזים ארציים חדשים.
Biz bunun yayıldığını gördükçe ulusal merkezlerin ortaya çıktığını görüyoruz.وكما نرى انتشار هذا ، فإننا نرى المحاور الوطنية الناشئة.
Biz bunun yayıldığını gördükçe ulusal merkezlerin ortaya çıktığını görüyoruz.スコットランドでは 政府の気候変動対策基金が
Bu adlandırmanın nedeni, çekirdeklerinin yani merkezlerinin çok aktif olması.Chúng ta gọi chúng như vậy bởi vì hạt nhân của chúng hoặc trung tâm của chúng rất năng động.
Bu adlandırmanın nedeni, çekirdeklerinin yani merkezlerinin çok aktif olması.Damos-lhes esse nome pois os seus núcleos ou centros são muito activos.
Bu adlandırmanın nedeni, çekirdeklerinin yani merkezlerinin çok aktif olması.Dan kita namakan demikian karena intinya, atau pusat galaksinya, sangat aktif.
Bu adlandırmanın nedeni, çekirdeklerinin yani merkezlerinin çok aktif olması.왜나하면 그 은하의 중심핵 또는 중앙부는 상당히 왕성하게 활동하기 때문입니다.
Bu adlandırmanın nedeni, çekirdeklerinin yani merkezlerinin çok aktif olması.Las llamamos así porque sus núcleos, o sus centros, son muy activos.
Bu adlandırmanın nedeni, çekirdeklerinin yani merkezlerinin çok aktif olması.Le definiamo così perché i loro nuclei, o i loro centri, sono molto attivi.
Bu adlandırmanın nedeni, çekirdeklerinin yani merkezlerinin çok aktif olması.Nazýváme je tak proto, že jejich jádro, neboli jejich střed, je velice aktivní.
İlgili Sayfalar