Çeşitli kullanım ve merkeziyet odaklı yeni teoriler ise belirleyici faktörler haline gelir”.Mixed use and a new theory on centrality become determining forces.”
Böyle bir parti de amaçlarına ancak demokratik merkeziyetçiliği uygulayarak varabilir.The local authority can only refuse such an application on police advice.
Partinin bütün örgütleri, demokratik merkeziyetçilik temelinde inşa edilir.All the sessions of the council take place in the Presidential Administration Building.
George değerler merkeziyetini bize hatırlattı.And George recalled us to the centrality of values.
Daha kapsamlı ademi merkeziyet konusunda birbirlerinden uzak olmaya devam ediyorlar.On the broader issue of decentralisation, they remain far apart.
Berişa, yerel idarenin ademi merkeziyetinin bir numaralı öncelik olmaya devam ettiğini söyledi.Decentralisation of local government remains a top priority, Berisha said.
Makedonya'da mali ademi merkeziyet başladıFiscal decentralisation starts in Macedonia
Ademi merkeziyet konusunun ele alındığı iki günlük müzakerelere Rohan başkanlık etti.The two-day talks, focusing on decentralisation, were chaired by Rohan.
Bu turda ademi merkeziyet ve azınlık hakları ele alınıyor.The focus this round is on decentralisation and minority rights.
BH'nin önde gelen partileri yeni ademi merkeziyet anlaşmasını duyurdularBiH main parties announce new decentralisation agreement
Kosova'nın önündeki en büyük güçlük ademi merkeziyetDecentralisation proves to be the biggest challenge for Kosovo
Kosova'nın ademi merkeziyeti, statü sürecinin karşılaşmak zorunda olduğu en büyük engel.The decentralisation of Kosovo is the biggest stumbling block the status process has had to face.
Görüşmede Radicati, AGİT'in ademi merkeziyet sürecindeki desteğinin süreceğini söyledi.He pledged continued OSCE support for the decentralisation process.
Kosova'nın ademi merkeziyeti konusunda anlaşmak zorAgreement on Kosovo decentralisation still elusive
Görüşmelerde kültür mirasları ve ademi merkeziyet süreci üzerinde duruldu.The focus was on cultural heritage and the decentralisation process.
Ekonomik ve siyasi yetkilerin ademi merkeziyeti 1990'ların ortalarından beri tartışılan bir konuydu.Decentralisation of economic and political power has been an ongoing issue since the mid-1990s.
Ademi merkeziyet planı çerçevesinde yeni komünler kurulmasıyla ilgileniyoruz.We are interested in the creation of new communes, in the framework of the decentralisation plan.
Temas Grubundan Kosova'da ademi merkeziyete destekContact Group backs decentralisation in Kosovo
Bekiri, "Ademi merkeziyeti desteklemeyeceğimizi asla söylemedik."We never have said that we don't support decentralisation.
Bu toplantıda ademi merkeziyet ve azınlık hakları ele alınacak.The focus will be decentralisation and minority rights.
Cumhurbaşkanı Branko Zrvenkovski de halkı ademi merkeziyeti desteklemeye çağırdı.President Branko Crvenkovski urged the public to support decentralisation.
Makedonya Ademi Merkeziyet Planını Hayata GeçirecekMacedonia to Implement Decentralisation Plan
Viyana'daki Kosova müzakerelerinin ademi merkeziyet safhası sonuç alınamadan tamamlandıDecentralisation chapter in Kosovo talks ends in Vienna without results
Çok önemli bir diğer değişiklik de Emniyet Genel Müdürlüğünün ademi merkeziyeti olacak.Another very important change is the decentralisation of the Police Inspectorate.
Ademi merkeziyet süreci kapsamında okul yönetimi belediyelere devredildi.As part of the decentralisation process, school management has been transferred to municipalities.
Ancak Belgrad ve Priştine ademi merkeziyet konusunda bile birbirlerinden uzaklar.Even on decentralisation, however, Belgrade and Pristina are far apart.
Başkan, ademi merkeziyetin azınlık toplumlarının güvenini kazanmada anahtar olacağını kaydetti.Decentralisation, he said, will be key to gaining the trust of minority communities.
Yerel yönetim ve merkeziyetçilikten uzaklaşma bakanlığı 21 Ocak'ta bir proje sunumu yaptı.The ministry of local governance and decentralisation introduced the project on 21 January.
AGİT anketine göre Makedonya'da ademi merkeziyet başarılı oldu, vergi tahsilatı hâlâ zorOSCE poll finds decentralisation successful in Macedonia, tax collection still a challenge
Bu, şu anda başarılı bir şekilde uygulanmış olan ademi merkeziyetin ön şartıydı.It was a precondition for decentralisation that has now been implemented successfully.
Musliu, Sırbistan'ın yeterli seviyede bir ademi merkeziyete henüz ulaşmadığını ifade etti.Serbia still has not achieved a sufficient degree of decentralisation, he said.
Ademi merkeziyetin başlamasını ülkedeki uluslararası temsilciler de memnuniyetle karşıladılar.International representatives in the country have welcomed the start of decentralisation.
Kuki'ye göre, Kosovalı Sırplar ademi merkeziyeti destekliyorlarsa oy da kullanmalılar.According to Kuci, if Kosovo Serbs back decentralisation, they need to vote.
Ayrıca, nihai sonuca ilişkin büyük belirsizlikle, ademi merkeziyet de devam ediyor.In addition, decentralisation is under way, with considerable uncertainty about the final outcome.
Parti, örgütsel ilke olarak demokratik merkeziyetçiliği benimsemiştir.[1]The party adopted a democratic centralism as its organizational principle.[1]
Adem-i merkeziyetçilik dereceleriDegrees of decentralization
Çin'in siyasi sistemini yönlendiren örgütsel ilke "demokratik merkeziyetçilik" tir.The organizational principle that drives the political system of the PRC is "democratic centralism".
Örgütlenmede Halkın İstek Partisi demokratik merkeziyetçiliği takip eder.In organization, the People's Will Party follows democratic centralism.
Merkeziyetçiliğin BitişiDecentralization
Adem-i merkeziyet, "merkezin yokluğu" manasına gelir.Die Spalte Zentrum sortiert ohne „Zentrum“ u. ä.
Ahrar, adem-i merkeziyet görüşü nedeniyle bölücülükle suçlandı.Omer est invoqué pour les troubles de la vue.
Devletin örgütlenmesi ve etkinliği, demokratik merkeziyetçilik ilkesine uygun olarak gerçekleşir.La organización y funcionamiento del club deberá atender a principios democráticos.
Adem-i merkeziyet, "merkezin yokluğu" manasına gelir.Per quanto riguarda lo zero mediale, esso riflette “un'assenza”.
Böyle bir parti de amaçlarına ancak demokratik merkeziyetçiliği uygulayarak varabilir.Вопрос только в том, удастся ли ему устроиться там с гражданской властью.
Adem-i Merkeziyetçilik (veya Federalcilik): Prens Sabahattin tarafından öne sürülmüştür.Revolver Phantom: Uitgevoerd door de Predazord.
Adem-i merkeziyet, "merkezin yokluğu" manasına gelir.Так, ідея „м'язів“ в ній була відсутня.
Devletin örgütlenmesi ve etkinliği, demokratik merkeziyetçilik ilkesine uygun olarak gerçekleşir.Основою організації та діяльності комітету декларувались принципи демократичного централізму.
Osman'ın kötülüğü son derece yalındır ve ben merkezîyetçi bir yapı hakimdir.Сноук був Верховним лідером Верховного Порядку, а також потужним майстром темної сторони Сили.
Bunlardan ilki demokrasi, ikincisi ise merkeziyetçilik yönüdür.Prima a fost democratizarea, iar cea de-a doua a fost secularismul sistemului educațional.
Devletin örgütlenmesi ve etkinliği, demokratik merkeziyetçilik ilkesine uygun olarak gerçekleşir.Kansalaisen tai yhteisön kuulemisesta on tullut välttämätöntä ennen hallintotoimen suorittamista.
O dönemden beri parti demokratik merkeziyetçilik ilkesine göre işler.Siden dengang har partiet fungeret på basis af demokratisk centralisme.
O dönemden beri parti demokratik merkeziyetçilik ilkesine göre işler.以降、民主党旧派の重鎮として活動。
Birincisi; demokrasi yönü, ikincisi ise; merkeziyetçilik yönüdür.第一に政治面、第二に経済面、第三に国民意識の問題である。
Devletin örgütlenmesi ve etkinliği, demokratik merkeziyetçilik ilkesine uygun olarak gerçekleşir.政党的目的、组织和活动应该符合民主原则。
Erdeşîr, güçlü merkeziyetçiliğe dayanan bir devlet kurdu.좋은 머리와 좋은 책사로 나라를 지켜왔다.
1789 yılında Avusturya Hollandası'nda imparatorun merkeziyetçi politikalarına karşı bir halk isyanı başladı.ב-1789 פרץ מרד עממי בארצות השפלה האוסטריות בתגובה למדיניות הריכוזית של הקיסר.
O dönemden beri parti demokratik merkeziyetçilik ilkesine göre işler.Оттогава функционира въз основа на принципите демократически централизъм и партия от нов тип.
Devletin örgütlenmesi ve etkinliği, demokratik merkeziyetçilik ilkesine uygun olarak gerçekleşir.Държавните органи са организирани и действат на принципа на демократичния централизъм.
Merkeziyetçilik yönü ise daima ön plandadır.Jų galvos visada yra atgręžtos į teksto priekį.
George değerler merkeziyetini bize hatırlattı.Y George nos ha recordado la importancia de los valores.