İletkiyi merkeze koyacaksınızこの頂点が分度器の線に交差します。
Isabela yaşlandıkça yavaşlasa da volkanik merkeze,aktif kalabilecek kadar yakındırI když se Isabela časem zklidňuje, je stále dost blízko horké skvrně a aktivní.
Isabela yaşlandıkça yavaşlasa da volkanik merkeze,aktif kalabilecek kadar yakındırΠαρότι η Ισαβέλλα μαλακώνει με τα χρόνια... είναι αρκετά κοντά στην εστία ώστε να παραμένει ενεργή.
Isabela yaşlandıkça yavaşlasa da volkanik merkeze,aktif kalabilecek kadar yakındırאף על פי שהאי איזבלה צעיר בגילו הוא עדיין קרוב מספיק .לנקודות הוולקניות הפעילות
Isabela yaşlandıkça yavaşlasa da volkanik merkeze,aktif kalabilecek kadar yakındırبالرغم من أن إيزابيلا تنخفض بالعمر هي ما زالت قريبة بما فيه الكفاية إلى البقعة الساخنة للبقاء نشطة
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Alisa los bordes, y ve por el centro, ahí está el gran mercado.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Arrondir les bords, viser le centre, c'est le gros du marché.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.De scherpe randjes eraf en gaan voor het midden, dat is de grote markt.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Die Ecken abrunden, auf die Mitte zielen, das ist der große Markt.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Hindari yang tepi, kejar yang tengah, itulah pasar yang besar.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Ignora excentricitatile, du-te catre centru acolo e felia cea mai mare de piata.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Jämna ut kanterna och satsa på mitten, det är där den stora marknaden finns.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.무난하게 제품을 다듬어서 가장 많은 인구를 겨냥합니다. 가장 규모가 큰 시장이기 때문이죠.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Limam-se as arestas, aponta-se para o centro, o maior mercado é esse.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Mài những cạnh sắc và đi vào trung tâm, đó chính là thị trường lớn.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Simítsd el az éleket, menj a középre, ott van a nagy piac.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Smussavano gli angoli, guardavano il centro della curva, perché al grosso del mercato.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.To, co z boku nie ważne - trzeba celować w środek. tam gdzie największy rynek.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Ublaži robove in ciljaj na sredino, to je veliki trg.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Zahladit hrany a soustředit se do středu, to je ten velký trh.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Ξέχνα τα άκρα και πήγαινε για το κέντρο, εκεί είναι η καρδιά της αγοράς.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Избягвай краищата, търси центъра, там са многото купувачи.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.Подальше от краёв, поближе к середине — это большой рынок.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.החלק את הקצוות, לך על המרכז. שם נמצא השוק הגדול.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.تقويم بتنعيم الحواف، وأذهب إلى المنتصف، ذلك هو السوق الكبير.
Kenarları atın, merkeze gidin, işte bu büyük pazar.中央こそが大きなマーケットですから。 変わり者を無視していたし、
Koloniyi öldürmüyoruz, sadece yüzeyinden merkeze girip ufak bir örnek alıyoruz.Chúng tôi không giết cụm san hô: mà chúng tôi lấy một mẫu lõi nhỏ từ trong trong phần đỉnh
Koloniyi öldürmüyoruz, sadece yüzeyinden merkeze girip ufak bir örnek alıyoruz.우리는 그 군집을 죽이려는게 아닙니다; 단지 윗부분에서 작은 중심부 부분을 얻으려는 것입니다.
Koloniyi öldürmüyoruz, sadece yüzeyinden merkeze girip ufak bir örnek alıyoruz.Não matarmos a colónia, só retiramos uma pequena amostra do núcleo.
Koloniyi öldürmüyoruz, sadece yüzeyinden merkeze girip ufak bir örnek alıyoruz.Nem öljük meg a telepet, csak a tetején átfúrva mintát veszünk belőle.
Koloniyi öldürmüyoruz, sadece yüzeyinden merkeze girip ufak bir örnek alıyoruz.Nie zabijamy kolonii; zbieramy małą próbkę rdzeniową z wierzchu.
Koloniyi öldürmüyoruz, sadece yüzeyinden merkeze girip ufak bir örnek alıyoruz.No estamos matando la colonia; estamos tomando una muestra pequeña de la parte superior.
Koloniyi öldürmüyoruz, sadece yüzeyinden merkeze girip ufak bir örnek alıyoruz.Nous ne tuons pas la colonie ; nous prenons un échantillon de petite taille de la partie supérieure.
Koloniyi öldürmüyoruz, sadece yüzeyinden merkeze girip ufak bir örnek alıyoruz.Nu ucidem colonia; luăm o carotă din partea superioară.
Koloniyi öldürmüyoruz, sadece yüzeyinden merkeze girip ufak bir örnek alıyoruz.We doden de kolonie niet; we nemen een kleine staaltje uit de top.
Koloniyi öldürmüyoruz, sadece yüzeyinden merkeze girip ufak bir örnek alıyoruz.Wir töten die Kolonie nicht, wir nehmen eine kleine Bohrprobe aus der Spitze.
Koloniyi öldürmüyoruz, sadece yüzeyinden merkeze girip ufak bir örnek alıyoruz.Δεν θανατώνουμε την αποικία· παίρνουμε ένα μικρό δείγμα.
Koloniyi öldürmüyoruz, sadece yüzeyinden merkeze girip ufak bir örnek alıyoruz.Мы не убиваем колонию, а только добываем маленький керн через вершину столба.
Koloniyi öldürmüyoruz, sadece yüzeyinden merkeze girip ufak bir örnek alıyoruz.Ние не убиваме колонията, просто вземаме малка проба от ядрото на върха.
Koloniyi öldürmüyoruz, sadece yüzeyinden merkeze girip ufak bir örnek alıyoruz.אנחנו לא הורגים את המושבה - אנחנו לוקחים דגימת ליבה קטנה מלמעלה.
Koloniyi öldürmüyoruz, sadece yüzeyinden merkeze girip ufak bir örnek alıyoruz.نحن لسنا مستعمرة قتل: نحن نأخذ عينة اساسية صغيرة من الأعلى.
Koloniyi öldürmüyoruz, sadece yüzeyinden merkeze girip ufak bir örnek alıyoruz.サンプルは筒状の石灰岩として出てきます
Kozalaklarını merkeze doğru taşıdığını farkedeceksiniz.Amint látják, tobozok vannak a közepében.
Kozalaklarını merkeze doğru taşıdığını farkedeceksiniz.Bạn để ý là nó có những quả côn ở giữa.
Kozalaklarını merkeze doğru taşıdığını farkedeceksiniz.Het zal jullie opvallen dat er in het midden kegels hangen.
Kozalaklarını merkeze doğru taşıdığını farkedeceksiniz.I vil se at den bærer kogler i midten.
Kozalaklarını merkeze doğru taşıdığını farkedeceksiniz.중앙 아래부분에 열매가 달려있는게 보이시죠.
Kozalaklarını merkeze doğru taşıdığını farkedeceksiniz.Noterete che ci sono delle pigne al centro.
Kozalaklarını merkeze doğru taşıdığını farkedeceksiniz.Se van a dar cuenta que tiene conos en el centro.
Kozalaklarını merkeze doğru taşıdığını farkedeceksiniz.Sie merken hier, dass er in der Mitte Zapfen hat.
Kozalaklarını merkeze doğru taşıdığını farkedeceksiniz.Terão reparado que tem uns cones no centro.
Kozalaklarını merkeze doğru taşıdığını farkedeceksiniz.Veţi remarca că poartă conuri în centru jos.
Kozalaklarını merkeze doğru taşıdığını farkedeceksiniz.Vous remarquerez qu'il y a des cônes au centre.
Kozalaklarını merkeze doğru taşıdığını farkedeceksiniz.Všimnite si, že v strede má šišky.
Kozalaklarını merkeze doğru taşıdığını farkedeceksiniz.W środku widać nawet szyszki.
Kozalaklarını merkeze doğru taşıdığını farkedeceksiniz.Θα παρατηρήσετε ότι φέρει κώνους στο κέντρο.
Kozalaklarını merkeze doğru taşıdığını farkedeceksiniz.Заметно, что внизу в центре на нём шишки.
Kozalaklarını merkeze doğru taşıdığını farkedeceksiniz.Ще забележите, че носи шишарките си към центъра.
Kozalaklarını merkeze doğru taşıdığını farkedeceksiniz.שימו לב שיש לו איצטרובלים באמצע.
Kozalaklarını merkeze doğru taşıdığını farkedeceksiniz.ستلاحظون أنها تحمل أكوازاً في منتصفها