Ama merdivenleri çıkmak için bir dine ihtiyacınız yok.Nie potrzebujemy jednak religii, aby wejść na schody.
Ama merdivenleri çıkmak için bir dine ihtiyacınız yok.Nincs azonban szükség vallásra ahhoz, hogy feljussunk a lépcsőn.
Ama merdivenleri çıkmak için bir dine ihtiyacınız yok.Pero no se necesita de una religión para subir la escalera.
Ama merdivenleri çıkmak için bir dine ihtiyacınız yok.Thế nhưng, bạn chẳng cần tới một tôn giáo nào để đưa mình tới chiếc cầu thang kia.
Ama merdivenleri çıkmak için bir dine ihtiyacınız yok.Αλλά δεν χρειάζεται μια θρησκεία για ν' ανεβείτε τη σκάλα.
Ama merdivenleri çıkmak için bir dine ihtiyacınız yok.Но нямате нужда от религия, за да се качите по стълбището.
Ama merdivenleri çıkmak için bir dine ihtiyacınız yok.Но чтобы подняться по лестнице, можно обойтись и без религии.
Ama merdivenleri çıkmak için bir dine ihtiyacınız yok.אבל אתם לא זקוקים לדת כדי לעלות במדרגות.
Ama merdivenleri çıkmak için bir dine ihtiyacınız yok.لكن لا تحتاج إلى ديانةٍ لتصعد عبر الدرج.
Ama merdivenleri çıkmak için bir dine ihtiyacınız yok.多くの人が自然に自己超越を見出しています。
Arkadaşlarınızla takılmak bir saat merdivenlerde takılmaktan daha kolaydırES MAS FACIL IRSE DE FIESTA CON TUS AMIGOS....QUE ESTAR HACIENDO EJERCICIO UNA HORA...
Bazen merdivenlerde korkutucu olaylar yaşanırdı.A veces, suceden cosas aterradoras en la escalera.
Bazen merdivenlerde korkutucu olaylar yaşanırdı.A volte succedono cose spaventose nel pozzo delle scale.
Bazen merdivenlerde korkutucu olaylar yaşanırdı.Czasem straszne reczy dzieją się na klatce,
Bazen merdivenlerde korkutucu olaylar yaşanırdı.가끔 계단통에선 끔찍한 일들이 일어나는데.
Bazen merdivenlerde korkutucu olaylar yaşanırdı.Manchmal gehen angsterregende Dinge im Treppenhaus vor sich.
Bazen merdivenlerde korkutucu olaylar yaşanırdı.Soms hoor je in het trapportaal vreselijke dingen, een mannenstem die brult:
Bazen merdivenlerde korkutucu olaylar yaşanırdı.Uneori se întâmplă lucruri înspăimântătoare pe scări.
Bazen merdivenlerde korkutucu olaylar yaşanırdı.Иногда на лестнице случались пугающие происшествия.
Bazen merdivenlerde korkutucu olaylar yaşanırdı.Понякога по стълбището стават плашещи неща.
Bazen merdivenlerde korkutucu olaylar yaşanırdı.יש לעתים התרחשויות מפחידות בגרם המדרגות.
Bazen merdivenlerde korkutucu olaylar yaşanırdı.في بعض الآحيان توج خائفة ممايحدث على الدرج .
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.De ledte mig ned af en smal trappe der ledte til denne beskidte, dårligt belyste kælder.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Elles m'ont menée en bas d'escaliers étroits qui menaient à un sous-sol sale faiblement éclairé au néon.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Họ dẫn tôi xuống những bậc cầu thang hẹp xuống tầng hầm bẩn thỉu, trong ánh sáng lờ mờ.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.그녀들은 좁은 층계를 지나 지저분하고 희미한 형광등 불빛이 있는 지하로 저를 안내했어요.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Levezettek egy keskeny lépcsőn, ami abba a koszos, rosszul megvilágított alagsorba vezetett.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.M-au grăbit în jos pe niște scări strâmte care duceau la o pivniță murdară, luminată ușor fluorescent.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Me condujeron por unas escaleras angostas que daban a este sótano sucio, de tenue luz fluorescente.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Peljale so me navzdol po ozkih stopnicah v umazano, šibko fluorescenčno osvetljeno klet.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Wprowadziły mnie wąskimi schodami do brudnej, słabo oświetlonej, fluorescencyjnej piwnicy.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Zavedly mě dolů po úzkých schodech vedoucích do špinavého, mdle osvětleného suterénu.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Ze brachten me langs een smalle trap naar een vuile, vaag verlichte kelder.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Με συνόδευσαν σε μια κατηφορική στενή σκάλα που οδηγούσε σ' ένα βρόμικο, ελάχιστα φωτεινό υπόγειο.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Вони вели мене вузенькими сходами вниз до того брудного, тьмяно освітленого люмінесцентними лампами підвалу.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Они привели меня к узенькой лестнице, ведущей в грязный подвал, тускло освещённый люминесцентными лампами.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.Те ме съпровождаха по тесни стълбища, които отвеждаха да това мръсно, слабо осветено мазе.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.הן הובילו אותי במורד גרם מדרגות צר ולתוך מרתף מזוהם ומואר קלושות בנורות ניאון.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.قدنني إلى مجموعة ضيقة من السلالم التي تؤدي إلى هذا القبو القذر المُضاء بشكل خافت بالمصابيح الفلورية.
Beni dar sonu pis, cılız yanan lambayla aydınlatılmış bodruma çıkan merdivenlere yönelttiler.薄暗い蛍光灯が照らす汚い地階に続いていました いわゆる売春宿ではなく
Benim yürüyüş-elbiselerini giydi merdivenlerden yukarı koştu Ben, onlara çağrı aşağı indim sen de ayrıldı.lief die Treppe hinauf in mein Fuß-Kleider, wie ich sie nennen, und kam so wie du abgereist.
Benim yürüyüş-elbiselerini giydi merdivenlerden yukarı koştu Ben, onlara çağrı aşağı indim sen de ayrıldı.løb op ad trappen, kom ind i min gå-tøj, som jeg kalder dem, og kom ned, ligesom du forlod.
Benim yürüyüş-elbiselerini giydi merdivenlerden yukarı koştu내 산책 - 옷에있어 계단을 달려 나왔다
Benim yürüyüş-elbiselerini giydi merdivenlerden yukarı koştuרצתי במעלה המדרגות, נכנס ההליכה שלי בגדים,
Benim yürüyüş-elbiselerini giydi merdivenlerden yukarı koştuركض على السلالم ، حصلت في ملابسي ، والمشي ،
Benim yürüyüş-elbiselerini giydi merdivenlerden yukarı koştu私は、それらを呼び出すように降りてきたことと同じように
Ben, John, arabacı gönderdi izlemek, merdivenlerden yukarı koştu, benim yürüyüş-kıyafet içine aldım나는, 존, 마부를 보내 당신을보고, 계단을 달려 나왔다, 나의 산책 - 옷에 합격
Ben, John, arabacı gönderdi izlemek, merdivenlerden yukarı koştu, benim yürüyüş-kıyafet içine aldımשלחתי ג'ון, הרכב, כדי לראות אותך, רץ במעלה המדרגות, נכנס שלי הליכה בגדים,
Ben, John, arabacı gönderdi izlemek, merdivenlerden yukarı koştu, benim yürüyüş-kıyafet içine aldımبعثت جون ، حوذي ، لمشاهدة لك ، ركض على السلالم ، وصلت الى الملابس المشي بلدي ،
Ben, John, arabacı gönderdi izlemek, merdivenlerden yukarı koştu, benim yürüyüş-kıyafet içine aldım私はそれらを呼び出すようにし、出発と同じように降りてきた。
Ben tasarım kariyerlerini hayali merdivenler olarak gördüm.Acum, eu întotdeauna am văzut carierele în design ca pe nişte scări suprarealiste.
Ben tasarım kariyerlerini hayali merdivenler olarak gördüm.Ahora, yo siempre vi a la carrera de diseño como escalones surrealistas
Ben tasarım kariyerlerini hayali merdivenler olarak gördüm.En fait, j'ai toujours vu le métier du designer comme un escalier surréaliste.
Ben tasarım kariyerlerini hayali merdivenler olarak gördüm.Ho sempre visto la carriera di un designer come una scala immaginaria.
Ben tasarım kariyerlerini hayali merdivenler olarak gördüm.저는 디자인 커리어를 초현실적 계단이라고 생각해왔습니다.
Ben tasarım kariyerlerini hayali merdivenler olarak gördüm.Zawsze wyobrażałam sobie ścieżkę kariery projektanta jako surrealistyczne schody.
Ben tasarım kariyerlerini hayali merdivenler olarak gördüm.Πάντα έβλεπα καριέρες στο σχέδιο σαν σουρεαλιστικές σκάλες.
Ben tasarım kariyerlerini hayali merdivenler olarak gördüm.Винаги съм виждала дизайнерските кариери като сюрреалистични стълбища.
Ben tasarım kariyerlerini hayali merdivenler olarak gördüm.Итак, я обычно представляю дизайнерские карьеры как сюрреалистичные лестницы.
Ben tasarım kariyerlerini hayali merdivenler olarak gördüm.עכשיו, אני תמיד ראיתי קריירות בעיצוב כמו מדרגות סוריאליסטיות