meme ile cümle
meme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Evre 2, östrojen reseptörü pozitif meme kanserli olan bir hasta.手術 化学療法 放射線療法を受け
Fareler, diğer memeli türlerinin herhangi birinden daha fazla olfaksiyon (koku duyusu) genine sahiptir.A patkányok szervezetében több szagérzékelő gén van, mint bármely más emlős szervezetében.
Fareler, diğer memeli türlerinin herhangi birinden daha fazla olfaksiyon (koku duyusu) genine sahiptir.Chuột có nhiều vật liệu di truyền được cấp cho khứu giác hơn bất kỳ loại động vụ có vú nào.
Fareler, diğer memeli türlerinin herhangi birinden daha fazla olfaksiyon (koku duyusu) genine sahiptir.I ratti hanno più materiale genetico specializzato per l'olfatto di qualsiasi altra specie di mammifero.
Fareler, diğer memeli türlerinin herhangi birinden daha fazla olfaksiyon (koku duyusu) genine sahiptir.쥐는 다른 어떤 포유류 종 보다 후각에 유전 물질을 더 많이 집중시키고 있습니다.
Fareler, diğer memeli türlerinin herhangi birinden daha fazla olfaksiyon (koku duyusu) genine sahiptir.Krysy mají víc genetického materiálu přiděleného k čichu, než jakýkoli jiný savec.
Fareler, diğer memeli türlerinin herhangi birinden daha fazla olfaksiyon (koku duyusu) genine sahiptir.Las ratas tienen más material genético en el olfato que cualquier otra especie de mamíferos.
Fareler, diğer memeli türlerinin herhangi birinden daha fazla olfaksiyon (koku duyusu) genine sahiptir.Les rats ont plus de matériel génétique alloué à l'olfaction que toute autre espèce de mammifères.
Fareler, diğer memeli türlerinin herhangi birinden daha fazla olfaksiyon (koku duyusu) genine sahiptir.Os ratos possuem mais material genético direccionado para o olfato do que qualquer outra espécie de mamíferos.
Fareler, diğer memeli türlerinin herhangi birinden daha fazla olfaksiyon (koku duyusu) genine sahiptir.Potkany majú viac genetického materiálu pre čuch než akýkoľvek iný druh cicavca.
Fareler, diğer memeli türlerinin herhangi birinden daha fazla olfaksiyon (koku duyusu) genine sahiptir.Ratten besitzen mehr genetisches Material das dem Geruchssinn zugeordnet wird als jede andere Säugetierart.
Fareler, diğer memeli türlerinin herhangi birinden daha fazla olfaksiyon (koku duyusu) genine sahiptir.Ratten hebben meer genetisch materiaal voor reukzin dan alle andere zoogdieren.
Fareler, diğer memeli türlerinin herhangi birinden daha fazla olfaksiyon (koku duyusu) genine sahiptir.Rotilla on enemmän geneettistä materiaalia varattuna hajuaistille kuin millään muulla nisäkkäällä.
Fareler, diğer memeli türlerinin herhangi birinden daha fazla olfaksiyon (koku duyusu) genine sahiptir.Șobolanii au mai mult material genetic dedicat mirosului decât orice altă specie de mamifere.
Fareler, diğer memeli türlerinin herhangi birinden daha fazla olfaksiyon (koku duyusu) genine sahiptir.Tikus memiliki lebih banyak materi genetis untuk penciuman dibandingkan spesies mamalia lainnya.
Fareler, diğer memeli türlerinin herhangi birinden daha fazla olfaksiyon (koku duyusu) genine sahiptir.Плъховете имат повече генетичен материал, посветен на обонянието, от всеки друг вид бозайник.
Fareler, diğer memeli türlerinin herhangi birinden daha fazla olfaksiyon (koku duyusu) genine sahiptir.У крыс гораздо больше генетического материала связано с обонянием, чем у других млекопитающих.
Fareler, diğer memeli türlerinin herhangi birinden daha fazla olfaksiyon (koku duyusu) genine sahiptir.לחולדות יש יותר חומר גנטי ששייך לחוש הריח מאשר כל יונק אחר
Fareler, diğer memeli türlerinin herhangi birinden daha fazla olfaksiyon (koku duyusu) genine sahiptir.الفئران لديها المزيد الجينات المخصصة للشم من أي الأنواع الأخرى من الثدييات.
Fareler, diğer memeli türlerinin herhangi birinden daha fazla olfaksiyon (koku duyusu) genine sahiptir.嗅覚に割り当てられた 遺伝物質を多く持っていて 匂いに対して極めて敏感なのです
Fosil örümcekler bile ağ örebilir bu fosil örümceği üzerindeki lif memeciği izlerinden görebileceğimiz gibi.Incluso las arañas fósiles producían seda, como podemos ver en esta imagen de una hilera de esta araña fósil.
Fosil örümcekler bile ağ örebilir bu fosil örümceği üzerindeki lif memeciği izlerinden görebileceğimiz gibi.Jopa hämähäkkifossiilit voivat tehdä seittiä, mikä näkyy tästä fossiilihämähäkin kehruunystyn jäljestä.
Fosil örümcekler bile ağ örebilir bu fosil örümceği üzerindeki lif memeciği izlerinden görebileceğimiz gibi.화석으로 남은 거미도 거미줄을 만들었습니다. 보시다시피 화석이 된 거미의 방적돌기가 보이시죠.
Fosil örümcekler bile ağ örebilir bu fosil örümceği üzerindeki lif memeciği izlerinden görebileceğimiz gibi.Már az őspókok is szőttek pókselymet. Ezen a kövületen jól látszódnak a kitüremkedő fonószemölcsök.
Fosil örümcekler bile ağ örebilir bu fosil örümceği üzerindeki lif memeciği izlerinden görebileceğimiz gibi.Ne producevano anche anticamente, come possiamo vedere dalle ghiandole sericigene di questo fossile.
Fosil örümcekler bile ağ örebilir bu fosil örümceği üzerindeki lif memeciği izlerinden görebileceğimiz gibi.حتى أُحفورات العناكب تستطيع عمل الخيوط كما يمكننا ان نرى من مظهر عضو الغزل في احفورة العنكبوت هذه
Fosil örümcekler bile ağ örebilir bu fosil örümceği üzerindeki lif memeciği izlerinden görebileceğimiz gibi.出糸突起のようなものを この化石のクモにも認めることができます このことから クモもクモの糸も
Fosil örümcekler bile ağ örebilir bu fosil örümceği üzerindeki lif memeciği izlerinden görebileceğimiz gibi.化石蛛都可以做絲 睇吓呢張(圖) 石化蛛同埋佢個蛛絲頭。
Gençliklerinde Mısırda fahişelik ettiler. Memeleri orada okşandı, erdenliklerini orada yitirdiler.De bolede i deres Ungdom i Ægypten: der krammedes deres Bryster, der krænkede man deres Jomfrubarm.
Gençliklerinde Mısırda fahişelik ettiler. Memeleri orada okşandı, erdenliklerini orada yitirdiler.그들이 애굽에서 행음하되 어렸을 때에 행음하여 그들의 유방이 눌리며 그 처녀의 가슴이 어루만진 바 되었었나니
Gençliklerinde Mısırda fahişelik ettiler. Memeleri orada okşandı, erdenliklerini orada yitirdiler.Smilnily v Egypte, smilnily vo svojej mladosti; tam boly mačkané ich prsia a tam opiplali hruď ich panenstva.
Gençliklerinde Mısırda fahişelik ettiler. Memeleri orada okşandı, erdenliklerini orada yitirdiler.и блудили они в Египте, блудили в своей молодости; там измяты груди их, и там растлили девственные сосцы их.
Gençliklerinde Mısırda fahişelik ettiler. Memeleri orada okşandı, erdenliklerini orada yitirdiler.Те блудствуваха в младостта си; там бяха налягани гърдите им, и там бяха стискани девствените им съсци.
Gençliklerinde Mısırda fahişelik ettiler. Memeleri orada okşandı, erdenliklerini orada yitirdiler.ותזנינה במצרים בנעוריהן זנו שמה מעכו שדיהן ושם עשו דדי בתוליהן׃
Gençliklerinde Mısırda fahişelik ettiler. Memeleri orada okşandı, erdenliklerini orada yitirdiler.وزنتا بمصر. في صباهما زنتا. هناك دغدغت ثديّهما وهناك تزغزغت ترائب عذرتهما.
Gençliklerinde Mısırda fahişelik ettiler. Memeleri orada okşandı, erdenliklerini orada yitirdiler.他 們 在 埃 及 行 邪 淫 、 在 幼 年 時 行 邪 淫 . 他 們 在 那 裡 作 處 女 的 時 候 、 有 人 擁 抱 他 們 的 懷 、 撫 摸 他 們 的 乳
Gençliklerinde Mısırda fahişelik ettiler. Memeleri orada okşandı, erdenliklerini orada yitirdiler.他 們在 埃及 行邪淫 、 在 幼年 時行 邪淫 . 他 們在 那 裡作處 女的 時候 、 有人 擁抱 他 們的懷 、 撫摸 他 們的乳
Gerçekten. Çünkü bir memeliyi geçici ölüm haline sokmanın bir yolunu bulduk.Car nous avions trouvé un moyen de figer un mammifère.
"Günde bir bardak kırmızı şarap meme kanserini önleyebilir.""Een glas rode wijn per dag zou kunnen helpen bij het voorkomen van borstkanker."
"Günde bir bardak kırmızı şarap meme kanserini önleyebilir.""Ein Glas Rotwein am Tag könnte Brustkrebs verhindern helfen."
"Günde bir bardak kırmızı şarap meme kanserini önleyebilir.""Ett glas rött vin per dag kan hjälpa till att motverka bröstcancer."
"Günde bir bardak kırmızı şarap meme kanserini önleyebilir.""하루에 적포도주 한잔은 유방암 예방에 도움이 된다."
"Günde bir bardak kırmızı şarap meme kanserini önleyebilir.""Kozarec rdečega vina na dan bi lahko preprečil raka dojke."
"Günde bir bardak kırmızı şarap meme kanserini önleyebilir.""Một ly rượu van đỏ mỗi ngày có thể ngăn ngừa ung thư vú"
"Günde bir bardak kırmızı şarap meme kanserini önleyebilir.""Napi egy pohár vörösbor segíthet a mellrák megelőzésében."
"Günde bir bardak kırmızı şarap meme kanserini önleyebilir.""Satu gelas anggur merah sehari dapat membantu mencegah kanker payudara."
"Günde bir bardak kırmızı şarap meme kanserini önleyebilir.""Sklenička červeného vína denně pomáhá předcházet rakovinu prsu."
"Günde bir bardak kırmızı şarap meme kanserini önleyebilir.""Szklanka czerwonego wina dziennie może powstrzymać raka piersi"
"Günde bir bardak kırmızı şarap meme kanserini önleyebilir.""Um copo de vinho tinto por dia pode evitar o cancro da mama."
"Günde bir bardak kırmızı şarap meme kanserini önleyebilir.""Un bicchiere di vino rosso al giorno può aiutare a prevenire il cancro al seno".
"Günde bir bardak kırmızı şarap meme kanserini önleyebilir.""Un pahar de vin roşu pe zi ar putea preveni cancerul de sân."
"Günde bir bardak kırmızı şarap meme kanserini önleyebilir.""Un vaso de vino tinto por día contribuiría a la prevención del cáncer de mama".
"Günde bir bardak kırmızı şarap meme kanserini önleyebilir.""Un verre de vin rouge par jour peut prévenir le cancer du sein."
"Günde bir bardak kırmızı şarap meme kanserini önleyebilir.""Бокал красного вина в день помогает предотвратить рак молочной железы".
"Günde bir bardak kırmızı şarap meme kanserini önleyebilir.""Келих червоного вина в день може допомогти запобігти раку молочної залози".
"Günde bir bardak kırmızı şarap meme kanserini önleyebilir.""Чаша червено вино всеки ден предпазва от рак на гърдата."
"Günde bir bardak kırmızı şarap meme kanserini önleyebilir.""כוס יין אדום ביום יכולה לסייע במניעת סרטן השד."
"Günde bir bardak kırmızı şarap meme kanserini önleyebilir."" كأس من الخمر الأحمر فى اليوم يساعد فى الوقاية من سرطان الثدي "
"Günde bir bardak kırmızı şarap meme kanserini önleyebilir."元の論文を探すとそれは確かに
Günümüzde, tüysüz kalın derili memelilerin hepsinin suda yaşamış ataları olduğu biliniyor.Daraus geht hervor, dass all diese nackten Dickhäuter aquatische Vorfahren haben.