mektupları ile cümle
mektupları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
1966 yılında Aşk Mektupları yapımında birlikte sahneye çıkmaya başladılar.[1]In 1996, they started appearing together on stage in a production of Love Letters.[12]
Alaşya'dan gelen Amarna mektuplarının listesiList of Amarna letters from Alashiya
Amarna mektuplarından bazıları kraldın veya Alaşya'nın bakanlarının ağzından yazılmıştır.Some of the Amarna letters are from the king or the ministers of Alashiya.
Gerçekte, Sophie'nin mektupları ve günlükleri gelinini olumlu bir şekilde tanımlamaktadır.In reality, Sophie's letters and diaries positively describe her daughter in law.
Chrysoloras'ın mektupları Patrologia Graeca'da bulunabilir, ed.Chrysoloras's letters can be found in Patrologia Graeca, ed.
Goa valisi Dom Antão de Noronha'nın mektupları.Letters by Goa governor Dom Antão de Noronha.
Üçüncü yol ise Petrus, Yakup, Yahuda ve Yuhanna'nın genel mektuplarıdır.The third path would be the general letters of Peter, James, Jude, and John.
Dördüncü yol Pavlus'un mektuplarıdır.The fourth path is the letters of Paul.
Mektupları Aralık 1735'te haftada iki kez seri halinde yayınlamaya başladı.He "began publishing the letters in serial form, two per week, in December 1735.
Mektupların çoğu Aaron Monceca tarafından Isaac Onis'e gönderilmiştir.Most of the letters are sent by Aaron Monceca to Isaac Onis.
Mektuplarını buldun mu?Hast du deine Briefe gefunden?
Bu mektupları kim yazdı?Wer hat diese Briefe geschrieben?
Tom, Maria' nın ona yazmış olduğu bütün aşk mektuplarını özenle sakladı.Tom hat jeden Liebesbrief, den Maria ihm je geschrieben hat, aufbewahrt.
Tom, Maria' nın ona yazmış olduğu bütün aşk mektuplarını hatıra olarak sakladı.Tom hat jeden Liebesbrief, den Maria ihm je geschrieben hat, aufbewahrt.
O bana aşk mektupları yazdı.Er schrieb mir Liebesbriefe.
Mektupları ve numuneleri / örnekleri aralarında değişirler.Gebet und Meditation wechseln einander ab.
Prenses, Kraliçe‘ye o an mektupları neden çaldığını itiraf eder.Die Prinzessin gesteht der Königin nun den Diebstahl der Briefe.
Epistolae ya da Aşk Mektupları.Dichtungen und Briefe der Liebe.
1962’de tam haliyle Oscar Wilde’ın Mektupları adı altında yayımlandı.Erstmals vollständig und korrekt publiziert wurde das Manuskript 1962 in dem Band The Letters of Oscar Wilde.
En tanınmış ve önemli eseri ise "Türkiye Mektupları"dır.Zu den bedeutendsten gehört Lettres sur la Turquie („Briefe über die Turkei“).
Ramanujan: Mektupları ve Yorumları.Klaus Mann: Briefe und Antworten.
Tarancı'nın aile fertlerine, arkadaşlarına ve yakın dostlarına yazmış olduğu mektupların çoğu yayımlanmıştır.Nahezu täglich schrieb sie außerdem Briefe an Familienmitglieder, Freunde und Bekannte.
Perşembe Mektupları.Komm donnerstags.
Mektupların dördü Arapça diğerleri ise Farsça olarak yazılmıştır.Vier der 13 Titel wurden in englischer Sprache eingespielt, die anderen auf Französisch.
(Mektupları postaladım tabii!)(Aus seinen Briefen).
Cem Yayınevi; 1971,1972 "Paris Mektupları".Société d’Edition „les Belles Lettres“, Paris 1971.
Maryannu sözcüğü Amarna Mektupları'nda geçmektedir.Die Marangona erhebt ihre Stimme zu Begräbnissen.
Öldüğü sırada hâlâ Vincent'ın mektuplarını İngilizce'ye çevirmekle meşguldü.Dort setzte er bis zu seinem Tod in Hietzing die Arbeit an englischsprachigen Werken fort.
Yazılan mektupların alıcısı.Die gestohlenen Briefe.
Mektûbât-ı Erbaîn : Mektupları.Majuskeln, Versalbuchstaben: Großbuchstaben.
1. Timoteos Pavlus'un mektuplarıBemerkungen über den ersten Paulinischen Brief an Timotheus.
Başkalarının özel mektuplarını onların izni olmadan okumamalısın.Vous ne devriez pas lire les lettres privées des autres sans permission.
Hastanede, hemşire ona karısının mektuplarının çoğunu okudu.À l'hôpital, l'infirmière lui a lu la plupart des lettres de sa femme.
Mektuplarında, babası da Kartini'ye olan sevgisini dile getirdi.Dans ses lettres, son père exprima également son affection pour Kartini.
(Mektupları postaladım tabii!)(Affranchir les lettres).
Mektûbât-ı Erbaîn : Mektupları.Opúsculos espirituales - Cartas.
Mektupların dini etkileri bir yana, Provincial Letters edebi eser olarak popüler olmuştur.À côté de leur influence religieuse, Les Provinciales ont été une œuvre littéraire populaire.
Ayrıca o, Cavalı Bir Prensesin Mektupları’nı yazdı.Elle écrivit notamment les « Lettres d'une Princesse javanaise ».
Bu mektupların 650'den fazlası Vincent tarafından kardeşi Theo'ya yazılmıştır.Plus de 650 d'entre elles ont été écrites par Vincent à son frère Théo Van Gogh.
Epistolae ya da Aşk Mektupları.Ô mes lettres d'amour.
Maryannu sözcüğü Amarna Mektupları'nda geçmektedir.Le terme de 'maryannu' est attesté dans les Lettres d'Amarna.
Perşembe Mektupları.Lettres du dimanche.
Ç.N.), veya Mary Gerold'a yazdığı mektupların çoğunda, ona bir erkekmiş gibi hitap etmesi gerçeği.Ou le fait qu'il s'adresse dans ses lettres à Mary Gerold en parlant de « lui ».
Ancak bu mektupları kimin gönderdiği bilinmemektedir.Il ne sait pas dire qui lui a fait parvenir ce courrier.
(Suskunluğun Mektupları.(Lettres d'agrégation.
Çoğunlukla mektuplarını "Devrim için" diye imzalardı.Elles sont souvent aujourd'hui décrites comme des « révolutions ».
Ancak bu mektupların çoğuna cevap alamadı.Toutefois, une grande partie de ses écrits ne nous est pas parvenue.
Albrect'e ise tehdit mektupları yollandı.La société a en effet reçu des lettres de menaces.
Kitap, Zühal Tekkanat'ın mektupları Erdal Öz'e vermesiyle yayımlanır.Un Book Orders for the Warre both by Sea and Land lui est attribué.
Daha sonra bu mektupları Ellet'tan toplayıp bir araya getirerek, onun evinde bıraktı.Il rassembla alors ces lettres et les renvoya dans leurs foyers.
Öldüğü sırada hâlâ Vincent'ın mektuplarını İngilizce'ye çevirmekle meşguldü.Après la guerre, il traduit en anglais les ouvrages de Napoléon.
Mektuplarından birinde şöyle yazmıştı: "Çalışmalarımın yarattığı gazap...Son message disait : « Chers amis, mon travail est fait.
Baba mektupları yazmakla meşgul.Mi padre está ocupado escribiendo cartas.
Bütün sabah mektupları yazıyordum.Estuve escribiendo cartas toda la mañana.
Gönderdiğin bütün mektupları okudum.He leído todas las cartas que enviaste.
Mektupları alamıyorum. E-mail adresim yok.No puedo recibir correos. No tengo correo electrónico.
Öldüğü sırada hâlâ Vincent'ın mektuplarını İngilizce'ye çevirmekle meşguldü.Al momento de su muerte, aún estaba traduciendo las cartas de Vincent al inglés.
Epistolae ya da Aşk Mektupları.Cartas de amor / Cartas.
Don Carlo mektupların içindekilerine bakmayacağına yemin eder; fakat arkadaşına şüphe ile bakmaya başlar.Don Carlos ha jurado no mirar el contenido de las cartas, pero empieza a sospechar de su amigo.
(Mektupları postaladım tabii!)(Remitir las cartas).