mektubunu ile cümle
mektubunu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Aileme senin mektubunu yüksek sesle okuyan benim.C'est moi qui ai lu ta lettre à voix haute à ma famille.
Senin mektubunu aileme ben okudum.C'est moi qui ai lu ta lettre à voix haute à ma famille.
5 Mayıs günü, resmen istifa mektubunu Cumhurbaşkanına sundu.Elle dépose officiellement sa lettre de démission le 5 mai.
Mektubunuzda yüzümü görmek için can attığınızı ifade ettiniz.Vous mentionnez dans votre lettre que vous aspirez à me rencontrer.
Dün onun mektubunu aldım.Ayer recibí su carta.
Onun bir mektubunu aldın mı?¿Has recibido una carta de él?
Mektubunu dün okudum.Leí tu carta ayer.
Tom Fransızca bir aşk mektubunu nasıl yazacağını bilmiyor.Tom no sabe escribir una carta de amor en francés.
Mektubunuzda ayrıca sordunuz:"Hangi halktan, hangi aileden, hangi kabiledensiniz?"Dijo Salomé: «¿Quién eres tú, hombre, y de quién?
5 Mayıs günü, resmen istifa mektubunu Cumhurbaşkanına sundu.El 25 de agosto presentó renuncia formal a su cargo.
Uzun uğraşlar sonucu itiraf mektubunu yazdırır.Consagra numerosas horas a la confesión.
Vincent son mektubunu yazdı.Lucía escribió la letra.
Mektubunu yanlışlıkla açtığım için özür dilerim.Scusa per aver aperto la tua lettera per sbaglio.
Mektubunu dün okudum.Ieri ho letto la tua lettera.
Onun mektubunu cevaplamalı mıyım?Devo rispondere alla sua lettera?
Onun mektubunu cevaplamayı unutma.Non dimenticarti di rispondere alla sua lettera.
Son mektubunu 31 Ağustos 1938'de kızı Elena Kondratyeva'ya gönderdi.La sua ultima lettera fu spedita alla figlia, Elena Kondratieva, il 31 agosto 1938.
Benim Sultanım, sık sık mübarek mektubunuzu gönderirsiniz diye yalvarırım.Perdonami, mio caro, per averti scritto tali cose.
Mektubunu yanlışlıkla açtığım için özür dilerim.Прости, что я по ошибке вскрыл твоё письмо.
Mektubunu dün aldım.Я получил вчера твоё письмо.
Onun mektubunu posta kutusunda buldum.Я нашёл её письмо в почтовом ящике.
Gazetemiz Tom'un mektubunu yayınladı.Наша газета напечатала письмо Тома.
Gazetemiz Tom'un mektubunu bastı.Наша газета напечатала письмо Тома.
Tyrion dışında Küçük Konsey'deki kimse Mormont'un mektubunu önemsemez.Малый Совет, за исключением Тириона, не принимает письмо Мормонта всерьёз.
Vincent son mektubunu yazdı.Эван пишет себе новое письмо.
Mektubunuzda yüzümü görmek için can attığınızı ifade ettiniz.Я думаю, что вы были совершенно искренни, когда в своем письме предложили мне уехать.
5 Mayıs günü, resmen istifa mektubunu Cumhurbaşkanına sundu.На 5 мая она официально объявила о своем отказе.
Tyrion dışında Küçük Konsey'deki kimse Mormont'un mektubunu önemsemez.Com a exceção de Tyrion, ninguém do Conselho leva a carta de Mormont a sério.
Vincent son mektubunu yazdı.Massena escreveu sua última carta para a família.
Son mektubunu 31 Ağustos 1938'de kızı Elena Kondratyeva'ya gönderdi.Zijn laatste brief stuurde hij op 31 augustus 1938 aan zijn dochter Jelana Kondratjeva.
Uzun uğraşlar sonucu itiraf mektubunu yazdırır.Wypracowali oni ostateczny tekst deklaracji.
Son mektubunu 31 Ağustos 1938'de kızı Elena Kondratyeva'ya gönderdi.Sitt sista brev skrev han till sin dotter, Elena Kondratieva, 31 augusti 1938.
15 Nisan 1998 tarihinde, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'a güven mektubunu sundu.Där lämnade han över sitt kreditivbrev till generalsekreteraren, Kofi Annan, den 15 april 1998.
'Nadir Nadi Beyi göreceğim,' dedim, mektubunu gösterdim."I familjekretsen sågo vi honom ej mycket" skrev dottern.
Biraz sonra uşak Alfredo'ya Violetta'nın mektubunu getirip verir.З часом вона погоджується і повідомляє новину Альфредо.
Kıskanç Franz kardeşinin mektubunu başka bir mektupla değiştirir.A féltékeny Ferenc kicseréli Károly levelét egy saját maga által kitaláltra.
Vincent son mektubunu yazdı.Opas Paavalin viimeisiin kirjeisiin.
15 Nisan 1998 tarihinde, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'a güven mektubunu sundu.Επέδωσε τα διαπιστευτήριά του στον γενικό γραμματέα των Ηνωμένων Εθνών, Κόφι Ανάν στις 15 Απριλίου 1998.
Dün sadece mektubunu aldım.Μόλις πήρα το γράμμα σου χθές.
Son mektubunu 31 Ağustos 1938'de kızı Elena Kondratyeva'ya gönderdi.Bức thư cuối cùng ông gửi cho con gái của mình, Elena Kondratieva, đề ngày 31 tháng 8 năm 1938.
Vincent son mektubunu yazdı.Paine lật lá bài cuối cùng.
15 Nisan 1998 tarihinde, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'a güven mektubunu sundu.Giải năm 2008 được trao cho cựu Tổng thư ký Liên Hiệp Quốc Kofi Annan.
Kıskanç Franz kardeşinin mektubunu başka bir mektupla değiştirir.Shirin trả lời lá thư của Khosrow với một lời chia buồn châm biếm.
Uzun uğraşlar sonucu itiraf mektubunu yazdırır.Tống Thái Tông sai Lư Đa Tốn viết thư trả lời Lê Hoàn.
Tyrion dışında Küçük Konsey'deki kimse Mormont'un mektubunu önemsemez.だがティリオン以外の小評議会はモーモントの手紙を真剣に受け取らない。
Sharpless bunu uzerine Butterfly'a Pinkerton'un mektubunu okumaya başlar.蝶々さんはピンカートンの手紙を見て喜ぶ。
15 Nisan 1998 tarihinde, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'a güven mektubunu sundu.1998年4月15日、カファンドは国連大使に就任し、国際連合事務総長のコフィー・アナンに彼自身の資格情報を提示している。
5 Mayıs günü, resmen istifa mektubunu Cumhurbaşkanına sundu.25日,她正式向众议院递交了辞呈。
Sharpless bunu uzerine Butterfly'a Pinkerton'un mektubunu okumaya başlar.五郎及山鳥離去後,夏普萊斯替蝴蝶讀出平克頓的信。
Benim Sultanım, sık sık mübarek mektubunuzu gönderirsiniz diye yalvarırım.태자는 그를 위해 여러 차례 친히 편지를 써서 죄를 사면해 줄 것을 간청했다.
Kıskanç Franz kardeşinin mektubunu başka bir mektupla değiştirir.שונה מכתב בית יוסף בכמה פרטים.
Mektubunu ondan haber almayı beklediğini yazarak sonlandırır.היא כותבת לו מכתב ומצפה לתשובה.
Kıskanç Franz kardeşinin mektubunu başka bir mektupla değiştirir.Писмото попада в ръцете на ревнивия брат Франц, който го заменя с фалшификат.
Son mektubunu 31 Ağustos 1938'de kızı Elena Kondratyeva'ya gönderdi.Poslednú vec, ktorú napísal bol list svojej dcére Elene Kondratievovej 31. augusta 1938.
Ukrayna, Kurultay toplantısına hayırlama mektubunu yollamıştır.Ukraina Keskraada kindralsekretariaadile lähetati tervitustelegramm.
Başka bir kişinin mektubunu okumak veya başka bir kişinin telefonunu dinlemek mümkün değildir.Está prohibido leer la correspondencia de otras personas o escuchar las conversaciones ajenas.
Başka bir kişinin mektubunu okumak veya başka bir kişinin telefonunu dinlemek mümkün değildir.Ett brev som tillhör en annan person får inte läsas och en annan persons telefonsamtal får inte avlyssnas.
Başka bir kişinin mektubunu okumak veya başka bir kişinin telefonunu dinlemek mümkün değildir.Toisen henkilön kirjettä ei saa lukea eikä toisen puhelua saa kuunnella.
Başka bir kişinin mektubunu okumak veya başka bir kişinin telefonunu dinlemek mümkün değildir.Нельзя читать письма или подслушивать разговоры других людей.
Başka bir kişinin mektubunu okumak veya başka bir kişinin telefonunu dinlemek mümkün değildir.فلا يجوز لأي شخص أن يطلع على مراسلات الآخرين أو التصنت على اتصالاتهم.