mektubu ile cümle
mektubu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Ei deci, şi-au luat rămas bun dela Biserică, şi s'au dus la Antiohia, unde au dat epistola mulţimii adunate.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Então eles, tendo-se despedido, desceram a Antioquia e, havendo reunido a assembléia, entregaram a carta.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Essi allora, congedatisi, discesero ad Antiochia e riunita la comunità consegnarono la lettera
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.저희가 작별하고 안디옥에 내려가 무리를 모은 후에 편지를 전하니
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Poslanci so torej, ko so jih bili odpravili, prišli v Antiohijo; pa zbero množico in izroče pismo.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Så lod man dem da fare, og de kom ned til Antiokia og forsamlede Mængden og overgave Brevet.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Tedy oni propuštěni jsouce, přišli do Antiochie, a shromáždivše množství, dali jim list.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Vậy , khi các người đó đã từ_giã Hội_thánh , xuống thành An-ti-ốt , nhóm hết_thảy anh_em lại và trao thơ cho .
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Vậy, khi các người đó đã từ giã Hội thánh, xuống thành An-ti-ốt, nhóm hết thảy anh em lại và trao thơ cho.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Ουτοι μεν λοιπον απολυθεντες ηλθον εις Αντιοχειαν, και συναξαντες το πληθος ενεχειρησαν την επιστολην.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Итак, отправленные пришли в Антиохию и, собрав людей, вручили письмо.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.И те, като го прочетоха, зарадваха се за успокоението що им даваше.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.Послані ж прийшли в Антиохию і, зібравши громаду, подали посланнє.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.וישלחו האנשים ויבאו אל אנטיוכיא ויקהילו את העם ויתנו להם את האגרת׃
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.فهؤلاء لما أطلقوا جاءوا الى انطاكية وجمعوا الجمهور ودفعوا الرسالة.
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.他 們 既 奉 了 差 遣 、 就 下 安 提 阿 去 、 聚 集 眾 人 、 交 付 書 信
Adamlar böylece yola koyulup Antakyaya gittiler. Topluluğu bir araya getirerek onlara mektubu verdiler.他 們既 奉 了 差遣 、 就 下 安提阿 去 、 聚集眾人 、 交付 書信
- Adriani'nin mektubu mu? - Stéphane için!-O scrisoare de la Adriani?[br]-este pentru Stéphane!
Affedersiniz? Öğretmeninin tavsiye mektubu... nerdeyse bir amatörün düzeyindeČo prosím?
Ah, bu mektubu sen mi yazdın?Ah, ben jij het die de brief heeft geschreven?
Ah, bu mektubu sen mi yazdın?Ah ! C'est toi qui a écrit la lettre ?
Ah, bu mektubu sen mi yazdın?Ah, foste tu que escreveste a carta?
Ah, bu mektubu sen mi yazdın?Ah, hast du den Brief geschrieben?
Ah, bu mektubu sen mi yazdın?Te írtad a kérdést?
Ah, bu mektubu sen mi yazdın?To jsi ty, kdo napsal tenhle dopis?
Ah, bu mektubu sen mi yazdın?А, это ты написал это письмо?
Ah! Tavsiye mektubu?Aha.Rozumiem.Coś poleciłem?
Ah! Tavsiye mektubu?아... 학교장 추천서요.
Ah! Tavsiye mektubu??אה! המלצת המנהל
Ah! Tavsiye mektubu?آه، هل تقصدين توصية المدير ؟
Ah! Tavsiye mektubu?それを どうするんですか?
Ama ben kendimi ondan aşk mektubu yazmasını isteyen... ...Christian'a yakın hissediyorum.저는 그, 시라노에게 연애편지를 부탁한 그 부하한테 동정이 가더라구요
Ama ben kendimi ondan aşk mektubu yazmasını isteyen... ...Christian'a yakın hissediyorum.Pero a mi me cae mejor Christian. Él le pide que le escriba cartas de amor.
Ama ben kendimi ondan aşk mektubu yazmasını isteyen... ...Christian'a yakın hissediyorum.Que pede a Cyrano para escrever as cartas.
Ama ben kendimi ondan aşk mektubu yazmasını isteyen... ...Christian'a yakın hissediyorum.Tapi aku bersimpati pada Christian yang meminta dibuatkan surat cinta padanya
Ama ben kendimi ondan aşk mektubu yazmasını isteyen... ...Christian'a yakın hissediyorum.لكننـي أتعاطف مع كريستان الذي طلب من سيرانو كتابة رسالة الحب
Ama çok şükür hiç kullanmadım o mektubu.Aber glücklicherweise mussten sie ihn niemals lesen.
Ama çok şükür hiç kullanmadım o mektubu.CA: こういう冒険談は 会社にとって すごいPR効果がありますね
Ama çok şükür hiç kullanmadım o mektubu.Dar din fericire nu au fost nevoiti sa o foloseasca.
Ama çok şükür hiç kullanmadım o mektubu.De szerencsére nem kellett használniuk.
Ama çok şükür hiç kullanmadım o mektubu.Gelukkig hebben ze het nooit moeten gebruiken.
Ama çok şükür hiç kullanmadım o mektubu.Heldigvis blev det aldrig afleveret.
Ama çok şükür hiç kullanmadım o mektubu.하지만 다행스럽게 그들은 편지를 열어볼 일은 없었어요.
Ama çok şükür hiç kullanmadım o mektubu.Ma fortunatamente non hanno mai dovuto usarla.
Ama çok şükür hiç kullanmadım o mektubu.Mais heureusement ils n'ont jamais eu à l'utiliser.
Ama çok şükür hiç kullanmadım o mektubu.Naštěstí ho nemuseli nikdy otevřít. CA:
Ama çok şükür hiç kullanmadım o mektubu.Na szczęście nigdy nie musieli go przeczytać.
Ama çok şükür hiç kullanmadım o mektubu.Pero afortunadamente no tuvieron que usarla.
Ama çok şükür hiç kullanmadım o mektubu.Som tur var behövde de aldrig använda det.
Ama çok şükür hiç kullanmadım o mektubu.Але на щастя, вони ніколи ним не скористались.
Ama çok şükür hiç kullanmadım o mektubu.За щастие не се наложи да ги използват.
Ama çok şükür hiç kullanmadım o mektubu.К счастью, она им не пригодилось.
Ama çok şükür hiç kullanmadım o mektubu.אבל למזלי, הם לעולם לא היו צריכים להשתמש בזה.
Ama çok şükür hiç kullanmadım o mektubu.و لكن بفضل الله لم يضطروا لقراءته.
Ama mektubun bitmedi.Mais la lettre n'est pas finie.
Ama mektubun bitmedi.Mas não da carta terminado.
Ama mektubun bitmedi.Nhưng lá thư của không hoàn thành.
Ama mektubun bitmedi.Pero no de la carta terminada.
Aşk mektubu gibi birşey.Ceva ca o scrisoare de dragoste.
Aşk mektubu gibi birşey.Coś jak list miłosny