Ana içeriğe geç
Sözlük

medya ile cümle

medya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Altı ay önce, Güney Lübnan'daki Adloun plajı yerel medya organları tarafından gündeme getirilmişti.Πριν από έξι μήνες, το ζήτημα της παραλίας Αντλουν στον νότιο Λίβανο παρουσιάστηκε από τα τοπικά ΜΜΕ.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok.A tím nechci říct, že to tak vždycky dopadá na internetu. Dopadá to tak vždycky u všech médií.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok.Dat is onvermijdelijk, niet alleen met het internet, maar dat is onvermijdelijk met media.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok.És nem csak úgy értem, hogy mindig megesik az internettel. Úgy értem, mindig megesik a médiával.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok.제가 말씀드리는 것은 인터넷에서 항상 나타나는 그런 것이 아닙니다. 제가 말씀드리는 것은 대중매체에 항상 일어나는 일이란 뜻입니다. 그러면 완전히 정지됩니다.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok. Nokta.E non intendo che accade sempre con Internet, voglio dire che accade sempre con i media, punto e basta.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok. Nokta.I nie dotyczy tylko internetu, a każdych mediów, kropka.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok. Nokta.Và tôi không nói nó luôn xảy ra với Internet, tôi nói nó luôn xảy ra với truyền thông. chấm hết.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok. Nokta.Y no sólo quiero decir que ocurre con Internet, me refiero a que siempre ocurre con los medios, punto.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok. Nokta.И я имею в виду не "так было всегда с интернетом", а так было всегда с любой медиа-средой, без исключений.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok.Δεν εννοώ ότι συμβαίνει πάντα στο Διαδίκτυο, Εννοώ ότι συμβαίνει πάντα με τα μέσα, τελεία.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok.ואני לא רק מתכוון שזה קורה תמיד באינטרנט, אני מתכוון שזה תמיד קרה במדיום, נקודה.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok.وانا لا اعني انه دائم ما يحصل فقط مع الانترنت انا اعني انه دائما ما يحصل مع الاعلام، نقطه.
Altını çizeyim, sadece İnternet'te değil, medya söz konusu olunca bundan kaçış yok.メディアにおいていつでも 起きるということです 商業的な印刷が出現してから
Ama burada ilginç bir asimetri var. İletişimi sağlayan medyalar, sosyal gruplar oluşturmakta başarısız.I media utili a mettere in piedi una conversazione non sono altrettanto utili ad aggregare la gente.
Ama burada ilginç bir asimetri var. İletişimi sağlayan medyalar, sosyal gruplar oluşturmakta başarısız.Les médias qui sont bons pour créer des conversations ne sont pas bons pour créer des groupes.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.Chcem zdôrazniť, že výška predstavuje intenzitu istého strachu tak, ako je hlásená v médiách.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.Chiều cao của đồ thị là mức độ của nỗi sợ hãi được ghi lại qua các phương tiện truyền thông.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.De a csúcsok magassága az bizonyos félelmek intenzitása, amikről a média beszámol.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.De hoogte hier, wil ik aangeven, is de intensiteit van sommige angsten, zoals ze in de media is weergegeven.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.여기서 세로축은 언론에 의해 알려진 일종의 공포를 의미합니다.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.Ma l'altezza qui, voglio evidenziarla, è l'intensità di certe paure, come riportato dai media.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.Mas quero esclarecer que a altura é a intensidade dos medos, noticiados nos "media".
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.Men jag vill poängtera att höjden här, är intensiteten av särskilda rädslor, så som de rapporterats i media.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.Ta výška tady, to bych chtěl zdůraznit, je intenzita daného strachu tak, jak ho popisují média.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.Wysokość, chciałbym to zaznaczyć, jest intensywnością pewnych lęków, raportowanych w mediach.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.Але висота тут, я хочу підкреслити, це інтенсивність різних страхів, на основі даних із ЗМІ.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.Височината, искам да отбележа, е интензивността на страховете според медиите.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.אבל הגובה כאן, אני רוצה להצביע לכם, הוא העוצמה של פחדים מסוימים כפי שדווחו בתקשורת
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.لكن ما أريد أن أشير إليه أنّ ما نراه في الأعلى، يمثّل شدة مخاوف معينة، كما ورد في وسائل الإعلام.
Ama burada üzerinde durmak istediğim, yükseklik, bazı belli korkuların şiddeti, medyada verildiği gibi.メディアを賑わした 特定の恐怖の高まりを表しています いくつか見てみましょう
Ama işte bağımsız medya işindeyseniz ve bağımsız medya için bir bankacıysanız başınıza bu gelirDar asta se întâmplă dacă faci afaceri media independente și dacă eşti un bancher pentru media independentă.
Ama işte bağımsız medya işindeyseniz ve bağımsız medya için bir bankacıysanız başınıza bu gelir이런 것들이 독립 언론매체에 종사하거나, 혹은 그들을 위한 자금지원에 종사할때 흔히 마주치는 광경입니다.
Ama işte bağımsız medya işindeyseniz ve bağımsız medya için bir bankacıysanız başınıza bu gelirНо вот что происходит если вы занимаетесь бизнесом независимых СМИ, или если вы банкир независимых СМИ.
Ama işte bağımsız medya işindeyseniz ve bağımsız medya için bir bankacıysanız başınıza bu gelirНо това е, което се случва, ако сте в бизнеса с независими медии, и ако сте банкер на независими медии.
Ama işte bağımsız medya işindeyseniz ve bağımsız medya için bir bankacıysanız başınıza bu gelirאבל זה מה שקורה אם אתה בעסק של מדיה עצמאית ואם אתה בנקאי של מדיה עצמאית
Ama işte bağımsız medya işindeyseniz ve bağımsız medya için bir bankacıysanız başınıza bu gelirそして独立系メディアの 銀行家にとっては まさに うってつけの話です
Ama medya bize, yaşadığımız dünyaya geri bakan bir pencere veriyor.Aber Medien geben uns eben dieses Fenster zurück in die Welt, in der wir leben.
Ama medya bize, yaşadığımız dünyaya geri bakan bir pencere veriyor.Ale media dają nam okno z powrotem do świata, w którym żyjemy.
Ama medya bize, yaşadığımız dünyaya geri bakan bir pencere veriyor.Dar media ne oferă o fereastră înapoi spre lumea în care trăim.
Ama medya bize, yaşadığımız dünyaya geri bakan bir pencere veriyor.De a média ablakot biztosít, amin keresztül a saját világunkat láthatjuk.
Ama medya bize, yaşadığımız dünyaya geri bakan bir pencere veriyor.하지만 매체는 창을 제공합니다. 우리가 사는 세상을 다시 들여다보게 만드는 창 말이죠.
Ama medya bize, yaşadığımız dünyaya geri bakan bir pencere veriyor.Maar media bieden ons een venster op de wereld waar we al leven.
Ama medya bize, yaşadığımız dünyaya geri bakan bir pencere veriyor.Ma i media ci regalano una finestra che guarda indietro al mondo in cui viviamo.
Ama medya bize, yaşadığımız dünyaya geri bakan bir pencere veriyor.Mais les formes d'expression nous donnent une fenêtre sur le monde où nous vivons.
Ama medya bize, yaşadığımız dünyaya geri bakan bir pencere veriyor.Mas os "media" dão nos uma janela que nos permite voltar ao mundo em que vivemos.
Ama medya bize, yaşadığımız dünyaya geri bakan bir pencere veriyor.Men medierne giver os et vindue tilbage til den verden vi bor i.
Ama medya bize, yaşadığımız dünyaya geri bakan bir pencere veriyor.Nhưng truyền thông mang cho ta cánh cửa sổ soi vào lại thế giới trong ta.
Ama medya bize, yaşadığımız dünyaya geri bakan bir pencere veriyor.Pero los medios de comunicación nos ofrecen una ventana de vuelta al mundo en que vivimos
Ama medya bize, yaşadığımız dünyaya geri bakan bir pencere veriyor.Αλλά τα μέσα μας παρέχουν ένα παράθυρο πίσω στον κόσμο που ζούμε.
Ama medya bize, yaşadığımız dünyaya geri bakan bir pencere veriyor.Но медиите ни отварят прозорец назад към света, в който живеем.
Ama medya bize, yaşadığımız dünyaya geri bakan bir pencere veriyor.Но средства передачи информации снабжают нас "окном" назад, в мир, в котором мы живёт.
Ama medya bize, yaşadığımız dünyaya geri bakan bir pencere veriyor.אלה מדיומים שנותנים לנו חלון בחזרה אל העולם שאנחנו חיים בו.
Ama medya bize, yaşadığımız dünyaya geri bakan bir pencere veriyor.لكن الوسائط توفر لنا نافذة للعودة للعالم الذي نحن فيه
Ama medya bolluğu böyle bir şey.Aber medialer Überfluss funktioniert so nicht.
Ama medya bolluğu böyle bir şey.Ale hojnosť médií nikdy nefunguje týmto spôsobom.
Ama medya bolluğu böyle bir şey.Ale mediální dostatek nikdy takhle nepracuje.
Ama medya bolluğu böyle bir şey.Dar abundența mediei nu lucrează așa niciodată.
Ama medya bolluğu böyle bir şey.De a média bősége sohasem így működik.
Ama medya bolluğu böyle bir şey.그러나 미디어의 풍요는 결코 그런 식으로 작동하지 않습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod