me ile cümle
me kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Neden yeni bir merdivene ihtiyacınız var?Why do you need a new ladder?
Otobüsle, metroyla veya yürüyerek gidebilirsin.You can go by bus, by metro or on foot.
Bir mesajınız var.You have a message.
Bu mektupları göndermeme yardım eder misiniz?Would you help me post these letters?
Bana bu mektubu postalamamda yardım eder misin?Would you help me post this letter?
Ben meşgul bir kişiyim.I am a very busy person.
Julio, eski meşe ağacına kurduğum salıncakta sallanıyor.Julio is swinging in the hammock that I hung under the old oak tree.
Öksürük şurubunun bir meyan kökü lezzeti var.The cough syrup has a licorice flavoring.
Mektup geri geldi.The letter returned.
Merhaba, benim adım Hamit.Hi, my name is Omid.
Seninle gitmek istiyorum fakat meteliksizim.I want to go with you, but I'm broke.
Kütüphane şehrin merkezinde.The library is in the center of the city.
Ben mendillerimi ütülüyorum.I‘m ironing my handkerchiefs.
Bu çok acil bir mesele.It's a very pressing matter.
Bugünün menüsü ne?What's today's menu?
O hâlâ mektubuma cevap vermedi.He still hasn't responded to my letter.
Küçük çocuklar çok meraklıydılar.The little kids were very curious.
O çok sorumlulukları olan önemli bir mevkideydi.He was in the hot seat.
Mecazlar gerçeklerden çok daha inatçıdırlar.Metaphors are much more tenacious than facts.
Meteorun çarpması sadece bir zaman meselesi.It's only a matter of time before the meteor strikes.
Lütfen bana menüyü gösterin.Please show me the menu.
Ordu başkentin beş kilometre güneyindeki düşmanla meşguldü.The military engaged the enemy five kilometers south of the capital.
Japonya birçok deprem meydana gelen bir ülkedir.Japan is a country in which there are many earthquakes.
O gerçekten meşgul olduğu için, gelemedi.As she was really busy, she couldn't come.
O mektubu göndermeyi unutma.Don't forget to send that letter.
Dün sadece mektubunu aldım.I just got your letter yesterday.
Üzgünüm, mektubuna daha erken cevap vermedim.Sorry I haven't replied to your letter earlier.
Bu mektubu yazmak için üç saate ihtiyacım var.I need three hours to write this letter.
Televizyon istasyonundaki işim izleyiciler tarafından yazılan mektupları ele almak.My work at the TV station is handling letters written in by viewers.
Sağcılar çoğunlukla düzenleyici mevzuatı sevmezler.Rightists often dislike regulatory legislation.
Fiona'nın mektupları gittikçe daha az sıklıkta oluyordu.Fiona's letters were becoming less and less frequent.
Bu kimin mektubu?Whose letter is this?
Memleketim Bolu'da patates aromalı köy ekmeği yedim.I ate potato flavoured village bread in my hometown, Bolu.
Kör bir sincap bile bazen bir meşe palamudu bulur.Even a blind squirrel finds an acorn sometimes.
Merak ediyorum, ilk defa hangi ülke Tatoeba'ya sansür uygulayacak.I wonder which country will be the first to censor Tatoeba.
Müslümanlar hep Mekke'ye doğru namaz kılarlar.Muslims always pray facing toward Mecca.
Judy'ye bir mektup yazacağım.I will write a letter to Judy.
Muhtemelen bir trafik kazası meydana geldi.There's probably been a traffic accident.
Hapishaneler örtmeceli şekilde rehabilitasyon merkezleri olarak adlandırılır.Prisons are euphemistically called rehabilitation centers.
Meg her zaman cömertçe davranıyor.Meg always acts generously.
Bir insanın kulonlanabilip kulonlanamayacağını merak ediyorum.I wonder if a human will ever be cloned.
Merkezi ısıtma kışın yeterince ısıtıyor mu?Is the central heating warm enough in the winter?
Hata ne zaman meydana geldi?When did the error occur?
Hata baştan sağda mı yoksa sonradan mı meydana geldi? - Ne zaman?Did the error occur right from the start or later on? - When?
Meyveyi en sağlıklı besin olarak görüyorum.I consider fruit to be the healthiest food.
Kilo almak, kişisel gelişimin en kolay metodudur.Weight increase is the easiest method for personal development.
Elma en iyi meyvedir.Apples are the best fruit.
İngilizce aşk mektubu yazmak kolay değildir.It's not easy writing a love letter in English.
Tanıştığımıza memnun oldum, Bayan Jones.Nice to meet you, Mrs Jones.
Bu iki mektubu yazan kimdi?Who was it who wrote these two letters?
Balina, denizde yaşayan çok büyük bir memelidir.The whale is a very large mammal who lives in the sea.
Tek kanıt iç çamaşıra yapışmış meni kalıntılarıydı.The only proof was the remains of the semen which had stuck to the underwear.
Mesaj önemliyse onu arayın.Call him if the message is important.
O girdiğinde ben bir mektup okuyordum.I was reading a letter when he entered.
Yeni bir meydan inşa ediyorlar.They're building a new square.
Cıva gerçekten bir metal midir?Is mercury really a metal?
Trenle gitmektense metro ile gitmeyi tercih ederim.I prefer to go by subway, rather than by train.
O, bir polis memuru oldu.She became a police officer.
Onun gerçekten ne demek istediğini merak ediyorum.I wonder what she really means.
Trenle gitmektense metroyla gitmeyi tercih ederim.I'd rather go by subway than by train.