me ile cümle
me kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Bu metni çevirmek çok kolay olacak.Translating this text will be very easy.
Meşgul olduğundan dolayı, seni karşılayamaz.Since he's busy, he can't meet you.
O meşguldür, bu yüzden seninle görüşemez.He's busy, so he can't meet you.
Test pilotları sürekli ölüme meydan okuyor.Test pilots are constantly tempting fate.
Müslümanlar ölülerini mezarlara gömerler.Muslims bury their dead in graves.
"Kedi? ", yaşlı adam merak etti."Cat?", the old man wondered.
Onlar metro ile gittiler.They went by subway.
Mektubum ihmal edildi.My letter went unheeded.
Senin zekan Bombay ve Mumbai arasındaki mesafe kadar çoktur.Your intelligence is as vast as the distance between Bombay and Mumbai.
Meditasyom bana iç huzuru verir.Meditation gives me peace of mind.
O çok sıkıntıdaydı ama mecbur olduğu işi isteyerek yaptı.She was in dire straits, but made a virtue out of necessity.
Hayal kurup kuramayacağımı merak ettim.I wondered if I could be dreaming.
Sen bana ne meydana geldiğini anlatabilir misin?Can you tell me what is happening?
İyi bir şarap menüleri olsa bile, burada akşam yemeği yemek istemeyeceğim.Even if they have a good wine menu, I will not want to dine here.
Akşamleyin bir bardak şarap meşgul bir günden sonra gevşememe yardımcı oluyor.A glass of wine in the evening helps me to unwind after a busy day.
Merhaba, iyi misiniz?Hello, are you well?
Ağacın kök sistemi otuz metre boyunca uzanır.The tree's root system stretches over thirty meters.
Her başarılı yazarın ret mektuplarıyla dolu bir çekmecesi vardır.Every successful writer has a drawer full of rejection letters.
Sana yardım ettiğime memnun oldum.I am glad to help you.
Bununla nasıl başa çıkacağımı merak ediyordum.I wondered how I would cope with this.
Bu, Newton'un mutlak hareket olarak gördüğü merkezkaç kuvvetidir.This is centrifugal force, which Newton viewed as absolute motion.
Menteşeler gerçekten gıcırtılı. Lütfen onları yağlar mısın?The hinges are really squeaky. Could you oil them please?
O, mektubu yazar yazmaz gönderdi.Once he had written the letter, he sent it.
O, bir daktilo memuru olarak bir iş buldu.She found a job as a typist.
O, mektubun sonuna "saygılarımla" yazdı ve sonra imzalamaya devam etti.He wrote "Best regards" at the end of the letter and then went on to sign his name.
Biz mesajın doğru olduğunu düşündük.We thought that the message was true.
Zürich büyük bir finansal merkez olarak kabul edilir.Zürich is considered to be a major financial hub.
Kadınların neden kel olmadıklarını merak ediyorum.I wonder why women don't go bald.
Bir hükümetin gayri safi mutluluk ölçme hakkında nasıl hareket edeceğini merak ediyorum.I wonder how a government would go about measuring gross national happiness.
Sorunlarla karşılaştığında lütfen bana bir mektup yaz.Please write me a letter whenever you run into trouble.
Merhaba bayım!Hello sir!
Onlar meslektaşını terfi etmesinden dolayı tebrik ettilerThey congratulated their colleague on his promotion.
Merkezî sinir sistemi dört organdan oluşur.The central nervous system consists of four organs.
Merkezî sinir sistemi beyin, beyincik, omurilik soğanı ve omurilikten oluşur.Central nervous system consists of brain, cerebellum, medulla oblongata and spinal cord.
Annesi akşam yemeği pişirmekle meşguldü.Her mother was busy cooking dinner.
Bir cümle ekleyebilip ekleyemiyeceğimi merak ediyorum.I wonder if I can add a sentence.
Mevcut evimiz çok küçük, bu nedenle taşınmaya karar verdik.Our present house is too small, so we decided to move.
Sen meşgul bir adamsın, bu yüzden programımı seninkine göre ayarlayacağım.You are a busy man, so I will adjust my schedule to yours.
Asit, metale saldırır.Acid attacks metal.
Kilitleme mekanizması sıkıştı.The locking mechanism has jammed.
Olaylar tam onun tahmin ettiği gibi meydana geldi.The events unfolded just as she predicted.
Zürih önemli bir finans merkezi olarak kabul edilir.Zurich is considered to be a major financial hub.
Daha fazla zamanım olsaydı daha kısa bir mektup yazardım.If I'd had more time, I'd have written a shorter letter.
Böyle bir uzun mektup yazdığım için üzgünüm. Kısa yazmak için vaktim yoktu.I am sorry to write such a long letter. I didn't have time to write a short one.
Hiçbirimiz sistemden memnun değildik.None of us were satisfied with the system.
Hepimiz sistemden memnun olmadık.Not all of us were satisfied with the system.
Bu ülkede dört mevsim var.There are four seasons in this country.
Köpek, kemiğini bahçeye gömmekle meşguldü.The dog was busy burying his bone in the garden.
Yarın öğleden sonra neyle meşgulsün?What are you up to tomorrow afternoon?
Merhamet tüm ahlakın temelini oluşturmaktadır.Compassion is the basis of all morality.
Polis onu araba sürerken mesaj çekmekle suçladı.The police accused her of texting while driving.
Meşgul anne çocuklara gitmelerini söyledi.The busy mother told the children to run along.
Onlar sandviç, salata istiyor, ve meyve suyu da.They'd like sandwiches, salad, and juice, also.
Tom Akdenizin eski medeniyetlerinin öğrenimini görüyor.Tom is studying the ancient civilizations of the Mediterranean.
Sonbahar benim en sevdiğim mevsimdir.Autumn is my favorite season.
Doktor sadece hafta içlerinde mevcut.The doctor is only available on weekdays.
Tom bir kadınlar-sadece akşam yemeği tarafından men edildi.Tom was barred from a women-only dinner.
Amerika ve Meksika arasında bir sınır vardır.There is a border between America and Mexico.
Bizim bir şişe meyve suyuna ihtiyacımız var.We need a bottle of juice.
Menünün her bir bölümünden bir yiyecek seç.Choose a food from each part of the menu.