me ile cümle
me kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O, yeni bisikletinden çok memnun.He is very pleased with the new bicycle.
Yeni arabadan memnundu.He felt pleased with the new car.
O, haberi duyduğuna memnun.He is glad to hear the news.
O, haberi duyduğuna memnun oldu.He was pleased to hear the news.
Onun meseleyle hiçbir ilgisi yok.He has nothing to do with the matter.
Mesajı bana telefonla gönderdi.He sent me the message by telephone.
O sadece bize yardım ettiği için çok memnundu.He was only too glad to help us.
O, herkesi memnun etmeye hevesli.He is anxious to please everybody.
Ona ne olduğunu merak ediyorum.I wonder what has become of him.
Onun nereye gittiğini merak ediyorum.I wonder where he has gone.
O çok meşgul görünüyor. Onunla görüşmeye giremem.He seems very busy. I can't come into contact with him.
Ne kadar meşgul olursa olsun, ayda en az bir kez ebeveynlerine yazar.He writes home to his parents at least once a month, no matter how busy he is.
Partiye niçin gelmediğini merak ediyorum.I wonder why he did not come to the party.
Onun niçin gelmediğini merak ediyorum.I wonder why he was absent.
O, karısının onu neden terk ettiğini kendi kendine merak etti.He wondered to himself why his wife had left him.
Ayağını merdivene koydu.He put his foot on the ladder.
O, ellerini bir mendile sildi.He wiped his hands on a handkerchief.
O, mendilini çıkardı.He took out his handkerchief.
O, yalnız olduğu anda mektubu açtı.The moment he was alone, he opened the letter.
Posta kutusuna bir mektup attı.He dropped a letter into the mailbox.
Mektubu henüz yazmadı.He hasn't written the letter yet.
O, mektubuma henüz cevap vermedi.He hasn't answered my letter yet.
Onunla Meksika'da kaldığım sırada tanıştım.I met her during my stay in Mexico.
O, bir melodiyi ıslıkla çalmaya başladı.He began to whistle a tune.
O, henüz mektup yazdı mı?Has he written the letter yet?
O benim mektuplarımı açmaya nasıl cüret eder!How dare he open my letters!
O sık sık bir metro kullanır.He often uses a subway.
Londra'nın merkezinde yaşadı.He lived in the center of London.
O, Washington Bankasında bir memur.He is a clerk at the Bank of Washington.
Tıbbi araştırmayla meşgul.He is engaged in medical research.
Hayatını tıp mesleğine adadı.He dedicated his life to medical work.
Bütün gün mektubu aradı.He searched all day for the letter.
O, çekmeceyi açtı ve bir mektup çıkardı.He opened the drawer, and took out a letter.
O İngilizce bir mektup yazıyor.He writes an English letter.
O, İngilizce öğrenmekle meşgul.He is busy learning English.
O, nasıl İngilizce mektup yazacağını bilmiyor.He doesn't know how to write a letter in English.
O, İngilizce bir mektubu nasıl yazacağını bilmiyor.He doesn't know how to write a letter in English.
O, müzik dinleyerek, bir mektup yazdı.He wrote a letter, listening to music.
Ben onun ne söyleyeceğini merak ediyorum.I wonder what he will say.
O, herhangi bir mesaj bırakmadı.He hasn't left any message.
O, birkaç mektubu sekreterine dikte etti.He dictated several letters to his secretary.
O eve bir mektup gönderdi.He mailed a letter home.
O, meyveden başka bir şey yemez.He eats nothing else but fruit.
Şarkı söylemeyi bir meslek yapmak istedi.He wanted to make singing a career.
O, mesleğinde ilerleyen bir şarkıcıdır.He is a budding singer.
Onu gördüğümde her zaman "Merhaba" der.He always says "Hello" when I see him.
O, tıp mesleğini icra ediyor.He practices medicine.
O, merdivenin tepesinde korkunç bir yüz gördü.He saw a horrible face at the top of the stairs.
O merdivenleri çıktı.He ran up the stairs.
O, merdivenlerden yuvarlandı.He tumbled down the stairs.
O, okul hayatının iyi gidiyor olmasından çok memnun.He is very glad that his school life is going well.
Menkul kıymetlerde bir milyon yen yatırım yapabilir.He can invest a million yen in stocks.
Menkul kıymetlere 500.000 yen yatırım yaptı.He invested 500,000 yen in stocks.
O bizim teklifimizi memnuniyetle kabul etti.He gladly accepted our offer.
Onu memnun etmek zordur.He is hard to please.
Onu memnun etmek zordu.He was hard to please.
O, hikayeler yazmakla çok meşguldür.He is very busy writing stories.
Aniden annesine bir mektup yazmaya başladı.He suddenly started writing a letter to his mother.
O öğretmenlikle meşgul.He is engaged in teaching.
Memleketteki ebeveynlerini sık sık arar mı?Does he often call his parents at home?