me ile cümle

me kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Dün onun mektubunu aldım.I received her letter yesterday.
Dün meşguldüm.I was busy yesterday.
Ben dün meşgul değildim.I wasn't busy yesterday.
Dün gece üç mektup yazdım.I wrote three letters last night.
Dün gece bir mektup yazdım.I wrote a letter last night.
Ben her zaman işle meşgulüm.I'm busy with the work all the time.
Ben işle meşgulüm.I'm busy with work.
Ben işimden memnunum.I'm satisfied with my work.
Kız kardeşimin mektubu yırttığını gördüm.I saw my sister tear up the letter.
Markette meyve için üç elma ve iki salkım üzüm aldım.I bought three apples and two bunches of grapes for dessert at the market.
Ben bazen ona çok uzun bir mektup yazarım.I sometimes wrote him a very long letter.
Bir sonraki sınav için hazırlanmakla meşgulüm.I am busy preparing for the next exam.
Kendime seçtiğim meslekten çok gururluyum.I'm very proud of the job I chose myself.
Öyle bir şeyi yapabilip yapamayacağımı merak ettim.I wondered if I could do such a thing.
İngilizce yeteneğimden memnun değilim.I'm not satisfied with my English ability.
Ben işimden çok memnunum.I am very pleased with my job.
İşimden memnunum.I am content with my job.
Görevimden tamamen memnun değilim.I'm not entirely satisfied with my position.
Mektubu alır almaz cevap yazmaya özen gösteririm.I make a point of writing an answer as soon as I get a letter.
Bir mektup yazdım.I wrote a letter.
Bir mektup yazıyorum.I'm writing a letter.
Mektup yazıyorum.I'm writing a letter.
Bir mektup yazmıyorum.I am not writing a letter.
Mektup yazmak zorunda mıyım?Do I have to write a letter?
Bir mektup yazmayı bitirdim.I finished writing a letter.
Bir mektup yazacağım.I am going to write a letter.
Ev ödevimle meşgulüm.I'm busy with my homework.
Bir roman okumakla meşguldüm.I was absorbed in reading a novel.
Yatmaya gitmeden önce beş mektup yazdım.I wrote five letters before I went to bed.
Yeni evimden çok memnunum.I am very pleased with my new house.
O yeni ayakkabılarından memnun.He is pleased with his new shoes.
Yeni bir işle meşgulüm.I am engaged in a new business.
Yeni ceketimden memnunum.I'm pleased with my new jacket.
Ben yeni mayomdan memnunum.I'm pleased with my new bathing suit.
Yeni arabamdan gerçekten memnunum.I am really pleased with my new car.
Ben geçen hafta meşgul değildim.I wasn't busy last week.
Öğretmenin İngilizce olarak bir mektup yazmasını istedim.I wanted the teacher to write a letter in English.
Büyükannemi hayal meyal hatırlıyorum.I have a dim memory of my grandmother.
Oğluma mektupları postalattım.I got my son to post the letters.
Mezun olmak için yeterli kredim yok.I don't have enough credits to graduate.
Bu mektubu kimin yazdığını bilmiyorum.I don't know who wrote this letter.
Kısa bir hikaye yazmakla meşgulüm.I have been busy writing a short story.
Ben metro ile okula gidiyorum.I go to school by subway.
Okula metroyla giderim.I go to school by subway.
Okula metroyla gidiyorum.I go to school by subway.
Öğleye kadar mektubu yazmayı bitirdim.I finished writing the letter by noon.
Sadece bir mektup yazacaktım.I was just going to write a letter.
Uzun mesafeleri yürümeye alışkın değilim.I'm not accustomed to walking long distances.
Kış mevsimini severim.I like winter.
Yaz mevsimini Kış mevsiminden daha çok seviyorum.I like summer better than winter.
Mektubumu aldığına kesin gözle bakıyordum.I took it for granted that she had received my letter.
Japonya'daki bir arkadaşımdan bir mektup aldım.I got a letter from a friend of mine in Japan.
Pazar günü sık sık şehir merkezine giderim.I often go downtown on Sunday.
Ben sık sık onun trompette melodi çaldığını duydum.I often heard him playing the melody on the trumpet.
Onun mektubu yırtıp attığını gördüm.I saw him tear up the letter.
Onun tarafından yazılmış bir mektubum var.I have a letter written by him.
O döndüğünde mektubu henüz yazmıştım.I had just written the letter when he came back.
Mektubumu alıp almadığını sordum.I asked him if he had got my letter.
Mektubu ona uzattım.I slipped the letter to him.
Ona bir oyunda meydan okudum.I challenged him to a game.

İlgili Sayfalar