me ile cümle
me kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Seninle tanıştığıma memnun oldum.I'm pleased to meet you.
Seni gördüğüme memnun oldum.I'm pleased to see you.
Seninle tanıştığıma çok memnun oldum.I'm very pleased to meet you.
Anne bana bir mesaj bıraktı.Mother left me a message.
Senin için babandan bir mesajım var.I have a message for you from your father.
Size yardım edemem. Aslına bakarsanız şu anda çok meşgulüm.I can't help you. As a matter of fact, I'm very busy just now.
Mektubunu aldım.I received your letter.
Mektubunu sabırsızlıkla bekliyorum.I am looking forward to your letter.
Yoğun kar tarafından geciktirildiği için, mektubun bana sadece bugün ulaştı.Your letter reached me only today, having been delayed by the heavy snow.
Mektubun için teşekkür ederim.Thank you for your letter.
Tanıştığımıza çok memnun oldum.I'm very happy to make your acquaintance.
Biz müşteri memnuniyeti için çalışıyoruz.We aim to please.
Üzgünüm efendim ama ceket ve kravat mecburidir.I'm sorry, sir, but a jacket and tie are required.
Bana bir iyilik yapıp yapamayacağını merak ediyorum.I wonder if you could do me a favor.
Tanıştığımıza memnun oldum.It's nice to meet you.
Teyzem benim başarımdan memnundu.My aunt was pleased with my success.
Oxford'tan ne zaman mezun oldun?When did you graduate from Oxford?
Politika, belki de hiçbir hazırlığın gerekli görülmediği tek meslektir.Politics is perhaps the only profession for which no preparation is thought necessary.
Eski müzik formatlarını dinlemek bana memleketimi hatırlatıyor.Listening to oldies reminds me of my hometown.
İyi bir Meksika restoranı buldum.I found a good Mexican restaurant.
Asansör bozuk olduğu için merdivenleri kullanmak zorundayız.We have to use the stairs because the elevator is out of order.
Emi asla bir mektup yazmadı.Emi has never written a letter.
Patronumuzu memnun etmek zordur.Our boss is hard to please.
Bayan West kahvaltı hazırlamakla meşgul.Mrs. West is busy getting breakfast ready.
Garson önümde bir bardak meyve suyu hazırladı.The waitress set a glass of juice in front of me.
Garson önüme bir bardak meyve suyu koydu.The waitress set a glass of juice in front of me.
Bir yunus bir memeli türüdür.A dolphin is a kind of mammal.
Yunus balığı bir tür memelidir.A dolphin is a kind of mammal.
Yunus bir memelidir.A dolphin is a mammal.
"Baban meşgul mü?" "Hayır onun meşgul olduğunu sanmıyorum.""Is your father busy?" "No, I don't think he is."
Liseden ne zaman mezun oldun?When did you graduate from high school?
Liseden ne zaman mezun oldunuz?When did you graduate from high school?
Cebinizde her zaman bir mendil bulundurun.Always keep a handkerchief in your pocket.
Onlara ne olacağını merak ediyorum.I wonder what ever will become of them.
Bu binanın ne zaman yapıldığını merak ediyorum.I wonder when this building was constructed.
Şimdi çilek mevsimi.Strawberries are in season at the moment.
En azından o, sonuçlardan memnundu.At any rate, he was satisfied with the results.
İsa, Meryem'in bir çocuğu olarak doğdu.Jesus was born of Mary.
Beni sürekli rahatsız etme, ben meşgulüm.Stop pestering me. I'm busy.
Anne'in ne zaman geleceğini merak ediyorum.I wonder when Anne will come.
Anne'nin ne zaman geleceğini merak ediyorum.I wonder when Anne will come.
Bir gün Mike ve Jane biraz alışveriş yapmak için şehir merkezine gittiler.One day Mike and Jane went downtown to do some shopping.
Alpler Avrupa'nın merkezindedir.The Alps are in the center of Europe.
Alice, toplantıda mevcut değildi, değil mi?Alice wasn't present at the meeting, was she?
Meşe ağacı fırtınadan sonra ayakta kaldı.The oak tree remained standing after the storm.
Sen Amerika'dan dönmeden önce, ben üniversiteden mezun olmuş olacağım.I will have graduated from college by the time you come back from America.
Mektubu o kadar arkadaşçaydı ki, o derinden etkilendi ve ağlamaya başladı.So friendly was his letter that she was deeply moved and began to cry.
Çok fazla sorun değilse, beni arabayla bırakabilip bırakamayacağını merak ediyordum.I was wondering if you could give me a lift, if it isn't too much trouble.
Meseleyi nasıl hallettin?How did you deal with the matter?
O kayıp çocuğa ne olduğunu merak ediyorum.I wonder what happened to that lost child.
Onun evi metroya yakındır.His house is near the subway.
Ona bir teşekkür mektubu yazmanı öneririm.I suggest that you should write him a thank-you letter.
Ben kim olduklarını merak ediyorum.I wonder who they are.
Şu kızın kim olduğunu merak ediyorum.I wonder who that girl is.
O kızın kim olduğunu merak ediyorum.I wonder who that girl is.
O dini mezhebin bazı acayip fikirleri var.That religious cult has got some pretty off the wall ideas.
O dağ yaklaşık üç bin metre yüksekliğindedir.That mountain is about three thousand meters high.
Onlar o okulda yeni bir İngilizce öğretme metodu benimsedi.They adopted a new method of teaching English in that school.
O şirketin hizmetinden memnun değilim.I'm not satisfied with that company's service.
O sevimli bebek onların aşkının meyvesidir.That cute baby is the fruit of their love.