maya ile cümle
maya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
14
ORT. KELİME
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Ngày_sau lễ Vượt qua , chánh này đó , dân_sự ăn thổ_sản của xứ , bánh không men , và hột rang .
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Och dagen efter påskhögtiden åto de osyrat bröd och rostade ax av landets säd, just på den dagen.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Og dagen efter påsken åt de av landets grøde; usyret brød og ristet korn åt de den dag.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.og Dagen efter Påsken spiste de af Landets Afgrøde, usyrede Brød og ristet Korn;
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.Και τη επαυριον του πασχα εφαγον αζυμα απο του σιτου της γης, και σιτον πεφρυγμενον την αυτην εκεινην ημεραν.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.и на другой день Пасхи стали есть из произведений земли сей, опресноки и сушеные зерна в самыйтот день;
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.И на сутринта на пасхата, в същия ден, ядоха безквасни хлябове от житото на земята и изпържено жито .
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.ויאכלו מעבור הארץ ממחרת הפסח מצות וקלוי בעצם היום הזה׃
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.وأكلوا من غلة الارض في الغد بعد الفصح فطيرا وفريكا في نفس ذلك اليوم.
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.逾 越 節 的 次 日 、 他 們 就 喫 了 那 地 的 出 產 . 正 當 那 日 喫 無 酵 餅 、 和 烘 的 穀
Bayramın ertesi günü, tam o gün, ülkenin ürününden mayasız ekmek yaptılar ve kavrulmuş başak yediler.逾越節 的 次日 、 他們 就 喫 了 那 地 的 出產.正當那日 喫無 酵餅 、 和烘 的 穀
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz."El día 14 del mes primero tendréis la Pascua, fiesta de siete días, y se comerá panes sin levadura
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Il quattordici del primo mese sarà per voi la pasqua, festa d'una settimana di giorni: mangeranno pane azzimo
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.정월 십 사일에는 유월절 곧 칠일 절기를 지키며 누룩 없는 떡을 먹을 것이라
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Ngày mười bốn tháng giêng, các ngươi khá giữ lễ Vượt-qua trong bảy ngày; phải ăn bánh không men.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Ngày mười_bốn tháng_giêng , các ngươi khá giữ lễ Vượt-qua trong bảy ngày ; phải ăn bánh không men .
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.No primeiro mês, no dia catorze de mês, tereis a páscoa, uma festa de sete dias; pão ázimo se comerá.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.På den fjortende Dag i den første Måned skal I fejre Påskefesten: syv Dage skal I spise usyret Brød;
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Prvního měsíce, čtrnáctého dne, budete míti Fáze, svátek sedmi dnů, chlebové přesní jísti se budou.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.Štirinajsti dan prvega meseca praznujte pasho, sedemdnevni praznik; opresnike jejte.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.בראשון בארבעה עשר יום לחדש יהיה לכם הפסח חג שבעות ימים מצות יאכל׃
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.في الشهر الاول في اليوم الرابع عشر من الشهر يكون لكم الفصح عيدا. سبعة ايام يؤكل الفطير.
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.正 月 十 四 日 、 你 們 要 守 逾 越 節 、 守 節 七 日 . 要 喫 無 酵 餅
‹‹ ‹Birinci ayın on dördüncü günü Fısıh Bayramını yedi gün kutlayacak, mayasız ekmek yiyeceksiniz.正月 十四日 、 你 們 要 守 逾越節 、 守節 七日 . 要 喫無 酵餅
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.정월에 그 달 십사일 저녁부터 이십일일 저녁까지 너희는 무교병을 먹을 것이요
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.Ngày mười bốn tháng giêng, chiều lại, các ngươi sẽ ăn bánh không men cho đến chiều ngày hai mươi mốt tháng đó.
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.No primeiro mês, aos catorze dias do mês, � tarde, comereis pães ázimos até vinte e um do mês � tarde.
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.Štirinajsti dan prvega meseca zvečer boste jedli opresnike do edenindvajsetega dne istega meseca zvečer.
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.בראשן בארבעה עשר יום לחדש בערב תאכלו מצת עד יום האחד ועשרים לחדש בערב׃
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.في الشهر الاول في اليوم الرابع عشر من الشهر مساء تاكلون فطيرا الى اليوم الحادي والعشرين من الشهر مساء.
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.從 正 月 十 四 日 晚 上 、 直 到 二 十 一 日 晚 上 、 你 們 要 喫 無 酵 餅
Birinci ayın on dördüncü gününün akşamından yirmi birinci gününün akşamına kadar mayasız ekmek yiyeceksiniz.從 正月 十四日 晚上 、 直到 二十一日 晚上 、 你們 要 喫無 酵餅
Böylece halk mayası henüz katılmamış hamurunu aldı, giysilere sarılı hamur teknelerini omuzlarında taşıdı.És a nép az õ tésztáját, minekelõtte megkelt volna, sütõteknõivel együtt ruhájába kötve, vállára veté.
Böylece halk mayası henüz katılmamış hamurunu aldı, giysilere sarılı hamur teknelerini omuzlarında taşıdı.Il popolo portò con sé la pasta prima che fosse lievitata, recando sulle spalle le madie avvolte nei mantelli
Böylece halk mayası henüz katılmamış hamurunu aldı, giysilere sarılı hamur teknelerini omuzlarında taşıdı.백성이 발교되지 못한 반죽 담은 그릇을 옷에 싸서 어깨에 메니라
Böylece halk mayası henüz katılmamış hamurunu aldı, giysilere sarılı hamur teknelerini omuzlarında taşıdı.La gente llevaba sobre sus hombros la masa que aún no tenía levadura y sus artesas envueltas en sus mantos
Böylece halk mayası henüz katılmamış hamurunu aldı, giysilere sarılı hamur teknelerini omuzlarında taşıdı.Protož vzal lid těsto své, prvé než zkysalo, obaliv je v šaty své, na ramena svá.
Böylece halk mayası henüz katılmamış hamurunu aldı, giysilere sarılı hamur teknelerini omuzlarında taşıdı.Så tok folket sin deig, før den var syret; de svøpte sine deigtrau i sine klær og bar dem på sine skuldrer.
Böylece halk mayası henüz katılmamış hamurunu aldı, giysilere sarılı hamur teknelerini omuzlarında taşıdı.Vậy , dân_sự đều đem bột nhồi rồi chưa men đi , và bọc những thùng nhồi bột trong áo_tơi vác lên vai mình .
Böylece halk mayası henüz katılmamış hamurunu aldı, giysilere sarılı hamur teknelerini omuzlarında taşıdı.Vậy, dân sự đều đem bột nhồi rồi chưa men đi, và bọc những thùng nhồi bột trong áo tơi vác lên vai mình.
Böylece halk mayası henüz katılmamış hamurunu aldı, giysilere sarılı hamur teknelerini omuzlarında taşıdı.И людете дигнаха тестото си преди да вкисне, като носеха на рамена нощвите обвити в дрехите си.
Böylece halk mayası henüz katılmamış hamurunu aldı, giysilere sarılı hamur teknelerini omuzlarında taşıdı.И понес народ тесто свое, прежде нежели оно вскисло; квашни их, завязанные в одеждах их, были на плечах их.
Böylece halk mayası henüz katılmamış hamurunu aldı, giysilere sarılı hamur teknelerini omuzlarında taşıdı.וישא העם את בצקו טרם יחמץ משארתם צררת בשמלתם על שכמם׃
Böylece halk mayası henüz katılmamış hamurunu aldı, giysilere sarılı hamur teknelerini omuzlarında taşıdı.فحمل الشعب عجينهم قبل ان يختمر ومعاجنهم مصرورة في ثيابهم على اكتافهم.
Böylece halk mayası henüz katılmamış hamurunu aldı, giysilere sarılı hamur teknelerini omuzlarında taşıdı.百 姓 就 拿 著 沒 有 酵 的 生 麵 、 把 摶 麵 盆 包 在 衣 服 中 、 扛 在 肩 頭 上
Böylece halk mayası henüz katılmamış hamurunu aldı, giysilere sarılı hamur teknelerini omuzlarında taşıdı.百姓 就 拿著 沒有酵 的 生麵 、 把 摶麵 盆 包在 衣服 中 、 扛 在 肩頭上
Böylelikle kesinlikle belirli şartlar var, işte o zaman Maya seni pençesine alabilir.Asi que hay definitivamente un contexto, entonces Maya puede meterse contigo.
Böylelikle kesinlikle belirli şartlar var, işte o zaman Maya seni pençesine alabilir.De akár ez a függőség is használható.
Böylelikle kesinlikle belirli şartlar var, işte o zaman Maya seni pençesine alabilir.Je tady definitivně kontext. Pak na vás "mája" může.
Böylelikle kesinlikle belirli şartlar var, işte o zaman Maya seni pençesine alabilir.Joten siinä on epäämättä sisältö ja Maya omistaa sinut.
Böylelikle kesinlikle belirli şartlar var, işte o zaman Maya seni pençesine alabilir.Quindi c'è sicuramente un contesto, quindi Maya può darvi problemi
Brazzaville / Maya-MayaBrazzaville/Maya-Maya
Bu atılmış önemli bir adımdı ama bir sorunumuz vardı çünkü şimdi mayada büyüyen bakteri kromozomlarımız vardı.Fu un colossale passo avanti ma c'era un problema perchè i cromosomi batterici crescevano nel lievito.
Bu atılmış önemli bir adımdı ama bir sorunumuz vardı çünkü şimdi mayada büyüyen bakteri kromozomlarımız vardı.이것은 놀라운 진보였지만, 우리는 효모 세포 안에서 박테리아 염색체가 성장해버리는 문제에 직면했습니다.
Bu atılmış önemli bir adımdı ama bir sorunumuz vardı çünkü şimdi mayada büyüyen bakteri kromozomlarımız vardı.To był duży krok naprzód, ale pojawił się problem, bo chromosomy bakteryjne rosły w drożdżach.
Bu atılmış önemli bir adımdı ama bir sorunumuz vardı çünkü şimdi mayada büyüyen bakteri kromozomlarımız vardı.זה צעד מדהים קדימה, אבל היתה לנו בעיה כי עכשיו הכרומוזומים החיידקיים גדלו בתוך השמרים.
Bu atılmış önemli bir adımdı ama bir sorunumuz vardı çünkü şimdi mayada büyüyen bakteri kromozomlarımız vardı.كانت خطوة مهمة جدا الى الامام ولكنه كانت تواجهنا مشكلة وهي نمو البكتيريا الكروموسومية في الخميرة.
Bu atılmış önemli bir adımdı ama bir sorunumuz vardı çünkü şimdi mayada büyüyen bakteri kromozomlarımız vardı.問題もありました 細菌の染色体をイースト菌の中で育てていましたので 移植をおこなうためには
Bu biraz, sekiz yaşındaki bir çocuğun kulanabileceği Maya gibi bir şey tasarlamaya benziyor.Als ob man etwas aus der Maya-Zeit erschafft, das ein Achtjähriger nutzen kann.
Bu biraz, sekiz yaşındaki bir çocuğun kulanabileceği Maya gibi bir şey tasarlamaya benziyor.É quase como criar algo como Maya, que um miúdo de oito anos possa usar.