Yeşili mi yoksa maviyi mi istiyorsun?Do you want the green or the blue?
Hangi rengi daha çok seversin, maviyi mi yoksa kırmızıyı mı?Which color do you like more, blue or red?
Maviyi seviyorum.I like blue.
Tom'un maviyi sevip sevmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom likes blue.
O yatak odası için daha açık bir maviyi tercih ederim.I prefer a lighter blue for that bedroom.
Ben maviyi severim.I like the blue.
Maviyıldız Amsonia orientalis Decne.Alnus orientalis Decne. — Oriental alder.
Açık maviyi türevini aldığım ifadeler için kullanıyorum.Light blue means the derivative of one of the terms.
Maviyi yeşile yerleştirip ışık yapabilirsiniz.You put a blue to a green, you can make light.
Onlar da "Mavi, mavi, maviyi severiz.And they said, "Blue, blue, we love blue.
Maviyi yolumuzun üstünden kaldırırız.Well, move the blue one out of the way.
Sağdaki lavanta renkliyi hareket ettirmek için maviyi hareket ettiriceksiniz.You're going to move the blue one up in order to get the lavender one to the right.
Bu yüzden, "Maviyi mi, kırmızıyı mı seversin?"... ...sorusuna bile cevap verme.So don't even answer, "Do you like red or blue?"
Maviyıldız Amsonia orientalis Decne.Alnus orientalis Decaisne.
Açık maviyi türevini aldığım ifadeler için kullanıyorum.Azul claro significa la derivada de uno de los terminos.
Açık maviyi türevini aldığım ifadeler için kullanıyorum.Bleu pâle signifie que la dérivée de l'un des termes.
Açık maviyi türevini aldığım ifadeler için kullanıyorum.Jasny niebieski znaczy pochodną jednego z czynników
Açık maviyi türevini aldığım ifadeler için kullanıyorum.l'azzuro rappresenta la derivata di uno dei termini.
Açık maviyi türevini aldığım ifadeler için kullanıyorum.O azul claro representa a derivada de um dos termos.
Açık maviyi türevini aldığım ifadeler için kullanıyorum.الأزرق الفاتح يعني أن مشتق من أحد المصطلحات.
Ama spektruma baktığınızda, kuşlar ve biz, kırmızı, yeşil ve maviyi görebiliyoruz ve spektrumu görebiliyoruz.Dar dacă vă uitaţi la spectru, păsările şi noi, vedem roşu, verde şi albastru şi vedem acel spectru.
Ama spektruma baktığınızda, kuşlar ve biz, kırmızı, yeşil ve maviyi görebiliyoruz ve spektrumu görebiliyoruz.Hvis man kigger på spektrumet, os og fugle, vi ser rød, grøn og blå, og ser det spektrum.
Ama spektruma baktığınızda, kuşlar ve biz, kırmızı, yeşil ve maviyi görebiliyoruz ve spektrumu görebiliyoruz.스펙트럼을 보신다면, 인간과 새는, 빨간색, 녹색, 파란색을 보죠. 그리고 저 스펙트럼이 보입니다.
Ama spektruma baktığınızda, kuşlar ve biz, kırmızı, yeşil ve maviyi görebiliyoruz ve spektrumu görebiliyoruz.Maar als je naar het spectrum kijkt, zien vogels en wij rood, groen en blauw en zien dat spectrum zo.
Ama spektruma baktığınızda, kuşlar ve biz, kırmızı, yeşil ve maviyi görebiliyoruz ve spektrumu görebiliyoruz.Mas se olharem para o espectro, nós e os pássaros, nós vemos vermelho, verde e azul, e vemos esse espectro.
Ama spektruma baktığınızda, kuşlar ve biz, kırmızı, yeşil ve maviyi görebiliyoruz ve spektrumu görebiliyoruz.Nhưng nếu bạn quan sát quang phổ, chim và chúng ta nhìn màu đỏ, xanh lục và xanh lam và nhìn thấy phổ đó.
Ama spektruma baktığınızda, kuşlar ve biz, kırmızı, yeşil ve maviyi görebiliyoruz ve spektrumu görebiliyoruz.Но если взглянуть на спектр, то человек и птица видят красный, зелёный и синий - они видят этот спектр.
Ama spektruma baktığınızda, kuşlar ve biz, kırmızı, yeşil ve maviyi görebiliyoruz ve spektrumu görebiliyoruz.Подивімося на спектр. Птахи та люди бачать червоний, зелений, блакитний кольори і барви цього спектру.
Ama spektruma baktığınızda, kuşlar ve biz, kırmızı, yeşil ve maviyi görebiliyoruz ve spektrumu görebiliyoruz.ויכולים לראות את הצבע אדום ממש טוב. אבל אם תביטו בספקטרום, ציפורים ואנחנו, אנחנו רואים אדום, ירוק וכחול
Ama spektruma baktığınızda, kuşlar ve biz, kırmızı, yeşil ve maviyi görebiliyoruz ve spektrumu görebiliyoruz.鳥や人間は 赤 緑 青を見ますが 昆虫は 緑 青 そして紫外線が見えます
Aramızdaki okyanus gibi Ben maviyimWie die See zwischen uns bin auch ich traurig.
Ben maviyim나는 파란색
Ben maviyim♫ אני כחול ♫
Ben maviyim♫لوني أزرق ♫
Ben maviyim青は流れ
Bunu toplayamazsınız, maviyi, eksi üç, iki matrisini dokuz, yedi matrisi ile toplayamazsınız.-3, 2 à matriz, não sei , 9,7
Bunu toplayamazsınız, maviyi, eksi üç, iki matrisini dokuz, yedi matrisi ile toplayamazsınız.-3, 2 optellen bij 9, 7 En waarom niet? Omdat ze niet dezelfde overeenkomstige elementen hebben
Bunu toplayamazsınız, maviyi, eksi üç, iki matrisini dokuz, yedi matrisi ile toplayamazsınız.Nemôžeme sčítať, túto modrú, nemôžeme sčítať túto maticu: mínus tri, dva s maticou, neviem, deväť, sedem.
Bunu toplayamazsınız, maviyi, eksi üç, iki matrisini dokuz, yedi matrisi ile toplayamazsınız.Nemůžeme sečíst, tuhle modrou, nemůžeme sečíst tuhle matici: mínus tři, dva s maticí, nevím, devět, sedm.
Bunu toplayamazsınız, maviyi, eksi üç, iki matrisini dokuz, yedi matrisi ile toplayamazsınız.لا يمكنكم جمع، هذه الزرقاء، لا يمكنكم جمع هذه المصفوفة 3،2- الى المصفوفة، لا اعلم، 9،7
Bu yüzden, "Maviyi mi, kırmızıyı mı seversin?"... ...sorusuna bile cevap verme.Ezért ne válaszolj arra se, hogy "A vöröset vagy a kéket szereti?"
Bu yüzden, "Maviyi mi, kırmızıyı mı seversin?"... ...sorusuna bile cevap verme.Οπότε μην απαντάς την ερώτηση: Είναι το χρώμα μπλε καλύτερο από το κόκκινο;
Bu yüzden, "Maviyi mi, kırmızıyı mı seversin?"... ...sorusuna bile cevap verme.لذل لا تجاوبي على اسئلة مثل "هل الازرق احسن من الاحمر؟
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.("Bạn là người bạn Israel đầu tiên của tôi.
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.["Du bist mein erster israelischer Freund.
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum."Ești primul prieten israelian.
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.('Jij bent mijn eerste Israëlische vriend.
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.("당신은 제 첫 이스라엘 친구입니다. 우리 두 나라에 멍청한 정치인들이 없었으면 좋겠어요. 아무튼 만나서 반갑습니다!")
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.Ojalá ambos pudiésemos deshacernos de nuestros políticos idiotas.
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.Spero che ci sbarazzeremo entrambi dei politici idioti, comunque è un piacere vederti!") ("Mi piace quel blu.
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.["Szeretem azt a kéket.
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.Voi kun pääsisimme eroon tyhmistä poliitikoistamme, oli kiva nähdä!") ("Rakastan tuota sinistä.
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.Да можеше и двамата да се отървем от идиотските си политици.
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum."Ты мой первый израильский друг.
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.("אתה החבר הישראלי הראשון שלי. אני מקווה ששנינו ניפטר מהפוליטיקאים האידיוטים
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.("أنت أول صديق اسرائيلي لي. اتمني ان يتخلص كلًا منا من سياسيينا الحمقي، علي أي حال سعدت لرؤياك!")
Keşke bu sersem politikacılardan kurtulabilseydik, yine de seni görmek çok güzeldi.") ("Bu maviyi seviyorum.(青い星の旗 好きよ) このメッセージはとても感動的です
Maviyi alırsan hikaye biter, yatağında uyanırsın ve neye inanmak istersen ona inanırsın.Mavi hapı aldığında, masal sona erecek, yatağında uyanacaksın, ve neye inanıyorsan inanmaya devam...
Maviyi alırsan hikaye biter, yatağında uyanırsın ve neye inanmak istersen ona inanırsın.Mavi hapı alırsan, hikaye burada sona erer, yatağında uyanırsın, ve istediğin neyse ona inanırsın.
Maviyi alırsan hikaye biter, yatağında uyanırsın ve neye inanmak istersen ona inanırsın.Mavi hapı alırsın, hikaye biter, yatağında uyanırsın, neye inanmak istiyorsan ona inanırsın.