Matematik bir fahişedir.Math is a bitch.
Matematik bölümünde mükemmel bir puan aldım.I got a perfect score on the math section.
Jack matematik sınavında hiç hata yapmadı.Jack didn't make any mistakes on the math test.
Ben on sekiz yaşında bir matematik öğrencisiyim.I am an eighteen-year-old student of mathematics.
O matematikte iyi notlar aldı.She got good marks in math.
Onun gezegendeki eğlence, çok boyutlu yüksek matematik yapmak demekti.Entertainment on his planet meant doing multidimensional higher mathematics.
Matematiki fizikten daha zordur.Mathematics is more difficult than physics.
Fizik, matematikten daha zordur.Physics is more difficult than mathematics.
Benim ülkemde, şok edici bir düzeyde matematiksel cehalet var.In my country, there is a shocking amount of mathematical ignorance.
Tom matematik sevmiyor.Tom doesn't like mathematics.
Matematik alıştırmaları için kız kardeşime yardım ediyorum.I am helping my sister to do her math exercises.
Matematik benim en az sevdiğim konu.Math is my least favorite subject.
Bilhassa matematikten nefret ediyorum.I hate math most of all.
Matematik tüm bilimlerin temelidir.Mathematics are the foundation of all sciences.
David Hilbert bir Alman matematikçidir.David Hilbert is a German mathematician.
Matematik sevmememe rağmen logaritma okumak zorunda kaldım.Although I didn't like math, I had to study logarithms.
Matematik elit bir eğlencedir.Mathematics is a superior amusement.
Matematik güzel bir konu.Maths is a good subject.
Matematik zordur.Math is hard.
Onlar matematik dersindeler.They're in math class.
Bugünkü matematik dersi her zamankinden daha ilginçti.Today's math class was more interesting than usual.
O, matematikte tüm diğerlerinden kat kat yukarıdaydı.In mathematics he was head and shoulders above all the others.
Matematik sınavından geçtin mi?Did you pass your math exam?
Matematik sınavını geçtin mi?Did you pass your math exam?
O, matematikle ilgilenmeye başladı.He became interested in mathematics.
Ben her zaman matematikte bir A alırım.I always get an A in math.
Matematikten hoşlanmıyorum.I don't like math.
Matematikte hiç çok iyi değildim.I never was very good at math.
Matematik öğretmeni, kısmi türev kavramını açıkladı.The math teacher explained the concept of partial differentiation.
Matematik ödevimi bitirmek neredeyse üç saatimi aldı.It took me almost three hours to finish my math homework.
Matematikte oldukça iyiyim.I'm pretty good at math.
Matematikte berbatım.I'm horrible at math.
Arşimet büyük bir matematikçiydi.Archimedes was a great mathematician.
Maria matematikte ona yardım etmemi istedi.Maria asked me to help her in mathematics.
Matematikte asla çok iyi değildin.You were never very good at math.
Tom matematikte asla çok iyi değildi.Tom never was very good at math.
Sen her zaman matematikte iyiydin.You always were good at math.
Matematikte hiç iyi değildin.You were never good at math.
Tom matematikte o kadar iyi değil.Tom's not so good at math.
Matematikte iyi değilim.I'm not good at math.
Ben aptal değilim. Sadece matematikte kötüyüm.I'm not stupid. I'm just bad at math.
Matematik, evrenin dilidir.Mathematics is the language of the universe.
Tom matematikte çok iyi değildir.Tom isn't very good at mathematics.
O, matematikte çok iyi değildir.He isn't very good at math.
Matematiksel olarak her şey iyi. Ama benim için tamamen muhtemel görünmüyor.Mathematically, everything's good. But it seems completely improbable to me.
En sevdiğim ders matematiktir.Math is my favorite subject.
Seninle matematik hakkında konuşuyorum.I talk to you about mathematics.
Sen matematikte iyi misin?Are you good in math?
Bugün bir matematik sınavım vardı.Today, I had a math test.
Kesinlik matematikte önemlidir.Precision is important in math.
Melanie bir matematikçi olmak istiyor.Melanie wants to be a mathematician.
Melanie bir matematikçidir.Melanie is a mathematician.
Melanie genç bir matematikçidir.Melanie is a young mathematician.
Matematik en az öğrenmek istediğim konu.Math is the subject that I want to learn least of all.
Matematik en az öğrenmek istediğim ders.Math is the subject that I want to learn least of all.
Matematikten nefret ederim.I hate maths.
Ben matematik okuyorum.I study mathematics.
Matematikte çok kötüyüm.I'm terrible at math.
Tom, matematik ev ödevinin kopyasını çıkarmama izin verir misin?Tom, will you let me copy your math homework?
Sen matematik dersindesin.You're in math class.